Medya uno yön değistirme kartı
&
Güzel bir ninni kulağıma çalınıyordu. Gözlerim açıldığında loş bir ortamın içinde, evimizde, hatta odamızda olduğumu fark etmiştim. Odamızın detayları silinikti, hatırladığım kadarını görüyordum. İşte o an rüyada olduğumu anlamıştım.
"Çok güzel," diye bir fısıltı duydum birden. Bunun kendi sesim olduğunu fark etmemle birden sese doğru dönmem bir oldu. Chan'ı ve kendimi karşımda gördüğümde gözlerim büyümüş ve ne olduğunu anlamayarak akabinde telaşla bir iki adım geri atmıştım.
Kendimi görüyordum, kulağıma Chan'ın huzur dolu nefes sesleri doluyordu. Kendi rüyamda, kendimi görebilir miydim? O an açılan bilincimle aklıma kendi rüyamda olmayabileceğimin ihtimali düştü.
Chan'ın rüyasındaydım.
Bunu fark ettiğimde dudaklarıma silik bir gülümseme kondu. Kendimizi, onun rüyasında uzaktan izlemeye başladım. Chan'ın arkası bana dönük, kendi görüntüm ise onun tam yanındaydı. Çok mutluyduk. Huzurla gözümün dolduğunu hissettim.
Başından beri duyduğum ninni sesi artmaya başlamıştı. O an Chan'ın yönünü biraz değiştirmesiyle beraber gördüğüm şeyle ayaklarımın yere çivilenmesi bir oldu. Chan'ın kucağındaki minik beden, yüzündeki huzurlu gülücük, benim o küçük bedene tedirgin dokunuşlarım... Hepsi gerçekten de rüyada olduğumuzun kanıtı gibiydi. Huzurluyduk.
"Benim kızım tabii ki güzel olacak, değil mi babacığım?"
Chan'ın kısık sesini duyduğum an dolup taşan gözlerimle beraber aniden sıçrayarak uyandığımda sıcak bir gözyaşı yanağımdan yastığa doğru aktı. Yarı kapalı, ıslak gözlerim biraz daha aralandığında ise gözüme giren güneş ışığı canımı acıtmıştı.
Canımı acıtan bir diğer şey de Chan'ın rüyasında gördüğüydü. Rüyasında baba oluyordu. Bu... baba olmayı düşlediği anlamına mı geliyordu?
Rüyadan uyanmak istememiştim. Sonsuza kadar o anın içinde kalmak, o huzur dolu ninni sesini duymak ve ruh eşimin o tebessümünü görmek... Tek istediğim şey buydu.
Küçük hareketlerle yerimde kıpırdandığımda beni arkamdan sıkı sıkıya sarmış olduğunu fark ettim. Küçük bir çocuğun ayıcığına sarılıp ona sığındığı gibi beni belimden kavramıştı ve yüzünü boynuma yaslamıştı. Nefesi boynuma, tam olarak mühür bölgeme vuruyordu.
Gözlerim anında kocaman açıldı. Mühür bölgem. Mühür bölgem sızlıyordu. Biz dün gece mühürlenmiştik. Biz. Dün. Gece. Mühürlenmiştik.
Mühürümün sızısını bilincim açıldıkça kendini tamamen belli etmeye başladı. Elim istemsizce yara olmuş mühürüme gittiğinde Chan'ın diş izlerinin oluşturduğu kabuğa dokundum. Oraya dokunmamla beraber içimden bir ürpertinin geçmesi, bu ürpertiyle beraber Chan'ın arkamda rahatsızca kıpırdanması bir olmuştu. Dokunuşumu mu hissetmişti?
Eğer dokunuşumu hissettiyse, onun rüyasına girmemin nedeni de mi mühürdendi? Kalbim heyecan ve gerginlikle çırpınmaya başladı. Beni sıkı sarışından sıyrılıp ona dönmeye çalıştım. Birkaç dakikanın ardından uzun uğraşlarım sonucu onu uyandırmadan ona doğru dönebildiğimde huzurlu ve gülümseyen bir yüzle karşılaştım. Hala aynı rüyayı mı görüyordu?
Göğsüne biraz daha yaklaşıp kulağımı kalbine yasladım. Neredeyse göğüs kafesini delip geçecek atışlarını duymamla gözlerimin tekrar dolması bir olmuştu. Tekrardan rüyasına girebilmek istiyordum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
gasoline | chanmin
FanfictionÜlkesine dönen delta ve kendi halinde takılan sessiz bir omega bir gece birlikte olur.
