Alazlar gittikten birkaç saat sonra cenaze için mezarlıkta toplanmıştık. Kaşları çatık, sırtı dimdik, yakasında dedesinin fotoğrafıyla annesinin, kardeşlerinin yanında duran bir Alaz vardı karşımda. Sanki sırtına yüklenen yükler, öğrendiği gerçekler, onu daha da olgun birisi yapmıştı. Ya da öyle görünmek zorundaydı. Saklandığı duvarın arkasındaki çocuğu merak ediyordum, yanında olmak istiyordum. Ama o duvarlar öyle kalındı ki, aşmama izin vermiyordu. Yine de her ne olursa olsun onu yalnız bırakmak istemiyordum.Cenaze töreninden sonra hep birlikte onların evine gelmiştik. Neslihan Teyze ve Ece yukarıda, Çağla Alaz ben ve Cesur salondaydık. Çağla durumu bilmiyordu, henüz.
"Alaz ne demek babam anma törenine gelmeyecek ya? Babamız o bizim farkındasın, değil mi?" diyerek Alaz'ı ikna etmeye çalışıyordu. Alaz'sa dedelerinin acısı çok taze olduğu için, bir de bu durumu söyleyip onu üzmek istemiyordu.
"Çünkü öyle olması gerekiyor tamam mı, uzatma Çağla." dedi nefesini vererek. Rahatsız görünüyordu, kaçmak ister gibi.
"Ben kabul etmiyorum bunu, babam o törene gelecek." diyerek ayaklandı Çağla.
"Gelmeyecek dediysem, gelmeyecek Çağla." Alaz ayağa kalkarak konuşmaya devam etti. "Bilmediğin şeyler var, kurcalama ikizim. Tamam mı?"
"Neymiş ya bilmediğim şey benim anlat da bileyim o zaman?" Sesi yükselen Çağla'ya cevap Cesur'dan geldi.
"Prenses, tamam sakin ol gel otur şöyle." diyerek kalkıp koluna dokundu. "Ya bırak Cesur, büründü yine abi rolüne. Tek kendisi bir bok biliyor gibi."
"Çağla!" Alazın sesi yükseldiğinde ben ayaklandım bu kez.
"Alaz, sen gelsene benimle." diyerek yanına yaklaştım ve kolunu tuttum. Gözleri beni bulduğunda yutkundu. Kulağına yaklaşarak konuştum.
"Böyle bi durumda tartışmak ikinize de zarardan başka bir şey vermez, sakin ol ne olur. Hadi gel.." diyerek onu çekistirmeye başladım.
"Asi sen nereye kızım ya, boşv-" diyen Cesur'a döndüm tekrar. "Cesur, karışma. Tamam? Hadi Alaz.."
Bir şey demeden peşimden gelmeye başladığında hafifçe dönerek Cesur'a 'Çağla sende' anlamında bir işaret verdiğimde kafasını sağa sola sallayarak baktı bana. Onu umursamadan Alaz'a döndüm ve ilerlemeye başladık. Kapıya doğru yöneldiğinde durdurdum onu.
"Nereye?" dediğimde bana döndü. "Çıkmayacak mıyız?" diye sorduğunda derin bi nefes aldım. "Bu halinle nereye çıkacağız acaba, odana gidiyoruz." dedim sakince. Şaşkınlıkla bana baktığında yavaşça yaklaştı bana. "Asi, bunu yapmak zorunda değilsi-" derken kestim sözünü.
"Hiçbir şeyi zorunda olduğum için yapmıyorum ben, geliyor musun gelmiyor musun?" diyerek parmağımla merdivenleri işaret ettim. Pes ederek merdivenlere yöneldiğinde bende peşinden çıkmaya başladım.
...
"Odasının kapısını açtığında geçmem için beni belimden yönlendirdi. Odaya girdiğimde üzerimdeki ceketimi koltuğuna bıraktım ve yatağına doğru ilerledim. Gözlerini göremesemde üzerimde olduğunu hissedebiliyordum.
"Asi.. Ne yapıyorsun?" dediğinde ona cevap vermeden yatağının kenarına oturdum ve dizlerimi kendime çektim.
"Gel.." Kaşları çatıldığında ne yapmaya çalıştığımı sorguluyordu. "Asi.." dedi ismimin son hecesini uzatarak."Alaz.. Gel dedim." diye baskın bir sesle konuştuğumda teslim olmuş gibi kaldırdı kollarını ve bana doğru yaklaştı.
O duvarlarını tek tek yıkacaktım. Yıkamasam da, en azından beni o duvarların arkasına alacaktı. Görüyordum çünkü, acı çekiyordu. Güçlü durmaya çalışıyordu evet, ama ben görebiliyordum o küçük çocuğu. Bugün Alaz'la değil, o çocukla konuşmaktı niyetim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Healing To Lovers | AsLaz ❤️🩹
General Fiction18. bölümden itibaren AsLaz'a dair göremediğimiz detayların ilmek ilmek işlendiği bi hikayeye başlıyoruz. Keyifli Okumalar. 🫶🏼✨️