Veterinerlik bölümünden mezun olunca hemen iş bulurum zannediyordum. Oysaki uzunca bir süre işsiz kaldıktan sonra mesleğe başladığım ilk yer bir klinik değil, e-sporcuların merkez üssüydü.
SKZ Gaming oyuncularının evcil hayvanları için özel veterine...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Gece Misafirleri"
Vücudumda bir sıcaklık hissedince iç çekerek arkama dönmeye çalıştım ama belimdeki kol yüzünden yapamadım. Minho bugün bu odadan çıkmama konusunda ciddiymiş anlaşılan, saatlerdir bırakmıyordu beni. Sarılıp yatağa uzanışımızın ardından kaç saat geçti bilmiyorum bile.
"Minho bunaldım! Azıcık geri çekil hatta bence artık aç şu kapıyı. Kaisa da içeride durmaktan sıkıldı."
Aksine daha çok sarıldı, "Shh, beni seviyorsun." yorgun ve alaycı bir tonla mırıldandığında göz devirdim, "Sanırım bu düşünceden uzaklaşmaya başladım."
"Buna yemin edebilir misin gerçekten?"
"Bilmiyorum, her neyse. Ama artık gerçekten beni bırakmalısın."
Belimdeki kolu sayesinde beni kendisine döndürüp yakınına çekti, doğrudan gözlerime bakıyor ve gülümsüyordu. Çok tatlı bir manzara olduğunu inkar edemem.
"Doyamıyorum sana, ne kadar yakınımda olursan o kadar iyiymiş gibi geliyor. Ayrıca hala sinirim geçmedi, cezan devam ediyor."
Kaşlarım havalandı, "Uzatıyorsun."
Omuz silkti, "Biliyorum." belimden çekerek bedenlerimizi yaklaştırıp yanağıma bir öpücük kondurdu, "Ama burada kollarımın arasındayken çok güzel görünüyorsun."
"Nesin sen dizi erkeği falan mı?"
"Etkilenmediğini söyleyemezsin."
"Resmi olarak sevgiliyiz ve ilk günümüzü burada geçiriyoruz farkındaysan, boş boş uzanırken senden ne kadar etkilenebilirim ki?" sırf kalkması için söylediğim cümle ile sırıttığında yaptığım hatanın farkına varıp kızarmaya başladım bile.
"Biliyorsun..." dedi üzerime doğru eğilirken, "Sadece uzanmak zorunda değiliz."
Ellerimi göğsüne bastırıp onu ittim ve yataktan kalktım, "Aish! Çok sinir bozucusun!"
Kahkaha atarak o da kalktı ve yatağın ucunda duran Kaisa'yı kollarına aldı, "İyi iyi, hadi çıkalım."
Sonunda kapıyı açmıştı. Üçümüz birlikte aşağı indik, Kaisa yaramazlık modunda olmalıydı ki Minho'nun kucağından atlayıp Latte ile Mocha'ya doğru koşup onlarla boğuşmaya başlamıştı. Minho diğerleriyle daha yeni görüşüyordu bu esnada. Malum, beyefendi ayağının tozuyla gelip beni odaya kilitlediğinden kimseyi görmeye fırsatı olmamıştı.
Hyunjin, "Üç saat oldu lan insan yalandan da olsa bi' merhaba der. Anladık çok özleştiniz de biz de merakımızdan öldük! Nerede bu Changbin?"