Şiir'in Ağzından;
"Ya allah seni ne yapmaya Evren. Yani kendini öyle bir rezil ettin ki!" kahkahalarımın arasından zar zor konuşunca Evren koluma vurdu.
"Pislik!" ama çok iyiydi ya. Tamam dan edemediğini biliyordum ama bu kadarda beklemiyordum.
"Senin yüzünden ben de giremedim. Hoca yarına kadar yanına bir kişi bulmazsan atılırsın dedi." aramızda tek gülmeyen Doğa'ydı. Çünkü danstan atılmıştı. Ve onun en büyük hayali Amigo Kız olmaktı.
"Ya tamam. Kayra ile yaparsınız." Kayra'da Doğa'ya baktı.
"Üzülme. Biz yaparız." haklı kız. Bende basketbola bu nedenle seçilemeseydim bende üzülürdüm. Sonra yatağa çıkar salak salak hareketler yapardım falan filan.
"Tamam. Ama p değilde Kaan'ın kahkahalarını duydunuz mu?" İşte şimdi havası yerine gelmişti.
"Duyamzmıyım? En çokta o güldü zaten." Evren göz devirerek konuşunca yine güldük.
"Valla, ne yalan söyleyeyim hepinizin bir özellipiniz var, bir Evren'in yok." hepimizin bakışları Öykü'ye döndü. Bu kız ne yapmaya çalışıyordu? Kendini dövdürmeye mi çalışıyordu?
"Yoo, Evren'in sesi çok füzel." dedim ona bakarak.
"Öykü'nün kadar güzel değildir. Değil mi sevgilim?" Kaan kolunu Öykü'nün omzuna atınca bakışlarımız Evren'e döndü.
"O zaman akşam Limon Kafe'de buluşalım. Size göstereceğim." dedi Evren. Sinirlenmişti.
"Ramam." dedi Öykü Ardından gülerek gitti.
Selen sahadan bana seslenince hızla ayağa kalktım.
"Kızlar antreman başladı. Ven kaçar." Hızla Evren'in yanağına bir öpücük bıraktım.
"Asma suratını. Ayorırız." güldü.
"Tamam." Ardından hızla sahaya yöneldim.
"Ee, Ece salağı nerede?" dedim onlara bakarak.
"Doğa'ya rakip olabilmek için çıkmıştı. Amigo Kız'lara geçmişti ama Evren yüzünden Doğa seçilemeyince de kaldı." bunlarda Ece'yi sevmiyorlardı. Bende sevmiyordum.
"Ee onun yanına kim girecek?" yüzleri ifadesizleşti.
"Poyraz'ın sevgilisi." göz devirdim.
"Yani?"
"Işıl." yaa ama ben o isimden nefret ederim.
"Gıcık mı?" diye sordum yüzümü buluşturarak.
"Hemde nasıl?" dedi Selen gülerek.
"Bence varya Selin de güzel oynuyor. Yani sanorım. Belki de oynamıyor ama öğretilir yani. O mu girse?" Aslında bir kere oynamış, onda da bacağını sakatlamıştı.
"Bir deneyebiliriz belki." Başımı salladım.
"Selin!!"
*****
"Böle mi?" dedi Selin topu sekyirmeye çalışarak.
"O top boynuna kadar çıkmayacak." dedim göz devirerek. Hayor yani bir insan neden basketbol oynayamaz ki? Bende makyaj yapamıyorum ama basketbol oynuyorum.
"Ya ne yapam? Olmuyor, hem sen nereden çıkardın bu basketbol işini?" omuz silktim.
"Bak orada Denis var." "Nerede?" Hızla yana doğru bakarken topu da rast gele potaya sallamış ve deliksiz girmesini sağlamıştı.
"İşte benim arkadaşım."
"Ee ne yapıyorsunuz?" Enis gülerek yanımıza gelince Selin güldü.
"Hiiç. Sahte sevgilim."
Denis ise göz devirdi.
"Şunu söylemekten vaz geç."
"Pekala sahte sevgilim." kahkaha attığında Denis'in mavi gözleri kısıldı.
"Seni küçük yaramaz!" Ardından Selin'i gudıklamaya başladı.
"Tamam. Işıl gelsin. Bu tam bir ümitsiz vaka." herkes güldü.
"Az önce gördük." masumcasına omuz silktim.
"Işıl geliyor." Hadi bakalım Poyraz'ın Wiki'si. Sınav şimdi başlıyor.
Acaba en sevdiğiniz karalterleri öğrenebilir miyiz? Yazarsanız seviniriz.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
4 TATLI BELA #Wattys2016
Humor"Şimdi plonör yapıyoruz." "Neden? Biz uçakmıyız?" ***** "Hadi sevgili yapalım!" "Kızım malmısın! Aslan Max'mı bu, gidelim marketten alalım?" ***** "Hadi 3 harfli çağıralım. " "O ne lan?" "3Harfli işte." "Lan o ne?" "Cin diyor lan Cin!" ***** "Allah...
