Hikayeye devam etmemi istiyosunuz, sonra da sadece 4 yorum geliyo, ben sizi anlamiyorum gerçekten, size yorum yapın dedikçe inadına vote veriyosunuz. Ben vote istemiyorum, yorum istiyorum anladiniz mi? Biraz emege saygı lutfen. Sizden istedigim tek şey yorum yapmanız. Çunku ben hikaye yazmak konusunda kendimi geliştirmek istiyorum ve bu yuzden gerçek duşuncelerinizi yazmanizi istiyorum. Eger yorumlar çogalmazsa değil hikayeye ara vermek, direkt silerim. Ve bundan sonra bölümleri ben de inadına kısa yazıcam. Şimdi iyi okumalar.
________________________
2 gün sonra.
Şebnemin ağzından:
Türkiyeye dönmüştük ve şu an evdeyim. O gün selimin neden bahsetdiği hakkında hiç bir fikrim yoktu. Acaba gerçekten birine aşık olmuş muydu? Bunları duşunurken aklıma dün burakla konuştugumuz geldi. Onu arayıp bu sevgili numarasını sonlandırmamız gerektiğini söyledim. Çünkü selimi deli etmek için artık numara yapmaya ihtiyacım yoktu. Nasıl olsa artık Savaş vardı ve selimin deli olması için gayet uygun kişiydi.
Üstümü degiştirip şirkete gittigimde çalışanların hepsinin bi arada toplandığını gördüm, beni görür görmez sekreterlerden biri yanıma gelip heyecanla konuştu
"Akşam çok guzel bir mekanda yılbaşı partisi olucakmış, şirket düzenliyo"
"Aman ne güzel" deyip odama geçtim. Montumu ve beremi çıkarıp saçlarımı düzeltdiğimde selimin odasından bana baktığını farketdim. Yerinden kalkıp benim odama geldi ve hiç bişey demeden bana yaklaştı. Sanırım saçlarımı iyi düzeltmemiş olucam ki, eliyle saçlarımı düzeltdi
"Böyle daha güzel"
Hiç bişey demeden yerime geçtim, bi kaç saniye yüzüme bakıp masaya yaslandı
"Benden hala nefret ediyo musun şebnem?"
"Senden nefret etmeseydim burdan mutlaka giderdim. Ama ben senden nefret ederek burda kalıyorum"
"Hem sevip hem nefret ediyosun yani"
"Seni sevdigimi de nerden çıkardın?"
"Beni seviyosun"
"Saçma yerlere varılıcak bu konuyu neden sabahın köründe açtın?"
"Bence saçma bi konu değil bu"
Yavaşca ayağa kalkıp karşısına dikildim ve gözlerimi gözlerine diktim
"Tamam madem bu konuyu konuşmak istiyosun söyleyim; ben karnımdaki bebeği aldırdığım gün seni sevmekten vazgeçtim ve senden nefret etdim"
Gözlerimi gözlerinden çekip bakışlarımı yere diktim. Gözlerimin dolduğunu anlamasını istemedim çünkü.
"Oysaki ben seni sevmekten vazgeçicegimi hiç düşünmemiştim" dedim titreyen sesimi engellemeye çalışarak
"Seni o kadar çok sevdim işte. Asla bırakmıyıcağını hayal ederek sevdim. Ağladığımda yanımda olup göz yaşımı silip bana sarılarak güven verdiğini hayal ederek sevdim. Bazen de dedim ki, selim yanımda olsa ben ağlamam zaten, o benim ağlamama izin vermez dedim. Ve bunlar kadar bi çok aptal hayaller kurdum. O zamanlar nerden bile bilirdim ki, ağlamamın tek sebebibin sen olucağını? Sen benim göz yaşımı silen değil, hep akıtan biri oldun. O yüzden de vazgeçtim ben. Hem senden, hem de sevmekten. Ve artık senden nefret ediyorum. "
Dolu gözlerimi yerden kaldırıp gözlerine diktim. Gözlerimi kırpmıyodum, çünkü kırpsaydım göz yaşlarım akıcaktı ama ben onun karşısında ağlamak istemiyodum. Selimin gözlerinde bi kaç saniyelik hüzün görür gibi olsam da, o hüzün yerini hemen ifadesiz bakışlara bıraktı
"Benden o bebeğe babalık yapmayı beklemiyodun heralde?"
"Senden sadece adam gibi bi tepki vermeni bekliyodum ama sen hayvan gibi gülüp sinirle beni yere fırlatdın. O an ki halimi asla unutmuyucam ben. Bana yaptıklarını asla unutmuyucam. Senin yüzünden belki bi daha bebegim olmaya bilir anlıyo musun? Hepsi senin yüzünden!"
"Neyse bu konuyu çok konuştuk. Benden nefret et istediğin kadar. Kendine göre haklı ola bilirsin sonuçta. Ama benim de kendime göre sebeblerim vardı"
"Nefret de olsa senin için bi duygu besliyorum sonuçta. Daha içimdeki duygu ölmedi. Senin gibi duygusuz değilim çok şükür"
Selim önümden çekilip odadan çıkmak istediğinde gözlerimin karardığını ve başımın döndüğünü hissetdim. Zemin ayaklarımın altından kayıyodu sanki. Her tarafı bulanık görüyodum.
"S-selim" dedim zorlukla. Selim bana dönüp geldiğinde düşmemek için masaya tutundum
"Noldu şebnem?"
"B-bilmiyorum"
Tam düşücekken selim beni kendine çekerek düşmemi engelledi
"Şebnem? Şebnem iyi misin?"
Ve duyduğum tek şey selimin son cümlesiydi. Gerisi karanlık.
_______________________
YORUM.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Masum Değiliz (ŞebSel)
RomansaKalbini bir mektub gibi buruşturulup fırlatılmış, kendini kimsesiz ve erken unutulmuş hissediyosan, içindeki çocuga sarıl, sana insanı anlatır..