2 ◾ MERDİVEN

43.5K 1.4K 242
                                        

Doğa'nın Ağzından;

"Kaan. Adım Kaan." Işte bu kadarı tesadüfün ta kendisiydi. Çünkü Evren kardeşinin adını her ne kadar Kaan koymak istesede, annesi yüzünden Oğuzhan koymuşlardı ve bu nedenle Kaan isimlerine bir saygısı vardı.

"Heee. O zaman eğil topla Doğa kitapları." Dediğinde ona inanmayan bir bakış attım. Bir isim yüzünden beni haksız durumuna düşürmüştü!

"Altımda etek var gerizekalı! " Sinirlice nefes verdim ve ellerini saçlarımdan geçirdim. "Sen kimin tarafındasın Evren?"

Kayra aramızda kavga çıkacağını anlamışca hafiften öksürüp hepsimizin kendine dönmesini sağladı.

"Lan oğlum. Adından bize ne? Kitapları topla." Evren Kayra'ya döndü. "Benim umrumda. Doğa'nın çantası varken neden o kitaplar elindeydi? Buradaki haksız kişi Doğa. Bir saniye ne diyom ben? Çabuk topla o kitapları tatlu çocuk. Doğa haklı." Gözlerimi devirdim ve sarı saçlarını okşadım. Bir anne edası ile...

"Bunlarda geçecek yavrum.

"Ben niye topluyom lan! Çarpan sensin."

"Lan bir bas git! Etek var diyorum." sinirli olmasamda asabi bir yapıya sahiptim ve her an üzerine atlayabilirdim. Gerçi atlasam bile sadece tırnaklarımdaki ojenin yarısını yüzüne geçirebilirdim ve bir vuruşu ile uçardım.

"Nolu burada? Kaan?" bir tane çocuk merdivenlerden inip yanımıza geldiğinde yüzüme alaycı bir ifade takıp alaylıca çocuğu süzdüm. Öyle yaptığıma bakmayın çocuk taş...

"Hadi yazı tura atalım. Ne gelirse, o kişi toplar." Şiir bu olaydan çok sıkıldığını belli edecek bir şekilde kollarını birleştirip tek kaşını kaldırınca başım ile onayladım. "Mantıklı."

"Kanka, darıl ama parayı nereden buldun?" Evren'in kahkaha atarak bu espiri yapması ile 5'imizde yüzümüzü ekşitip ona baktık. Benim kanayan gül espirimi geçemese de bu da soğuktu. Ama ardımızda başka bir kahkaha sesi duyduğumuzda Şiir seslice mırıldandı.

"Bir bitmediler lan. Ben böyle işi..."

Iki kişi de yanımıza ulaşınca yanağımın içini dişledim. Ve bakışlarımı Şiir'e çevirdim.

Evren'in Ağzından;

"Ne istiyorsunuz?" diye sordu içlerinden küpe takan. Tam bir badboy havası var benden söylemesi...

Kayra küpeli bebeden gözünü alamıyordu. Şiir çaktırmadan kolunu cimciklediğinde bende yaklaşıp kulağına fısıldadım. Yoksa gözleri ile yiyip bitirecekti.

"Çocuğu gözlerinle soydun lan!" omuz silkip mal mal bakmaya devam ettiğinde gözleri devirdim ve Doğa'nın yanına gittim. "Kanka topla da gidelim. Sıkıldım." Beni duyduğuna pek emin değildim ama sözleri ile iyice emin oldum.

"Lan bir sus içses. Malmısın nesin? Yemin ederim... Yemin ederim beyin nakli yaptıracağım. Belki gidersin."

"Kaan, bunun sağlık sorunu iyi değil, boşver gidelim." dedi Doğa'nın gözünü alamadığı çocuk.

"Dur Tuna. Kitapları toplayalım bir."

"Evet. Toplayalım." dedi Poyraz. Adını nereden mi biliyordum? Şöyle ki; geçen sene yanlışlıkla Şiir'in üzerine dondurmasını dökmüş ve Şiir'in basketbol topunun tadına bakmıştı. Şiir hatırlamışca sırıttığında dudağımı dişedim.

"Aa? Şansın da bu kadarı. Poyraz! Yine mi kafana basketbol topu istiyosun?"

"Çocuklar! Ne oluyor burada?" Kel saçlı biri yanımıza gelince durdu ve küpeli bebeye baktı.

"Anıl? Biliyorsun okulda örnek öğrenci seçildin ve ona göre davran. Ne olduyor?" Kayra kahkaha atmaya başladı. Örnek öğrenci ve o. Aynı kavramda...

Düşüncesi bile komikti. Bende mal mal sırıtmaya başladım çünkü az önce çocuğa badboy demiştim.

"Hiiç hocam. Hiçbir şey." Dediğinde kafasına vurdu Doğa.

"Nasıl hiçbir şey! Benim kitaplarım ne olacak!" Tuna ofladı.

"Ben toplarım." dedikten sonra yere eğildi ve toplamaya başladı. Kalkıp kitapları Doğa'ya teslim edince Şiir hariç diğer kızlar;

"Teşekkür etmedik." diyip gittiler. Şiir ise arkalarından garip bakışlar attı ve koşarak diğerlerine yetişti.

Tuna yerden kalkacağı sırada gördü kolye ile durdu ve eline alıp, daha sonra ona vermek için cebine koydu. Sahi! Kızların adı neydi?

*****

"Kızlar kolyemi bulamıyorum!" Doğa bağırdığında içeriye dağınık topuz yapmış, ayağında pembe terlik olan, ağzında ise bir bütün poğaçayı tıkıştırmış bir Şiir geldi.

"Noldu lan sana? Mutasyon mu geçirdin?" Doğa bunu söyleyince Şiir ay götüm bakışı attı. Bunlar zaten hep böyleydi. Kavga eder, sonra barışırlardı. Küs kaldıkları saniye olmamış, olmayacaktı da.

"Kızlar bana şans dileyin. Sanırım Kütüphane Sapığı'mı buldum!" Kayra bağırarak odaya girdiğinde ona baktı Doğa. Evet. Delikanlı Kız'daki Poyraz'a -onun değişi ile Kütüphane Sapığı- na AŞIKTI.

Doğa geri önüne döndü ve Takı kutusunu karıştırmaya devam etti. Ona o kolyeyi ilk sevgilisi vermişti. Her be kadar artık onu sevmesede, manevi değeri vardı. Ardından içeri Evren daldı.

"Kızlar hani geçen bir çocukla yemeğe çıkmıştık ya..." Kızlar sabırsızlıkla yatağa oturup aynanda konuştular.

"Eee?"

"Çıkma teklifi etti."

"Oha! Ne dedin?" Yine aynanda konuşmuşlardı.

"Hayır dedim. O da eğer hayır diyecekseydin neden yemeğe çıktın diye sordu. Bende doğruları söyledim. 'çünkü açtım.' "

*****

"Lan hadi 3 harfli çağıralım. " dedi Evren.

"O ne lan?" Kayra'nın sorduğu soruya Doğa,

"Lan 3 harfli işte. Anla." Diye cevap verdi.

"Lan o ne?" Ve bu seferde Şiir konuşmuştu.

"Cin diyor lan, cin. Anlasana."
konuşmaz olaydı. Işıklar kesildi. Kızların çığlıkları bütün apartmanı inletirken, Şiir etrafta deli gibi koşan Doğa'ya bakıyordu. Tepki bile vermemişti. Abartıyorlardı.

"Allah'ım! Ben daha evleneceğim! Lütfen şimdi ölmek istemiyom!" Doğa en sonunda durup dizlerinin üzerine çömeldi ve bağırdı.

Allah'ım diye geçirdi içinden Şiir. Bana neden böyle arkadaşlar verdin?

Merhaba. Oyuncuları yazık istiyorum.

Cameron Dallas = Tuna

Ekaterina Medynskaya = Doğa

Taylor Marie = Şiir

Vini Uehara = Poyraz

Christopher Mccrory = Anıl

Tiffany Alvord = Arya

Ashley Benson = Evren

Francisco Lachowski = Kaan

Teşekkürler...

Zeynep - Rabia - Öykü - Dılarin

*-*

4 TATLI BELA #Wattys2016Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin