1.Bölüm

85 7 6
                                    

Miley'nin ağzından...

üstümü giyindikten sonra, aşağıya indim. emily, masayı hazırlıyordu. avril'da salyasını akıta akıta uyuyordu. bu tuhaf. gerçekten. poposuna şaplak attım.

ben:-" hadi avril. topla kendini. patrick bizi bekliyor."

avril:-" kes şunu uykumu alamadım." dedi, emily'e sinsi bakışlarını yollarken.

ben:-" neden?" dedim, tuhaf bir şekilde bakarken. "oysaki ben çok iyi uyumuştum." diyerek devam ettim. avril'ı sinir etmek hoşuma gidiyordu.

avril:-" emily'e sor bakalım neden?"

emily:-" yeter artık avril. film komediydi ve gülmemek elde değildi."

kafamı 'ah bu kızlar' anlamında iki yana salladım. telefonum çalmıştı. arka cebimden çıkardım.

patrick arıyor..

zaten başka birisi arasa şaşarım. açtım.

ben:-" evet patrick." dedim, gülerek. çünkü, emily beni gıdıklıyordu.

patrick:-" miley, kahvaltınızı edip, buraya gelin." dedi, net bir şekilde.

ben:-" tamam " dedim ben de aynı ses tonuyla. birebir onu  taklit ederek .

telefonu kapattı. evet o öyledir. kabadır. ama siz onun içini görmediniz.

--

avril, range Rover'ına bindi. emily, porhce 'a bindi. ben de, audir8'e bindim. 10 dakika sonra, nihayet özel depomuzda olmuştuk.

-

10 dakikalık sürüşün ardından, özel yerimize gelmiştik.

içeri girdik.

patrick :-" kızlar, bugün new York'a gidiyorsunuz." dedi, elleri arkada bağlıyken.

ben:-" tam da David'e ulaşmışken mi?" dedim.

avril:-" patrick, İngiltere bizim evimiz. buradan nasıl ayrılacağız." dedi, mallık yaparak.

patrick :-" kes sesini avril ciddiyim." dedi gülerken. "evet, hatta 5 saat sonra özel jetiniz kalkacak." dedi.

emily:-" hunter, bana biraz kahve getirir misin?" dedi, kapıda bekleyen hunter'e. o bizim en iyi adamımızdır.

patrick:-" emily ve hunter siz dışarı. avril ve miley'le konuşacaklarımız var. "dedi. şimdiden ne söyleyecek merak ediyordum.

ikiside gittikten sonra ;

patrick :-" bebeklerim, siz benim her şeyimsiniz. sizi korumam gerek bunu biliyorsunuz." kafamızı olumlu anlamda salladık. " ama oraya gittiğinizde, sizden tek bir şey isteyeceğim." lafını kesip aynı ayna ;

avril ve ben:-" aşık olmak yok." dedik, gülerek. evet yoktu. çünkü, biz ölmek için yaratılmışız elbet, yaşlanmadan öleceğiz. düşmanlarımız sayesinde. patrick, düşmanı yüzünden en sevdiği nişanlısını kaybetti.

bu yüzden bizim de aşık olmamızı istemiyor. bizim de sanki çok umrumuzdaydı.

avril:-" patrick, bana göre aşk, ingilteredir. " dedi, gülerek. devam etti. " ben asla aşık olmam. babama yapılanları unutamam. bu.. olamaz." dedi, burukça gülümserken.

patrick:-" anlaşılan, derek sana bir şey öğretememiş avril.hemen ağlıyorsun." dedi, onu motive etmek için.

avril:-" her neyse miley. gidelim." dedi, eliyle boş ver işareti yaparak.

--

arabalarımıza bindik ve eve gittik. emily, 7 tane büyük boy bavul. 5 tane küçük boy bavul. 10 tanede makyaj çantası almıştı. avril, 2 tane büyük boy bavul almıştı. ben de 3 tane büyük boy bavul aldım.

avril:-" emily, ciddimisin?" dedi, şaşırmışçasına bakarken.

emily:-" evet."

--

jetten inmiştik. a-v-r-il, ellerini açıp, koskocaman boş alanda bağırdı.

a-v-r-il :-" beni dinle New York, senden nefret ediyorum. beni dinle Amerika, sen den nefret ediyorum." dedi, daha sonra bize dönüp, " İngiltere'yi çok seviyorum." dedi. bu gerçekten kafayı yemişti. Emil-y   a-v-r-il' a göz devirip, önden kıvırt kıvırta gitti. arkasını dönmeden bağırdı.

e-mil- y :-" o kaça kıçınızı kaldırın ahmaklar !! yeni okul. yeni insanlar, ve yeni erkekler." diye bağırdı.

Avril, bana bakıp, iğrenmiş bir surat ifadesi yaptı.

ardından, oda gitti.

avril:-" hey emily! kıvırtma bebeğim böyle çok seksisin." dedi, gülerek. emily defol git anlamında ellerini salladı.

ben de gülüp devam ettim. arkamızda, adamlarımız vardı.

-

bir kızla tanışmıştık. o bize burayı öğretecek, gezdirecekti. tabi ki de bizde. adı, vanessa. tatlı bir kıza benziyor.

-

arabalarımızla, New York'taki en güzel bara gidiyorduk. tabi ki de bizim barımız. ah hayır, şimdi kardeş bozuntularını görmek istemiyorum. babama verdiğim söz, olamasa, asla gelmezdim. işlerim var zaten, biliyor sunuz, adam öldürmek, ölmek gibi harika şeyler. nihayet barımıza gelmiştik. avril birden hız yapıp, emily'nin park edeceği yere park etti. 4 tane erkekte bizi izliyordu. dikkatimi en çok çeken o olmuştu. sarı saçlı olan, çocuk arabanın üstüne çenesini koymuş bakıyordu. tuhaftı.

tekrar bizimkilere döndüm. emily, arabadan çıkıp, araban çıkmış olan vanessaya yürüdü ve avril'ı işaret ederken,

emily:-" ş-şunun yaptığını gördün mü?!!" diye bağırdı.

son.

I'm, Going Back To The Dark (Jiley Fanfiction)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin