arabanın içinde kahkaha sesleri yankılanırken Bünyamin şaka ile karışık gerçekleri söylediğimi fark edince direksiyonu Ece'ye vermekten vazgeçti. Ben kulakligimi geri taktiğimda yeşil ışık çoktan yanmış biz ilerlemeye devam ediyorduk.
Kulaklıkta çalan şarkı eşliğinde Wattpadi açıp bir kitap okumaya başladım. Ben kitabı bitirene kadar yol çoktan bitmişti.
Arabadan Ece'nin yardımı ile indiğimde hastane gözüme çok büyük gözükmüştü.
Hastanenin acil bölümüne girdik. Sıra alıp beklemeye başladık. Acil kısmı çok kalabalık olduğu için sandalye tarzı bir şey boşta yoktu hepsi doluydu. Ben ayakta fazla duramayacağımı anladığımda etrafımdaki onlarca kişiyi umursamadan yere oturdum. Bağdaş kurup telefonumu cebimden çıkardım. Tek bir kişinin gözüne bakmam anksiyetemin tutmasına neden olacağı için kimsenin suratına bakmıyordum. Telefondan açtığım oyunu oynamaya başladım. Saatler sonra sıra bana geldiğinde Ece'nin elinden tutarak ayağa kalktım. Odaya girdiğimde doktor birşeyler konuşup beni röntgen'e yönlendirdi. Hastaneyi dört döndükten sonra röntgen katını bulduk ve kapının önünde beklemeye başladık. Bir süre sonra Ece susadığını söyleyip yanımızdan ayrıldı.
Ben kapının hemen sağındaki sandalye gibi olan şeylerde oturuyordum. Bünyamin ise kapının karşı duvarının sol çaprazındaydı.
Bir süre daha bekledikten sonra Bünyamin yaslandığı duvardan ayrılıp odaya doğru ilerledi. Bir şey oldu sanıp bende oturduğum yerde kalktım. Bünyamin kapıdan sadece kafasını içeri sokarak doktor ile bir şeyler konuştu. Kafasını geri çekip kapıyı kapattı. Arkasını dönünce karşısında beni görünce afalladı. Tebessüm edip elini duvara yasladı. Bedeni ve duvar arasında kalmıştım. Kahverenginin en güzel tonu olan gözleri ela gözlerimi bulduğunda gözlerinde kaybolduğumu fark ettim. Boyu benden uzun olduğu için ona kafamı biraz havaya kaldırarak bakıyordum o da benim için kafasını biraz aşağı eğiyordu. Bir süre bakıştiktan sonra gözleri dudaklarımı buldu. Fark ettiğimde sertçe yutkunup kendime çeki düzen verdim. Fakat yeniden gözlerine baktığımda hala dudaklarıma bakıyordu. Gözlerine bakmaya devam ettiğimde kafasını kafama biraz daha yaklaştırdı. Duvar ile iç içe geçmiş gibi hissettim bir an. Oksijen alabileceğim bir alan tanımadığı için nefessizlikten ölmek üzere olduğumu farkettim ve göğüsünü elimle sertçe iterek kendime alan tanıdım. Ellerimi dizlerime koyarak duvara yaslandim ve öksürmeye başladım. Her öksürduğümde ömrümden dakikalar belkide günler gidiyordu. Farkındaydım. En son nefessizlikten ağlamaya başladım. Bünyamin telaş içinde bana bakıyordu ne olduğunu o da anlamamıştı. Ölüm ile aramda saniyeler kalmış iken Ece'nin koşusunu hatırlıyorum gözlerim kapanmadan hemen önce koridorun başında beni bu halde gördüğü an yanıma doğru koştu. Hiç tereddüt etmeden montumun cebinden astım ilacımı çıkardı ve gerektiği şekilde bana yardımcı oldu.
O sırada Bünyamin depresyondaki bir insan gibi yere oturmuş dizlerini kendine çekmiş ellerini ensesine koymuş bir şekilde tavanı izliyordu.
Ece
- ya kıza niye yardımcı olmuyorsun.
Ses gelmedi.
Ece
- alo sana diyorum.
Bünyamin'in üzerine yürüdü.
Ses gelmedi.
Ece
- kalksana alo iyi misin?
Ses gelmedi.
Ece bünyamin'in omuzlarından tutup sarsana kadar bünyamin kendine gelemedi. Dünya ile arasındaki bağ kopmuş gibi ruhsuz bir şekilde Ece'ye baktı ve
- efendim bir şey mi dedin.
Ece
- kıza niye yardımcı olmuyorsun kız gelmeseydim ölüyordu. Doğruyu söyle yoksa s!çarım ağzına. S-sen Arda'nın adamı mısın?
Bünyamin
- hayır ben* ben ne yapmam gerektiğini bilmiyorum ilk defa karşımmda biri astım krizi geçirdi.
Ece anlayışla karşıladı ve konu kapandı uzasaydı bünyamin'in halı yaşdı.
Odadan bir kadın çıkıp "Nur..." ( Soy adımı unuttum.)
Dedikten sonra odaya girdim. Gerekenler yapıldı ve odadan çıktım. Telefonuma baktığımda saat 02.34'ü gösteriyordu. Doktor röntgenin çıkması için en az 1.30-2 saat beklememiz gerektiğini söylemişti. Arabaya geçtik, alanlarımızı kurduk ve içimiz rahat bir biçimde uyumaya başladık. Ece ve biz arka tarafta sıkışıp rahata ermiştik. Bünyamin de ön sağ koltuğa ayaklarını uzatıp cama kafasını yaslamıştı.
Ne kadar süre geçti bilmiyordum fakat alarmlar çalıyordu.
Bünyamin birden alarmın sesini duyunca panikleyip ağzına gelen küfürleri saymıştı Ece telefon arabanın ön tarafına bir yere fırlatıp geri uyudu ben ise alarmı kapatıp yerimde doğduldum.
Ben
- bünyamin geliyor musun?
Bünyamin
- yeniden kriz gecirmiyeceksen evet.
Ben
- özür dilerim o benim elimde olan bir şey değil.
Bünyamin
- asıl ben özür dilerim.
Ben
- özrünü kabul ettim. Hadi gel bu saatte tek başıma gitmiyeyim. Gerçi Ece de burda tek kalmamalı.
Ece uyku sersemi
- siz gidin bana bir şey olmaz bana bulaşan it olursa ebesini...
Demişti ki geri uyudu.
Ben topallaya topallaya hastaneye girdiğimde bünyamin'in bana acırcasına attığı bakışı gördüm.
Ben
- ne var?
Bünyamin
- izin ver seni taşıyayım.
Ben
- sağol kalsın. İyiyim ben.
Bünyamin
- mimiklerin hiç öyle demiyor ama.
Ben
- mimiklerimi saklayamıyorum varmı ya.
Bünyamin
- tamam kızmana gerek yok.
Röntgen odasına girdiğimde doktor bana ayağımın çatlak olduğunu üzerine basamak konusunda uyarıp ayağımı alçıya aldı.
Bünyamin beni yine kucağına almıştı söz geçirememistim ona.
Ben
- ya indir beni. Ben kendi başımın çaresine bakarım ya lütfen Allah belamı verdi bak böyle bir şey için yalvarıyorum sana lütfen.
Bünyamin
- birincisi seni indirmiyecegim boşuna sızlanma. İkincisi kendi başının çaresine bakabilecek bir insan olduğunu biliyorum sadece boşu boşuna kendini zorlayıp yorma istedim. Üçüncüsü Allah belanı benimle vermiş kurtuluşun yok. Dördüncüsü yalvarmayı kes ve alışmaya başla çünkü bundan sonra ayağın yere değmeyecek.
Ben
- vay @mk
Demek ile yetinip sustum başımı göğsüne yaslayıp gözlerimi kapattım.
Arabaya geldiğimizi kapı sesinden anladım ve gözlerimi açtım. Ece hala uyuyordu. {Uyuyan güzelim benim}
Arabaya bindiğim ve dalgın gözler ile yolu izledim. Bir süre sonra bende uyumuşum.
Birinin beni sıcak yatağıma bıraktığını hatırlıyorum daha sonra tekrar uyumuştum.
Arkadaşlar bu bölümü ben yazmadım arkadaş da sabaha göre değil akşama göre yazmış arkadaşım adına sizden özür dileyerekten bölümü sonlandırıyorum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
AMACIMIZ KURTARMAK
Ação4 arkadaş yaşamlarını sürerken X ülkesinden Türkiyeye açılan savaş sonucu 4 arkadaşımızın yaşadığı olaylar
