12 Eylül 2028
"KİZLARUM GELMİİSSSS!!!!!" diye bagıran Berra'dan başkası değildi.
Hiç değişmemişti hala aynı güzelliğiyle duruyordu. Yanında eskiden izlediği Sen Anlat Karadeniz'deki adama benzeyen birisi vardı. Aşıktı ona resmen, tıpatıp aynısını nasıl buldu diye düşünüyordum.
"Anamın eski arkadasıdır bu" dedi Rukiyenin çocuklarından bitanesi. Elindeki tencereye odaklandığımda açık büfemin artık yerinde olmadığını anlamak zor olmamıştı. Tencereyle yiyecek kadar gözleri kararmıştı. Ekmeğime taş koyucaktı bu çocuklar. Daha fazla rızkımdan yararlanmadan bunları göndermem gerekliydi.
"Ay bu Berra mı şimdi???" dedi Rukiye..
Hayrunisa artık Rukiyenin alıklığına dayanamayıp bağırmaya başladı "YA KİM OLABİLİR SENCE AMINAKOYİM??? NE KADAR SALAK BİR İNSANSIN İNANAMIYORUM SANA KÜÇÜK PİÇLERİN BİLE ANLADI YA SUS ARTIK SUS REZİL!!!!"
Berra'yı görünce çok duygulanmıştım.
"Hayırlı olsun knk Tahirini bulmuşsun sonunda.." dedim.
"Ayy sağol saaağoll."diye cevap verdi Berra.
Hepimize sarıldı. Küçük piçler hariç...
Neden onlara sarılmadığını anladığımızda Hayrunisayla kahkaha atmaya başladık. O kadar kötü kokuyolardı ki, oteldeki müşterilerim çıkışlarını vermeye başlamışlardı. Gerçekten işime taş koymaya yemin etmiş gibilerdi. Acilinden göndermem farz olmuştu artık.
"Devabil Zübeyir Tayfur Efendi'ye bizimle olduğunu söylemem lazım" dedim. Bu Tahir için canımdan olamazdım daha Bora Karabeyle yaşayacaklarım vardı.
"SAKIN SÖYLEME!!!" diye bağırdı Berra. "Ben kendim söylicem zatende zamanı değil."
Ondan sonra Tahir belindeki silahı göstererek "Söylerse nolucağını tahmin ediyordur zaten" dedi.
"????Pardon Beyefendi hayırdır yani silah göstermeler falan maganda mısınız??" dedi Hayrunisa. "Hemen Ferdi'yi arıyorum." telefonu çıkarmaya yeltenmişti ki eline vurdum hemen. Adamla yeni tanışmışlardı, alttan almalıydı.
"Ferdi kim ya??" dedi Rukiye.
"Ananın amı ama ya bilerek yapmıyosa beni cümle alem siksin gram ağzımı açarsam orospu çocuğuyum bu kadar net söylüyorum yani bu kadar olmaz bak ciddiyim" diye çıkıştım. Sabrımı sınıyordu.
"Anneme kızma havuzuna sıçarım" dedi Rukiye'nin çocuğundan en canavarımsı olanı. Hemen sustum. Yapar mı yapardı.
Hayru "Anan malsa biz napa-" o lafını tamamlamadan hemen araya girdim."Rukiyeye bidaha laf söyleyeni siksinler." dedim, bunların sağı solu belli olmazdı, sıçarlardı.
Ortamda rahatsız edici bir sessizlik oluşmuştu. Dikkatimi Rukiyenin çocuklarından bi tanesi çekmişti. Heykelin kulağını sikmeye çalışıyodu turistlerde herhalde ne kadar modern olduklarını düşünerekten fotoğraf çekiyolardı. Prestijimi yerle yeksan ediceklerdi. Terliğimi kimse görmeden çocuğa fırlattım. Yere düştü dahada kalkmadı, bayılmıştı sonunda.
Sessizliği en sonunda Berra böldü. "Siz Devabili nerde gördünüz??" dedi.
"Seni bizim kaçırdığımızı sanmış mal." dedi Hayrunisa. "Napıcaksın böyle kaçak göçek mi devam ediceksin?"
"Ayakta mı konuşucaz bunları, herkes beni takip etsin" dedim. Onları benim locama götürücektim. Az havam olsundu.
*****
85 kat çıktıktan sonra odaya gelebilmiştik en sonunda. Rukiye ve çocukları koktukları için onlara asansör yok merdivenden çıkın demiştim. Artık 2 gün boyunca çıkar dururlardı.
"Yaylaya çıkmış kadar olduk" dedi Berra. Şakasına sadece Tahir gülmüştü. Birbirlerini bulmuşlardı yada Berraya yalakalık yapmaya çalışıyodu.
"Aahahhahah ayn neler yapıyo piçler" dedim.
"Eee anlatın artık." dedi Hayrunisa olanları bi an önce duymak istiyordu anlaşılan.
"Ben hamileyim.."dedi Berra.
"NEEEEE???" diye tepki verdik Hayrunisa Ben ve Tahir?? Tahir ne diye şaşırıyodu.
"Şaka amk"
"Anlat artık sıçma"
"Tahiri çok seviyordum ama babası ve Devabil düşmanmış işte bizde evlenmek için kaçtık." dedi Bera.
"Anlıyorum... siktirin gidin şimdi" dedi Hayru.
"Biz bunun için mi kaçırıldık, ölümlerden döndük, Rukiyenin bok kokulu çocuklarını çekmek zorunda kaldık amınakoyim ya" dedim bende.
"Özür dilerizde bizde bunların olucağını tahmin etmiyorduk." dedi Berra.
"İyi tamam olmuş artık yapıcak birşey yok" dedim.
Kapı çalmaya hatta kırılmaya başladı birileri kapıyı zorluyordu. Devabil geldi sanıp donuma sıçmıştım. Ama kapı gerçek anlamda kırılınca Rukiye ve çocuklarını gördüm. Kafayı yememe az kalmıştı. Anası sikilmişti otelimin.. Tam bişey demeye yeltenmiştim ki havuzum aklıma gelmişti,, tertemiz boksuz havuzum.
"Bunlarda illa diyor ki gelin bizi sikin. Yok diyoruz biz başka birilerini sikicez. Yok diyorlar, inat ediyorlar bizi sikin diyorlar." dedi Hayrunisa. Küçüklere gıcık kapmıştı yapcak bisey yoktu.
"Havuzunuzu seviyosanız susun!!" dedi piçlerden birisi. Bu da buldu yolunu tabi susmazdı artık sıçarsa sıçsındı. Ağzını yüzünü sikerdim.
"Eee niye geldik buraya??" dedi Rukiye.
Kimse cevap verme niyetinde bulunmadı. Hepimiz aşağıya doğru inmeye başlamıştık.
Aklımda bir fikir vardı. Demek bu Berra kimseye haber vermeden evlenmişti...
