Okulun bitmesine 4 gün kalmıştı. Sabırsızlıkla bekliyordum bu cehennemden kurtulmayı. Karnemdeki notlar yüksek gelecekti emindim. Sonuçtu derslerine çalışan bir inektim. Uzunca geçen üç günün ardından karne günü gelmişti. Gece geç saatlere kadar müzik dinlemiştim. Müzik huzur veren tek şeydi bana. Sabah zar zor uyanmıştım. Yine alarmı hayvanca kapayıp,gözleri tavana dikerek düşünmeye başladım. Neyi düşündüm bilmiyorum öleseni bakıyordum işte. Daha sonra yataktan kalktım ve elimi yüzümü yıkadıktan sonra dolabımın önüne geçtim. Dolabımdan çiçekli elbisemi çıkardım ve altınada yarı siyah çorap giyecektim onun altınada kısa topuklu siyah bot. Elbisem siyahtı ama üstündeki küçük çicekler hoş görüntü yaratıyordu. Üstümü giyindikten sonra saçlarıma dalga verdim. Eyeliner,göz kalemi ve mascara sadece bunları yüzüme uyguladım. Okula yürüyerek gidicektim. Nisayla bu kararı almıştık. Evden çıktım ve nisayı beklemem gereken yere gittim. 5 dakika sonra nisa geldi. "Yağmur kanka çok güzelsin"
Salakça sırıttım ve :"Biliyorum. Sende çok güzel olmussun" dedim.
Yürümeye başladık. Yolda giderken gülüyorduk ikimizde. Bir kaç erkek kesmedim değildi yürürken. Okula varmıştık. Karneyi almak için sınıfa yöneldik. Sınıflarımız ayrı olduğu için 1. Katta ayrıldık. Üst kata çıktım ve sınıfıma girdim. Evet manzara yine aynıydı. Bağıran gençler,endişeli bir kaç zeki çocuk. Neden endişeleniyolardı? Zaten zekilerdi. Sırama geçtim. Zaten o an hoca geldi. Klasik karne günü konuşmasını yaptıktan sonra karneleri dağıttı.Sıra bana geldiğinde ise sıramdan kalktım ve karnemi aldım. Geri yerime geçtim ve oturdum. Evet tahmin ettiğim gibi hiç zayıf yok! Karneler dağıtıldıktan sonra koridora doğru ilerledim. Nisa da orada beni bekliyordu zaten. Yanına gittim ve karnemizi birbirimize sormadık yine sırıtmaya başladık. Hemen gitmek istiyodum. Kaşımla "hadi" dermişcesine hareket yaptım. Oda kafasını salladı ve yürümeye başladık. Yolda sessizliği bozan o oldu"Furkanı görüceksin öyle değilmi?"
"Evet. Bu yaz ona sevdiğimi söyleyeceğim."
"Umarım oda sana aynı duyguları paylaşıyordur."
"Umarım öyledir Nisa."
Yol boyunca tek konuşmamız bu olmuştu. Evin önüne gelmiştik. Sıkıca sarıldık birbirimize ve "Görüşürüz" dedik ikimizde sesimiz kısık çıkmıştı.
Sonra eve yöneldim. Merdivenlerden çıktım ve anahtarımı cebimden çıkartarak kapıyı açtım. Hemen odama yöneldim ve kendimi yatağa fırlattım. Tek düşüncem Furkandı. 2 gün sonra Furkanın yanına onun olduğu şehire Ispartaya gidecektim. Göz kapaklarım hafif hafif kapanıyordu. Biraz zaman geçtikten sonra göz kapaklarım kapanmış uykuya dalmıştım.
