20 ◾ SEVGİLİ?

10.5K 552 34
                                        

Bu bölüm Full Kayra'dan. Bir de Evren. Nedenini anlarsınız. Multi; Emir.Bu arada Kayra'da baş karakter sjsjsjsjsjsj. Bir kişi bile Kayra'yı sevmiyor mu? Okulda bunu söyleyip söyleyip gülüyoruz. Neyse. İyi okumalar. Bu arada bir yıldır bölüm atmadık. Affedin. Sjsjsjsjsjsj

Kayra'nın Ağzından; (HAYALET ÇIKTI. Tamam tamam gidiyorum.)

"Ya çok kötüyüm!" kendini inleyerek yanımıza atan Şiir'e baktım.

"Ne oldu?" Bana baktı. Ama kötü kötü. Neden böyle bakıyorsun ki! Ben sana ne yaptım Ha ne yaptım?

"Işıl nasıl oynuyor görmedin mi?" omuz silktim. "O sırada test çözüyordum." nefes verip ayağa kalktı.

"İyi halt yiyordun Kayra. Ben gidiyorum." omuz silktim. Bu gün ne kadar çok omuz silktim öyle.

"Git. DEFOL. Öl! Geber! Yaşama!" ayağa kalktıktan sonra baygınca söylediğim sözlere göz devirerek cevap verdi. Aslında vermedi. Sadece göz devirdi. Ama ben ondan da bir anlam çıkardım. Yani eğer şu anda diz kapağıma gelen sert basketbol topu olmasaydı, çıkarabilitdim. Ne basketbolmuş arkadaş! İşte bu yüzden basketbolu sevmiyorum!

"O topu hangi şeref yoksulu attı lan!" bağırdığımda ileride basketbol oynayan çocuklara dudaklarını dişliyorlardı. Demekki onlar yapmıştı. Sizi pislikler!

Ve Müfettiş Kayra yine iş başında!

Sus içses. Şu anda diz kapağım kırılmış olabilir. Ama kırık olsa duramam. Demekki incilmiş. Ama yine de kötü!

Pki.

"Aqq Şiir! Ölüyom Şiir! Bitiyom Şiir! Nefes alamıyom Şiir. Öldüm mü Şiir! Aha sen buradasın Şiir! Kesin cehenneme gittim" göz devirdi.

"Mal mal konuşma." ağlamaya devam ettim.

"Allah'ım ölmek için çok gençtim. Hem daha Evren'in sesi için ona her sabah çiğ yumurta içirmedim. Doğa sinirlensin diye wattpad'ını silip, makyaj malzemelerini çalıp saklamadım. Şiir'in orjinal formalarını alıp dikerek perde yapmadım!" "Ay!" diye bağırdı Şiir.

"Yetti. Yeter. Sus. Kapa çeneni. Ölmedin. Ama eğer o formalara birşey yaparsan seni döverim. Şimdi al o çantayı kucağına." Dediğinde çantamı kucağıma aldım. O da yek koluna astığı çantasını diğer kolunada taktı ve beni kucağına aldı. Bir eli bacağımda, diğer eli sırtımdaydı ve bu çok rahatsız ediciydi. Çünkü onun kemikleri kalındı ve kaburgalarım birazdan iflas edebilirdi.

Kaburga iflas etmez. Diye bilmişlik tasladığonda ona sus dedim. Çünkü şu anda Doğa gelse 'Sevfilim' diye sırtına atlayabilitdim. Evet bunu yaoabilirdim. Tabi sonra Evren 'sen kimin sevgilisine sevgilim diyon lan!' diye beni döverdi. Bu tehlikeyi göze alamazdım. Yedi yirmidört birbirlerine sarılıp 'Aşkom' diyen varlıklardan bahsediyoruz sonuçta.

"Lan çantam çok ağır!" Bunu söyleyince çığlık atmıştım ve Şiir'in beni okuldan çıkınca aşağı doğru eğimli araziden yere düşürdü.

"Allah seni kahretmesin Şiir! Allah senin bahtını kapansın Şiir. Öl Şiir. Geber Şiir. Aqqq mal Şiir." ikimizde birbirimize sarılmış bir şekilde yuvarlanırken, Anıl'ın sesini duydum.

"Kayraaa!" sonra önümde diz.çöktü ve konuştu.

"Sen olmayınca nefes bile alamıyorum. Havada 20.946 oranında bulunan oksijenim olur musun prenses Kayra?" güldüm.

"Havadaki azot miktarını da bilirsen olur." Küpeli bebe konuştu.

"Ondan basiti mi var. 78.084." O sırada Şiir 'evet var. 2+2' diye homurdanmıştı ama aldırmadık.

"Juliet'in olmayı kabul ediyorum Romeo'm." dediğimde güldü.

"Sheakspeare mi? Çalışmadığım yerden soruyorsun ama." gülerek omuz silktim. "Ben seni çalıştırırım." güldü.

Ve başı başıma yaklaştı ama yok artık Şiir!

"Iyi iğrençler. Gidin başka yerde vıcıklaşın." güldüm. Cebinden çıkarıp kar taneli bir küpeyi gösterince gülümsedim.

Ama küpeli bebe...

Bir Hafta Sonra.

Evren'in Ağzından;

"Kanka!" diye bağırdı Doğa.

"Be demek artık Federico'yu (DENİS) Sevmiyorum!" omuz silktipinde bende bağırdım.

"Gözlük (Emir) daha tatlı hiç konuşma Doğa." Doğa ise dudaklarını bükerek arkasına yaslandı.

"İyi be. Ne halimiz varsa görün." Selin 'federico ile Damla çıktı' diyerek yanımıza gelmiş, ertesi günde artık onu sevmediğini söylemişti. Benim için hava hoş. Çocuk kahkaha atsa Dünya'ya kıyamet yaklaşıyor gibi birşey olur. Zaten Denis'in kahkaha atmadı Şiir'in müslüman olması, Doğa'nın Cameron Dallas'ı artık sevmemesi, Kayra'nın denklemleri çözememesi gibi birşey olur.

"Ya biz boşuna mı plan kurduk!" diye hayıflandı Şiir.

"Allah Allah." dedi Kayra Liir'e dönerek.

"Kız ona değil de ona aşık olmuş." Şiir ona dil çıkardığında Kayra umursamadan arkasına yaslandı ve sevgilisi ile mesajlaşmaya devam etti.

"Pekala. Biz söyleyelim o zaman." dedim Doğa'ya bakarak. Hemen ayağa kalktı.

"Evet söyleyelim. Hadi." Selin aramızdan bağırdığında koştuk. Kantine çıkan araka kapıdan dışarı çıkacakken Emir'in gelmesi ile durduk. Bizden bir sınıf büyüktüler.

"Ya şimdi, yada hiç." Doğa bunu dedikten sonra Emir'in önüne geçti.

"Abi." Çocuk ona değişik bakışlar atıp tınlamayınca bana döndü.

"Tınlamıyor." sonra yine çocuğa baktı.

"Abi!" yine umursanadan giderken bağırdım.

"Siz Selin ile sevgili olsanıza." Evet. İşte şimdi bitmiştik.

Çünkü çocuk dalga geçmeye başladı.

Rezillik diz boyu!!!

Ve bir gerçek hikaye daha. Bu olayı ben ile Rabia (Doğa ve Evren) yaşadık. Bir dahaki bölüm bu bölümün Gerçekteli devamı. Sizi seviyoruz.  *-*

4 TATLI BELA #Wattys2016Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin