16. Bölüm

176 14 2
                                        


"Dora gel kızım" dedi gülümseyerek babam bende gülümseyerek hafif şaşkınlığımı gizlemeye çalıştım. İçerideki adam baya yapılıydı Demirhan abimden 2 yaş büyük gözüküyordu. Ama yani kim bu adam BİRİ SÖYLESİN ARTIK.

"Gel kızım en büyük abinle tanış" dedi annem. Şok olmuştum ne yani bir tane daha erkek birey mi olacak evde şaka gibi. Annede anne de değil tavşan anasını satayım yedi tane çocuk nedir arkadaşım şakamsın sen ya. Şaşkınlığımı gizlemeye çalışarak gülümsedim ve tekli koltuklardan birine oturdum ve "Merhaba" dedim gülümseyerek.

Oda bana gülümsedi ve "merhaba Dora" dedi gülümsedi. "Okay abin asker olduğu için görevdeydi" dedi babam asker lafını duyar duymaz aklımda canlanan o mükemmel şahıslar tabii ki de MURATHAN KARAKURT, TİMUR TÖNGE, ZÜLFİKAR ŞAHİN, SÜLEYMAN MERCAN, BARBAROS YÜCE, HASAN GİRAY, AYBÜKE AKAR, ALİCAN TOKMAK VE ŞHT. EMEK KARAHAN geldi zaten gelmek zorundaydı çünkü kitaplar işte.

Neyse konumuza dönelim aslında bu Okay abim Timur'a benziyor. Neyse Dora kendine gel. Konuşmaları dinlemeye başladım, babam "Okay abin Demirhan abinden 2 yaş büyük kızım" diye anlatmaya başladı bu tahmin işlerinde de üstüme yok ya. "Kızım senin arkadaşların vardı ya Batuhan ve Doğukan onları da çağırsana birlikte oturup yemek yiyelim" dedi annem gülümseyerek iyi fikir aslında

"Tabii anne ben gidiyim konuşayım onlarla" dedim. Okay abi "kim bu arkadaşlar" dedi kıskanç bir edayla. "Arkadaşlarım" dedim sakin bir sesle. Demirhan abim yanıma geldi birden "Dora" dedi bana sırıtarak noluyo şuan anlamıyorum.

Garipser bir şekilde "efendim abi" dedim. Sırıtışı büyüdü "Ayyyyy gerçekten abi diyor Allah'ım sana şükürler olsun" dedi gülmeye başladım kaca adamın düştüğü duruma bak çok komik gözüküyor.

"Ne gülüyorsun kızım sen düşürdün beni bu hale" dedi gülerek Demirhan abim. Bir anda ciddileşerek  "Tamam abi gerçekten yeter ben yukarı çıkıp çocukları arayacağım" dedim ve oturduğum yerden kalkarak odama doğru yürümeye başladım. Odama girip telefonumu elime alıp gruba girip arama başlattım ikisi de aynı anda açtı telefonu. Batu "söyle öyle Dora'm" dedi

"çocuklarr annem sizi yemeğe çağırıyoorr" dedim son kelimeyi uzatarak. ikisi de onayladı bu dediğimi fazla uzatmadan telefonu kapattım. Telefonu aldım ve aşağıya indim. Mutfağa geldiğimde Okay -ne diyeceğimi bilmemekteyim-  ve annem sohbet ediyordu. Annem bir yandan da yemekleri hazırlıyordu.

Gülümseyerek yanlarına  gittim "yardıma ihtiyaç var mı" diye sordum anneme. "Yok kuzum ama tabakları dizersen çok güzel olur" dedi gülümseyerek kafamı olumlu anlamda salladım ve dolaptan 10 tane tabak çıkardım ve masaya dizmeye başladım ben bunları yaparken Okay bana seslendi "Eee anlat bakalım Dora. Kimdir bu Dora ne yapar ne sever öğrenelim bakalım" dedi gülümseyerek. Güldüm çünkü bilmiyordum ne deyeceğimi ama cevap verdim;

"Dora 17 sene önce şu kadın tarafından doğurulup, sonra hastanede karıştırılan bir bebekti. Sonra büyüdü aradan 17 yıl geçti Dora büyüdü sonra sizi öğrendi ve buraya geldi. İşte sonra 3 abisi, 2 üçüzü olduğunu öğrendi bir şok geçirdi önce sonrada seni öğrendi  hala şok içinde. Dora ne sever konusu da şöyleki Dora; kitapları, kedileri ve müzik dinlemeyi sever. Yakın olarak gördüğü 2 arkadaşı var işte şimdi göreceksin. Öyle yani pek bir şey yok bu Dora'da sıkıcı bir insan kendisi" diyerek anlattım kendimi ona daha doğrusu onlara bütün aile bireyleri içerideydi. "Eee" dedim gülerek  "Birazda siz anlatın kendinizi beni öğrendiniz" dedi.

Bartu bana geldiğimden beri soğuk yapan vatandaş normalde -gördüğüm kadarıyla- az konuşan bir varlık olurdu ama beni şaşırttı "ya biz anlatırız kendimizi hatta bu yemek şeyinden sonra oturur düşüncene konuşuruz ama benim öğrenmek istediğim.." dedi ve durdu düşündü önce yutkundu ve  "onlardan şiddet gördün mü yada açıttılar mı canını" dedi yüzümdeki gülümseme soldu. Bi anda zil sesi duyuldu Doğu ve Batu gelmiş olmalıydı.

"Tamam söz şu yemek şeyi size bütün gerçekleriyle anlatıcam beni ama azıcık gülelim çünkü birazdan kendi çok komik sana Batu arkadaşım gelecek yani hafif gülünki dahada kötü şakalar yapmasın" dedim ve mutfaktan çıktım. 

Evet gençler hazırsanız bugün o gün onlara her şeyi anlatacağım.

Kapıya doğru gittim ve kapıyı açtım. Batu bana hüzünle baktı ve " açmasaydın canım zahmet oldu biz biraz daha meyve vericez" dedi sırıttım. "Geçin hadi" dedim gülerek Batu ayakkabısını çıkartırken Doğukan girdi içeriye "Batu haklı yalnız" dedi gülerek bende güldüm ve sarıldım ona oda bana sarıldı daha sonra ayrıldık. O da ayakkabısını çıkardı onlara terlik verdim ve içeri geçtik. Her kes dediğimi yapıp gülümseyerek onları karşıladı.

Doğukan eğilerek "bu adam kim" diye sordu Okay abimi göstererek. Güldüm "çocuklar taştırayım bir abim daha varmış Okay abim. Abi bunlarda Batuhan ve Doğukan" dedim gülerek. Batu "OHA AM-" diyordu ki ağzını kapattım. "Canım arkadaşım çok saygı değer matematik hocamız aynı zamanda disiplin kurulundaki hocamızda burada dimi hocam" dedim Gülümseyerek Gökhan hocaya baktım.

 Batu ciddileşti ve bizde sofraya oturduk ve yemeklerimizi yemeye başladık Demirhan abim bana bozulmuş bir şekilde baktı ve bana " bana bu kadar hızlı abi demedin Dora alacağın olsun" dedi ve bana trip atmaya başladı. Güldüm ve "abicim normalde demezdim ama adam 30 yaşında saygıdan yani" demim gülerek. Okay abim ters ters baktı bana " koskoca aker adamız yaşlı damgası yedik" dedi ben ise daha çok güldüm.

Doğu ve Batu aynı anda "siz askermisiniz" dediler. Okay abim gülümsedi ve kafasını salladı Batu "saygılar abi" dedi ve korkmuş bir biçimde önüne döndü herkes gülmeye başladı. 

O akşam çok mutluydum sohbetler edildi gülündü daha sonara arkadaşlarım evlerine gitti. Ve şimdi geldik en üzücü kısma yeni aileme eski hayatımı anlatacaktım bunu onlar kadar sizinde merak etiğinizi biliyorum...

------------------------- 

Eveeettt yeni bölüümm geldiii artık düzenli atmayı planlıyorum neeeyyyseeee soonraki bölümde görüşmek üzere bay bayyyyy.



DORA//Gerçek aileBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin