yara bende, on

2.4K 190 112
                                        


🎼Göksel, Kurşuni Renkler

yara bende

yara bende

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

bölüm, on

Evin uzun tül perdelerini pencereden çekerken öğleden sonrasıydı.

Yağmur gün boyu hiddetini hiç azaltmamıştı, durmadan yağıyordu. Ilık bir duştan sonra yorgunluktan birkaç saat uyumuştum. Saçlarım hâlâ nemliydi. Sakura ayaklarımın dibinde bana sürtündüğünde beni ne kadar çok özlediğini hisseder gibi gülümsemiştim. Onu sabahın erken saatlerinde Kunter beni eve bıraktıktan sonra, Türkan Teyze'lerden almıştım. Beni gördüğünden beri keyif içindeydi, ben uyurken gözünü kırpmadan beni izlemiş, tekrar gideceğimden korkar gibi tepemde dikilmiş, kolumu yalayıp durmuştu. İlk defa bu kadar uzun süredir ayrı kalıyorduk ve tekrar gideceğimden çok korkuyordu. Eğilip onu severken hoşnut olduğunu belirten birkaç homurtu çıkardı. "Ben çok acıktım, gel de beraber bir şeyler yiyelim." derken mutfağa doğru ilerlemeye başladım.

Peşimden gelirken coşkuyla havladı, onun da benim gibi acıktığını anladım. Tezgahın üzerine telefonumu bırakmadan önce bildirim ekranına baktım, Kunter muhtemelen gece yarısına doğru gelirdi. Bitmeyen işlerinin birden baş göstermesine alışmıştım artık. Beni eve bırakıp hızlıca gittikten sonra ondan hiç haber almamıştım, mesaj kutumu kontrol ettiğimde herhangi bir şey de yazmamıştı.

Uzun zamandır evde olmadığım için mutfakta yiyebileceğim hiçbir şey yoktu. Bilinir bir market markasının uygulamasından yiyecek bir şeyler sipariş ettikten sonra suyu kaynattım. Sakura'ya sevdiği mamalardan ve biraz da yiyecek gıda pişirdim. Market siparişim beklediğimden hızlı geldiği için çok mutluydum. İkiye böldüğüm avokadolardan birini kasede ezdikten sonra yanına hafif tereyağlı ekmek kızarttım. Ev bayadır temizlemediğim için hafiften tozlanmıştı, gittikçe daha da hissedilir oluyordu, hapşırıp durdum. Gelişigüzel hazırladığım avokadolu tostu tabağa bıraktıktan sonra yanına biraz domates ve zeytin de koyduktan sonra bitki çayımı alıp salondaki koltuğa geçmiştim. Laptop'umdan rastgele bir şeyler açtığımda, ekrandaki ses salonda duyulmaya başladı. Sakura çoktan yemeğini bitirmişti. Kucağıma gelip ben tabağımdakileri yerken beni izledi, öptüm durdum beyaz tüylerini. Beyaz tüylerinin çok uzadığını fark ettiğimde, bugün kısaltsam mı diye düşünüyordum.

Birkaç saat sonra alt komşumuz Türkan Teyze'nin torunu, Burak geldi.

Sakura'nın onlarda unuttuğumuz oyuncaklarını bıraktığında onu uzun zamandır görmemiştim. Kendisiyle aynı liseye gitmiştik. Benim bir alt sınıfımdaydı ama yaşıt sayılırdık. Kendisinden sadece sanırım birkaç ay büyüktüm. İtiraf etmek gerekirse zorunlu bir arkadaşlık bağımız olmuştu. Büyükannem ve Büyükannesi arkadaş olduğu için küçükken sürekli aynı ortamlarda bulunmak zorunda kalıyorduk. Burak, benim aksime hayli arkadaş canlısı, girişken, sosyal birisiydi. Bir sürü arkadaşı vardı. Sevgilisi Meltem'le de inişli çıkışlı bir aşk hayatı olduğunu hatırlıyordum. Son iki yıldır Avusturalya'ya gitmiş, eğitim hayatını orada devam ettirme kararı almıştı. Açıkçası büyük bir samimiyetimiz yoktu, birbirini tanıyan iki komşudan fazlası olmamıştık ama birbirimizi iyi kötü seviyorduk. Benim evde olduğumu duyunca da Sakura'nın oyuncaklarını bahane etmiş, ülkesine geri dönmeden önce beni görmeye gelmişti. Biraz sohbet ettik, ona kahve yaptım. Hiç değişmemişti. Hâlâ aynı Burak'tı. Avusturya'daki böceklerden ve hiç alışık olmadığı, kırsal yaşamdan şikayet edip durdu. Anladığım kadarıyla Avusturalya'ya hiç adapte olamamıştı. Onu dinlerken kafam biraz dağıldığı için istemsiz rahatlamıştım.

YARA BENDE +18Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin