Alarmın sesiyle beklediğim sabah uyanmıştım. Hemen hazırladığım kıyafetleri giyip,bavullarımı aşağı indirdim. Annemle,babam kahvaltı masasında oturuyolardı. İkisinede günaydın diyerek yerime oturdum. Onlarda bana gülümseyerek günaydın demişlerdi. Hızlıca kahvaltımı yaptım ve annem,babamla vedalaşarak,bavulumla beraber kapını önüne çıktım. Bir taksi durdurduktan sonra otogara gitmesini söyledim. Çok geçmeden otogara varmıştık bile. Hemen satış müdürlüğünde biletimi aldım ve otobüsümü bulmaya yöneldim. Çok geçmeden buldum. Bavullarımı adama verdikten sonra otobüsün içine girdim. Ve biletteki numaraya göre yerime oturdum. Çantamdaki kulaklığımı ve telefonu çıkardıktan sonra müzik açtım ve gözlerimi kapattım. Aklım Furkandan başka bişeyi düşünmüyordu. "Sayın Yolcular" diye bir ses duymamla irkilmem bir olmuştu. Gözlerimi açtığımda yanımda yakışıklı bir oğlan oturuyordu. Onu tam süzerken kafasını bana çevirdi bende hemen kafamı önüme eydim. Yüzünde bir sırıtma belirmişti. Salakmıydı bu çocuk neye gülüyordu. Ama çok güzel gülüyordu. Camdan dışarı bakmaya başladım. Otobüs çoktan yola çıkmıştı. Kulaklıklarımı tekrardan kulağıma tam takıcakken yanımdaki yakışıklı "Meraba" dedi. Şaşırdığımı pek ifade etmemek üzere "Meraba " dedim. Elini uzatarak "Ben Savaş. Memnun oldum" dedi ve güldü. Elimi uzatarak elini sıktım ve "Bende Yağmur. Bende memnun oldum" dedim ve bende güldüm. Oda bana karşı sırıttı ve sonra sessizlik oldu. Sanırım tam açılamadık ikimizde. Aslında ben açılırdımda korkardı gerçek beni görse. Bunun için hanımefendicik taklidi yaptım. Ve bende sessiz kaldım. Oda telefonuyla uğraşıyordu. Bir an gözüm telefonuna kaydı ve ne yaptığına baktım. Bir kızla mesajlaşıyordu. Kız ona aşkım demiş oda efendim bitanem demiş olduğunu gördüm. Savaş kızı seviyor,kızda Savaş'ı seviyor olmalıydı. Nasıl böle bişi olabilir? Ben sevmeyi hep tek taraflı yaşadım. Bunlarsa kural ihlali yapıyormuş gibi birbirlerini seviyorlar garip...
Gözümü Savaş'ın telefonun ekranından çektikten sonra kendi telefonumu elime aldım. Mihriban mesaj atmıştı. "Kuzen daha gelmedinmi ya?"
Bu kızı seviyordum. Beni önemseyen belkide tek kişiydi. "Yok daha değil kuzencim" diyerek mesaj attım. Kafamı kaldırdığımda ise Savaş bana bakıyordu. Bende bu sefer kafamı yere eymedim ve "Ne var" dedim kısık tonla. "Hiç. Gözlerin çok güzel sadece" dedi. Bi an ne diyeceğimi şaşırmıştım. "Sevgiline söyliyeceğin sözleri bendemi deniyorsun beyfendi?" dedim. Yüzünde şaşırmış bir ifade belirdi ve "Ne ne sevgilisi?"
Pot kırmamam lazımdı telefonda mesajlaştığın dersem ne yaptığımamı baktın derdi ve yerin dibine girerdim. "Yok mu manitan?"dedim.
Biraz sırıttı rahatlamış görünüyordu:"Var." dedi. Neye sırıtmıştı acaba. "Ee o zaman gevşeme" dedim sesim biraz sert çıkmış olmalıydıki kafasını önüne eyerek "Özür dilerim"dedi. Sanırım fazla serttim. Ama haklıydımda."Kusura bakma. Sert davrandım asıl ben özür dilerim." dedim sesimi incelterek. Kafasını kaldırdı ve sırıttı. Bende sırıttım sonra aniden yanağıma buse kondurdu. O an ne yapacağımı şaşırdım. Sevgilisi vardı benimde sevdiğim. Kafa göz dalmalımıydım yoksa utanmalımı,sevinmelimi?
Aman küçük bi buse diyerek kendimi avutmaya çalıştım. Zaten sonra yine ortalığı sessizlik almıştı. Birden bir sesle irkildim."3 saatlik yolculuğumuzun sonuna geldik,sayın yolcular inebilirsiniz" demişti. Birden yüzüm düştü. Savaşta aval aval şöfere bakıyordu. Yanağına bende bir buse kondurdum ve "umarım görüşürüz" dedim oda şaşırdı ilk başta sonra "keşke ayrılmasak seninle bir ömür geçirirdim" dedi. Bende mırıldanarak "Bu yanlış. Senin sevgilin var benimse sevdiğim." dedim. Şaşırmıştı. "Se..sevdiğin?" demişti kekeleyerek. Neye şaşırmıştı ben sevemezmiydim?
"Evet. Niye şaşırdın?"
"Şey.. Ben şaşırmadımki."
Fazla sıkmak istememiştim ve "Tamam" dedim. Yolcuların hepsi inmişti bile Savaşda ayağa kalkınca bende kalktım ve Savaş'ın arkasından yürümeye başladım.Yavaş adımlar atıyordu. Bende yavaş adımlar atarak arkasından yürüdüm ve otobüsten indik. Merdivenden inerken aniden durmuştu. Benimse ayağım takılmış üstüne düşmüştüm. Beni kollarında tuttu. Bense utancımdan yerin dibine girmiştim. Gülümsedi. Dudağıma doğru yaklaşıyordu. Öpecekmiydi? Hadi ama bu ihanetti ben Furkanıma ihanet edemezdim. Onunda sevgilisi vardı. Kollarından kurtularak gözlerimi gözlerine diktim ve " Neden böyle yapıyorsun?"dedim gözlerim dolmuştu. Furkan aklıma geldiği için dolmuştu gözlerim. Neredeyse ağlıyacaktım. Elleriyle gözümden akan bir damla yaşı sildi ve " Seni seviyorum" dedi. Gülümsedim ve " Beni sevmiyorsun sadece seninle bir yolculuk geçirdik. Sen sevgilini seviyorsun yapma böle." dedim. Yüzünü önüne eydi. Birşey demedi bende zaten birşey demesini beklemiyordum."Gitmem lazım.Hoşçakal" dedim ve sarıldım. Oda bana sarılmıştı. Kokusunu almamak için dirensemde. En sonunda kokusu burnumda dolmuştu. Huzur kokuyordu. 5 dakika boyunca sarılmıştık en sonunda kendimi geri çektim ve "Elveda" dedim. Oda "Elveda" dedi. Bavullarımı aldım ve otogarın bir köşesine gittim. Mihribanı aradım. Sesim kısık çıktı ve "Kuzen ben otogara indim" dedim. "Kuzen 5 dakkaya ordayım" dedi bende "Tamam"dedim. Telefonu kapattım. Gözümden bir kaç damla yaş akmıştı. Savaşla vedalaşmamız aklıma gelmişti. Kokusu burnumda tütüyordu resmen. Yere çömeldim ve unutmaya çalıştım.
