söz : ya bütün dünyayı istemiştim, ya da hiç bir şeyi..
İYİ OKUMALAR..
JUSTİN'İN AĞZINDAN..
rahatça bir uykudan sonra, kalktım. banyoya gidip elimi yüzümü yıkadım.
dolabıma gidip bir pantolon ve bir tişört çıkardım. ardından hemen üstüme giydim. telefonumu yanıma alıp, aşağıya indim.
cam :-" o kimler kalkmış." dedi, uykulu sesiyle. şuan kesinlikle çok sinir bozucu duruyordu. koltuğun arkasından dolaştım ve bahçeye çıktım.
telefonu cebimden çıkartıp, jeremy' i tuşladım. ( babası ama öyle diyor.)
jeremy:-" evet oğlum."
ben:-" şu senin David dediğin adam, hiç bilindik bir adresi yok mu?"
jeremy:-" evlat, onun düşmanı sadece biz değiliz. şimdi, onunla zaman harcamak istemem. ekibini topla, akşam sevkiyat var."
ben:-" pekala."
dedim ve telefonu yüzüne kapattım.
MİLEY'İN AĞZINDAN...
siyah pantolon ve gri v yaka bir tişört giymiştim. odamdan çıkıp, aşağıya indim.
vanessa kaptaki bir şeyi karıştırıyordu.
emily dolabın önünde bir şeye bakıyordu. ve her zaman ki gibi avril uyuyordu.
ben:-" avril nerede?" dedim, sıkılmış ses tonumu kullanarak.
avril:-" geldim işte ne var?" dedi, masaya otururken.
selena:-" zor kaldırdım." dedi, avril'ı işaret ederken.
robbie :-" yalnız, uykulu bir avril daha da hırçın oluyor." dedi, gülerek.
aile tamamdı. bu tablo çok hoşuma gitmişti. ama eninde sonunda bozulacaktı. kafamı sağa sola salladım ardından da gülücük attım.
bu aralar David'le ilgilenemiyordum. düşmanım yani. onu bir yerden kıstırmam gerek, eğer buraya geldiğimi ve kardeşlerimi bulduğumu öğrenirse, her şey biter.
kahvaltımızı ettikten sonra, emily, selena ve robbie'yi okula bıraktı.
size söylemeyi unuttum. ikisi de benimle aynı okuldalar. robbie ilköğretim bölümünde. selena ise lise bölümünde. bende üniversite bölümündeyim.
arabalarımızı okulun bahçesine park ettik.
arabadan çıktık.
avril:-" ya şu okul müsveddesini görünce, içimde ki bütün enerji otomatikman ölüyor. nedir benim bu enerjimin okuldan çektiği." dedi, ellerini iki yana açarak.
ben:-" kes sesini." dedim.
ardından vanessayla yürümeye devam ettik.
*'*'*'
vanessa :-" hey hey, çabuk beni takip edin. " dedi, kafede hep beraber otururken gelip bizi uyararak.
ben:-" neden?" dedim, kollarım önde bağlıyken.
vanessa :-" iki üç tane kız, zavallı bir kızı okulun önünde çok pis dövüyor." dedi, nefes nefese.
avril bu gibi haksızlıklara dayanamazdı. hep beraber kalktık ve gittik.
okulun önüne geldiğimizde, herkesi iterek öne ulaştık. o çocuk evet. barda gördüğüm çocukta kollarını önde bağlamış gülerek, zavallı kızın nasıl acı çektiğini izliyordu. bu kesinlikle olamazdı. avril
ŞİMDİ OKUDUĞUN
I'm, Going Back To The Dark (Jiley Fanfiction)
Fanfiction"Karanlığı boylamış olmanın, rahatlığıyla hareket ediyoruz."
