13

866 88 23
                                        

Barış koşar adımlarla okuldan çıkmıştı. Motoruyla geldiği için kendisine dualar etmiş, arkadaşlarına kafa selamı vererek bahçeden çıkmıştı. Damarlarında kıskançlığın gezdiğini hissediyordu. Sinsi sinsi fikirler beynine yayılıyor, gazı körüklemesine neden oluyordu. Kendini durduramıyordu. Semih evde açık gezerdi, rahat giyinirdi. Emirhan evdeydi. Yalnızca ikisinin olduğunu düşünüyordu.

Haddi değildi, mantıklı değildi ama bunlar umrunda da değildi. Normalde geldiği sürenin yarısı kadar bir süreyle gelmişti. Motorunu garaja koymuş olası bir hırsızlığı engellemişti. Bunu yaparken biraz vakit kaybetse bile moturun çalınmasını göze alamazdı. Sabah ki planı önce kendi evine geçip üstünü değiştirmek ardından Semih'e geçmekti. Pekâlâ bunu uygulamayacaktı. Kıyafetlerini sonrada alabilirdi. Balkondan balkona geçer alırdı. Koşarak hemen kapıyı çalmış, ayağını yere vurarak stresle beklemeye başlamıştı.

İçeriden gelen gülüşme sesleri sinirini bozmuş daha sertçe çalmıştı. Derin bir nefes aldı, elinde olsa kapıyı kırardı. Onu engelleyen şey bu konuda laf yiyeceği düşüncesiydi. Babasının sözlerini çekemezdi. Sesler en sonunda kesilmiş, adım seslerini duymuştu. Kapı aynı sertlikte açılmış karşısında daha önce hiç görmediği biri çıkmıştı. Emirhan ve Semih evde tek değillerdi, başka biri daha vardı. İçinin rahatladığını hissediyordu. Karşısındaki kişinin konuşmasına izin vermeden kaşlarını çatarak konuştu. "Sen kimsin birader?"

Sorusu karşısındaki kişiyi sinirlendirmiş olacak ki o da kaşlarını çatmış, ellerini beline koymuştu. Cevap vereceği zaman bu seferde içeriden gelen ses onu susturmuştu. Bu Emirhan'ın sesiydi. "Talha, kim gelmiş yavrum?" Sorusu bittiği gibi kapıda olan Emirhan'a göz devirmişti Barış. Emirhan kafasını Talha'nın omzuna koymuş gülümseyerek boynunu öpmüş, Barış'a bakmıştı. Gayet samimi bir şekilde kendisine gülmüş, tokalaşmak için elini uzatmıştı. "Ooo! Barış hoşgeldin. Buyur içeri gel."

İtiraf etmesi gerekirse Barış affalamıştı. Semih büyük olasılıkla ikisinin arasında geçen kavgaları bu çocuğa anlatmamıştı. İçten içe mutlu olmuştu. Aynı zamanda sanki kendi eviymiş gibi davranması onu sinirlendirse de bir şey yapmamış, tokalaşmayı da geri çevirmemişti. Emirhan aynı samimilikte elini omzuna atmış, salona geçmelerini sağlamıştı.  Salona varınca arkalarından yürüyen çocuğun elini tutmuş ve tanıştırmak için konuşmuştu. "Yavrum bu Barış, sana anlatmıştık ya Semih'le çocukluk arkadaşımız. Barış yanımdaki güzellikte benim manit."

Talha bu sözlere gülmüş, kapıdaki sinirini unutmuştu.  Bunun sebebi yanındaki esmer çocuktu. Ellerini Barış'a uzatmıştı o da. "Talha ben. Senden çok bahsediyor bu iki deli." Barış yutkunmuş ve buraya gelirken aklında dolanan düşünceler için kendisine sövmüştü. "Memnun oldum, ismimi zaten biliyorsun ama Barış bende"
Çantasını koltuğa koymuş, gözleriyle Semih'i aramıştı. Bulamayınca sorar gözlerle Emirhan'a bakmıştı.

Emirhan sevgilisini mutfağa yönlendirmiş, Barış'a sözleriyle cevap vermişti. "Okuldan gelince başının ağrıdığını söyleyerek odasına çıktı, klasik bizim sarışın işte. Sen hem yukarı çıkıp Semih'i uyandır hem de üstünü falan değiştir. Biz on beş dakikaya masayı hazırlarız." Barış kafasıyla onaylamış, merdivenlere yönelmişti.

Sarışının kapısına gelince derin bir nefes almış içeri girmişti. Kapıyı araladığında yüzüne vuran soğukla şaşırdı. Balkonun kapısı açıktı. Semih ise yatağında sıkı sıkıya sarıldığı yorganıyla uyuyordu. Üşüdüğü için yorganı yüzüne kadar çekmişti. İçinin sızladığını hissetti.

Ses çıkarmadan balkona geçmiş, kendini odasına atmıştı. Arkasından kapıyı kapatmayı ihmal etmemişti. Hızlı olmaya özen göstererek işlerini halletti. Aceleyle tekrar karşı balkona geçmiş ailesinden kimseye haber vermemişti. Gerçek evine gelmişti ne de olsa artık. Yatağa çevirdi bakışlarını, bıraktığı gibiydi sarışın.

My Neighbor | BarsemHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin