İkinci Yazı

8 0 0
                                    

Bütün ağırlığımla düştüm yere. Ellerimi dudaklarımdan zorla ayırmıştım. Kanayan dudaklarımın üzerinde dilimi dolaştırdım. Kendi tadıma aşinaydım. Kanım hafif tuzlu ve ekşimsiydi. Gözyaşlarım keza öyle.. Dudaklarımda gözyaşlarımın tadını almam ilk değildi. Ama bu sefer bir değişikti tadım. Banyoda çamaşır makinesinin yanında ağlıyordum. Makine sanki benim yanımdaydı. Hıçkırdıkça daha çok ses veriyordu. Ben sakinleştikçe o da sakinleşti. Oturduğum yerde gülmeye başladım. Ne halt yiyordum ben? Sonra ıslanmış ellerim ve telefonumla resmimi çektim. Bu sadece şok etkisiydi. Beklemediğim cevaptan dolayıydı. Üstüne üstlük az önce uğruna göz yaşı döktüğüm tip ummadığım bir şey istemişti. Kendime sövdüm sonra. Bunun için mi ağladım lan ben az önce? Buna mı üzüldüm? Bu muydu yani sevdiğim "adam"? Güldüm. "solcu" görünüşüne mi inanmıştım? Neydi sebebim acaba? Sonra ona küfrettim. Dudaklarımı ısırdım. Düşmüş askımı düzelttim. Boynumu okşadım. Oturduğum yerden kalkıp aynanın karşısına dikildim. Gülümsedim tüm çirkinliğimle. "Domuz gibisin." dedim yansımama. "Zayıfla biraz. Kalbin iyi değil. Az önce ölüyordun sıkışmasından. Bunlar hep kilodan." dedim. Sonra cevap verdim kendime. "Kilolu kadınlar, sistemin köleleştiremediği özgür kadınlardır." "Ya sus kızım. Kilodan geberip gidince de mi sistemin köleleştiremediği özgür kadın olacaksın?" dedim cevap olarak. Sonra kendime hak verdim. Yüzümü yıkayıp çıktım..

DenemelerHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin