Gizemli Kişiler

20 1 2
                                    

Ayça yine lakabının cesaretiyle araştırıyor soruşturuyordu.Mira ve ben onu hayretle izliyorduk.Hayretle izlemememizin nedeni ise korkup korkmadığını tam anlayamamamız.Ayça "bulduuuum" diye bağırdı,yanına gittik.Dediki;
-Bu sadece kara bir örtü!?!?Biz de aynı anda "NEEE!!" diye bağırdık.Ben;
-O zaman buşey artık herneyse kafasına vazo ile bunca bayıldı başka bişey olsa bayılmaz ki insan kafasına vurunca bayılmıyormu?!
Mira;
-Mantıklı!
Ayça;
-Bencede ama belki başka yerden konturol edilen bir robot bazı robotların beyni,kabloları kafasında bulunuyor ve oraya darbe aldıkları zaman kablolar zarar görürse bayılıyor yoksa kısa evreden iç yanma oluşuyor.
    Mira ve benim ağzımız açık gözlerimiz ayçada kala kaldık.Kız bilgin çıktı resmen.Mira devam etmek istemezmiş gibi hadi devam dedi devam etmek zorunda;) şimdi tarihi yerler daha çok şimdi Kız Kulesine gidelim.İkimiz tamam dedik.Kız kulesinin küçük vapurunun iskelesine indik vapur 2-3dk sonra geldi,bizde vapura binip gitmeye başladık.Zaten arasında fazla mesafe yoktu ama bize sanki bin kilometre geldi.Üçümüzün her an bişey olacakmış gibi tetikte oturuyorduk,o arda ben birinin oradan bize pis pis baktığını gördüm kızlara söyledim,kızlarla birlikte bir plan yaptık.Plan şöyleydi;
    Hiç bişeyden haberimiz yokmuş gibi vapurdan inecek kız kulesini gezip geri gelecektik iskeleye.Sizin de düşündüğünüz gibi hiç birşey olmadan geçmedi.Kız kulesinin içinde sadece ses efektleriyle canlandırılmış resimler değil hatıra eşyaları satan küçük dükkanlar ve ayrıca dinleme amaçlı kafeler vardı herşey normal gidiyordu.Taa ki karşıdaki duvardan korkunç gözlerinden kanlar akan heryeri kesik bir yüz çıkana kadar.Üçümüzde aniden çığlığı bastık.o korkunç yüz...

İstanbul SokaklarıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin