21◾ŞARKI YARIŞMASI

10.4K 547 64
                                        

Multi, kıyafetler ve Evren'in söyleyip Doğa'nın dans ettiği şarkı.

Doğa'nın Ağzından;

Bir Hafta Önce:

Alarmımın kulak tırmalayıcı sesi ile gözlerimi güneşin içeri sızdığı siyah perdeye çevirdim. Artık ayrı bir eve taşınmıştık çünkü eski küçük evimiz hem küçüktü, hemde okula uzak.

Burası ise baya baya büyüktü. Burayı yaz tatilinde biriktirdiğimiz para ile almıştık. Tabi büyük olduğu için babamlar da üzerine ekleme yapmışlardı.

İki katlıydı. Dış kapı açılır açılmaz salona çıkıyordu. Bu bizim gibi dağınık insanlar için kötüydü. Tabi bazen Evren, bazen de Kayra topluyordu.

Salonun duvarları benim ve Evren'in uzun ısrarları sonucu siyaha boyanmıştı. Asalet...

Ama içerisini kapatmıyordu. Aksine daha ferah gösteriyordu.

Bembeyaz 'L' koltuğun üzerinde rengarenk yastıklar vardı. Hemen onun önünde duran, kırmızı, dudak şeklinde bir sehpa vardı. Ayrıca koltukların biraz yanında duran el şeklinde mor bir puf vardı.

Salonun ilerisinde genişçe bir kapı vardı. Oradan girince ise beyaza boyanmış, 6 kişilik olan ama yer kaplamayan bir masa vardı. Tezgahın alt kapaklarının çerçevesi çok tatlı bir pembeye boyanmıştı.

Yukarı katta ise 4 oda vardı. Bu sefer ayrı odalarda kalıyorduk.

Benim odamın duvarları simsiyahtı. Neden bilmiyordum ama bu renk olmazsa olmuyordu. Siyaha Aşıksın, sevemezsin maviyi. Size bu renkler uyumsuz gelebilir ama bana göre yeterince iç açıcı.

Siyah ahşap kapının yanında siyah, 5 kapaklı bir dolap vardı. Ardından siyah örtü serilmiş iki kişilik yatağıma duruyordu. Hemen karşımda masam duruyordu. Onun yanında ise yaklaşık 10 raflık alt alta dizilmiş kütüphaneliğim vardı. Sonra ise siyah perde ve beyaz bir tül ile süslenmiş pencerem.

Hızla ayağa kalkıp, ayağıma yerde duran aslan şeklindeki pandifi geçirip elime koyun ile maymun karışımı ayıcığım Yaya'yı aldım.

Ardından paytak adımlar ile aşağı indim. Herkes hazırlanmış, kahvaltı yapıyorlardı. Aslında uyanmazlardı ama saate bakınca 13:45 olduğunu gördüm. Tabi dün 5:02'ye kadar oturup Teen Wolf izlersem böyle olur.

"Günaydın." dedim yanlarına geçip otururken.

"Günaydın." Şiir esneyerek konuşunca onunda uykusunu alamadığını anlamıştım.

"Bu gün yarışma var." dedi Evren çatalı ile tabanındaki yeşil zeytin ile oynarken.

"Bu kadar kafana takma. Hem yemeğinle de oynama. Çok açım ve aç ayı olduğum zamanlar yemeği ile oynayanlara çattığımı biliyorsun." Çok yemezdim ama bazı zamanlar masadan da kalkmazdım. Hoş, masada oturduğum zaman da birşey yemez, televizyon izledim ama şimdi konumuz o değil.

"Tamam lan." Ardından hızlıca yemeğini bitirdi.

"Saat kaçta gideceğiz?" diye sordum.

"Akşam 8'de." omuz silktim. "Peki."

Şiir'in Ağzından;

Yer, spor salonu.

Saat, 6:35.

Ölüme son 2 saat kala.

Şaka lan şaka. Saat 14:00.

Bora abinin (Bora Senseime buradan selamlar. Aikido'dan. Ama burada aikido salonunda değil. Box salonunda.) spor salonuna gelince nefes verip içeri girdim. Üzerimde siyah renk, Nike ve yarım vir badi, altımda ise siyah renk vir tayt vardı. Hızla kapıdan içeri girdim ve merdivenlerden aşağı inmeye başladım.

4 TATLI BELA #Wattys2016Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin