Wonbin'den
Yağmurun yağması ile Eunseok'un evine gelmemiz gerekmişti. Kapıdan girer girmez sarı bir kedi ayağıma dolanmıştı.
"Eunseok! Kedin olduğunu neden söylemedin"
"Bir gün seni eve atacağımı biliyordum, sürpriz olsun dedim"
Salak çocuk.
"Hoş geldin oğlum, sen de Wonbinsin sanırım değil mi"
Eunseok'un annesini görmem ile sıcacak gülümsemiştim.
"Evet, daha önce görüşmüş müydük acaba...?"
"Ah, hayır. Eunseok her gün senden bahsettiği için senin olduğunu tahmin ettim."
Bakışlarımı Eunseok'a çevirmeden bile yanaklarının pembeleştiğini hissetmiştim.
Onu ezberliyordum. Onu ezberlemek çok hoş.
"Vay canına! Eunseok bana bunlardan bahsetmemişti"
Tabii ki onunla uğraşacaktım.
"Anne, biz odama gidiyoruz"
Panik olmuş sesiyle sanki çok acelesi varmış gibi hızlıca bileğimden tutup beni odasına yönlendirmişti.
Kapıyı açtığımızda Eunseok'un kokusu burnuma dolmuştu... çok seviyorum.
Heyecanla karışık bir huzur hissettim.
"İstediğin yere otur, rahat ol"
Eunseok'un yatağına oturmuştum.
Mavi çarşafında bir tane bile kırışıklık yoktu
Mavi rengi hep onu hatırlatmıştı bana zaten.
Kendini tamamen yansıtıyordu.
"Uygulamada tanıştığım çocuğun odasında olacağımı hiç tahmin etmezdim"
"Evet, yatağımdasın Wonbin
ve çok güzel görünüyorsun"
Hava değişmişti sanki... bı kadar hızlıca.
Eunseok, gerginliği bozmak ister gibi sıcak gülümsemesi ile yatağın hemen yanına yere oturmuştu. Cebinden telefonunu çıkarıp bana uzatmıştı.
Güvende hissettirmeye çalışıyordu.
"Şarkı açalım. Playlistlerime bak ve beğendiğini aç"
Telefonu aldım ve gözüme çarpan playlisti açtım. 'To my star'
Şarkılar eşliğinde yarım saat sohbet ettik. İlk dakikaların aksine havada bir gram gerginlik yoktu. Kahkahalarımız birbirine karışırken Eunseok'un gözlerindeki parıltılar büyüyordu.
Eunseok yatakta yanıma çıktığında yine gergin görünüyordu. Rahatsız olmamdan korktuğu için misafir çocuğu gibi oturuyordu. Salak çocuk. Ellerini bacaklarının üstünden ittim kafamı bacaklarına yatırdım. Rahat biri olmama rağmen bir anda böyle bir şey yapmamı kendimden beklemiyordum. Kalbim hızla çarparken gözlerimi kapattım.
Saçlarımda Eunseok'un elini hissetmeyi hiç beklemiyordum. Dudaklarımdan küçük bir yandan gülüş kaçması ile ellerimle yüzümü kapatmıştım. Eunseok hala saçlarımı okşarken ben karnımdaki kelebek hissine engel olamıyordum. Ellerimi yüzümden indirdim ve Eunseokla göz göze geldik. Gözleri değişmişti sanki. Bakışları çok yoğundu. Yüzümü inceliyordu, yine.
Playlistten "Kiss Me" çalmaya başlamıştı.
Eunseok o günü hatırlamış olacaktı ki başını geriye attı ve yukarıya bakarak kocaman gülümsedi.
Tanrım... o kadar güzel görünüyor ki daha fazla ne kadar dayanabilirim bilmiyorum
"İyi ki hava yağmurluymuş"
Ben çıldırmadan Eunseok'un sessizliği bozması iyi olmuştu.
"hmhm"
Eli saçımdan inerek yanağımı buldu. Baş parmağını dudak kenarıma yaklaştırdığında daha fazla dayanamayacağımı anladım. Ellerimi tişörtüne çıkardım ve hafifçe kendime çektim.
"Wonbin, o gün seni öpmeyi çok istedim"
Fısıldar gibi konuşmuştu. Gözlerimiz ilk defa birbirine bu kadar yoğun bakıyordu.
"Biliyorum"
Dudaklarıyla aramızdaki mesafe son bulmuştu. Dudaklarının dudaklarım üzerindeki yavaş hareketleri bayılacakmışım gibi hissettiriyordu. Tanrım lütfen sonum böyle olsun.
Hala tişörtünü tutan ellerimden birini boynuna çıkarıp onu dudaklarıma daha çok bastırdım.
Eunseok'un hızlanan kalp atışları dışarıdan duyulur hale geldiğinde onu ittim ve küçük bir kahkaha attım. Her şeyi çok şirindi
Artık sevgilisi olacağıma göre onu daha sonra doya doya ısırmayı kafama not alıp konuştum
"Eunseok, dayanamıyorum çok tatlısın"
"Ya niye itiyorsun?"
Utanıyordu. Yüzünü çevirip gülerek söylemişti.
Onu utandırmayı çok seviyordum.
Dışarıdan çok "havalı" görünen, okuldaki kızların çekiciliğine delirdiği çocuğun benim yanımda bir bebeğe dönüşmesi çok güzeldi.
Uzandığım bacaklardan kalktım dağılmış saçlarımı düzelttim. Eunseok aniden ellerini saçlarıma götürdü ve hızlıca karıştırdı.
"Ya! neden dağıttın yine"
"Dağınık saçların çok hoşuma gitti, bundan sonra yanımda hiç kendini düzeltme"
Ellerini yanaklarımın iki tarafına da yerleştirdi. Tam dediği şeye itiraz edecekken ani öpücüğü ile donup kaldım.
"Ne oldu sustun kaldın"
Gerçekten. Her şeyi unutturuyordu bana.
"Eunseok, sen bi değiştin sanki hayırdır"
"Seni öpmek istediğim her an ne kadar zorlandım biliyor musun sen? Bi utandırma da doya doya öpeyim sevgilimi"
"Bana ne. Daha erken öpseydin"
"Ooo siz de baya istekliymişsiniz beyefendi"
Bu sefer yanağına öpücük bırakıp yataktak kalkmıştım.
"Yemek yedirecektin güya bana yapmıştın. Hani nerede yemeğim"
"Ah tabii! siz emredin hemen getiriyorum beyefendi"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kiss me | Eunbin
Fiksi PenggemarEunseok'a göre, yanındaki güzel çocuğun parlak gözleri, bütün ışıklardan daha büyüleyiciydi. Eunseok x Wonbin texting ağırlıklı texting + düz yazı
