A week ago he said to me
Do you believe I'll never be too far
______________
Harry ayağı acısa da bu sarayda kalmak için gerekli olan eğitimleri layığıyla alması gerektiğini biliyordu.
Ayağının acısına rağmen yine de yürüyerek sanat eğitimi verilecek odaya vardı.
Oda mürdüm şerbeti renginde yüksek duvarlara sahipti. Duvarların tavanındaki sanıyordu altından yapılan çini desenleriydi. Ama perdelerin çin ipeği olduğundan emindi. Açık ama buğulu bir yeşildi perdeler de. Onlar da odanın duvarı gibi devasalardı.
Ve Harry keman çeşitlerinin olduğu yere doğru yeni arkadaşlarının arasından geçerek ilerledi.
Eline aldığı buruşmuş parşömen parçası ile siyah bir karga tüyünü mürekkep kutusu ile birlikte eline aldı.
Kenarları desenli masanın üstüne özenle yerleştirdi ve aynı desene sahip bir pufu iyice masa ile kendisine yaklaştırarak oturdu.
İlk olarak yazmak için tüyün ucunu parmağıyla düzeltti ve ucunu beyaz cam kabın içindeki siyah sıvı mürekkebe yavaşça daldırdı.
Bazen bir erkeğe göre bile fazla kibar davransa da bu onu daha da çekici ve karşı konulmaz yapıyordu.
Bir anda aklına gelen fikirle elindeki tüyü parşömenin üzerine bırakarak ayaklandı ve dev koridorda gümüş kapıya gelince durakladı.
Gümüş kapıyı sürgülerinden tutup ittirerek araladı ve içeri girdi.
İceride kitaplardan kaynaklanan bir küf kokusu vardı. Zemin soğuktu ve bu da birazcık da olsa ayağının acısını alabiliyordu.
Harry aradığı harfin bulunduğu bölgeye yaklaştı. Başlığı "R" harfi ile başlayan kitaplar işte buradaydı. Rütbe..
"İşte burada!" Heyecanla mırıldandı genç. Ve okumaya başladı kitap başlıklarını;
Rütbeler ve tarihçe? Yok. Rütbe çeşitleri? Yok. Geçmişteki rütbe sahipleri? Yok. Rütbenin felsefesi? Yok. Rütbe bir ceza mıdır yoksa ödül mü? Yok, yok bu da olmaz. Rütbeler ve rütbelerin insanları? Sanırım bu kitabın sayfaları iş görürdü.
Genç adamda gördüğü kuşağın üstündeki armaları hatırlıyordu. Kuvvetli bir hafızaya sahipti zaten.
Baktı bukleli. Baktı, baktı ve baktı...
En sonunda aradığı armanın resmini görünce rahatladı. Louis gayet normal bir saray çalışanıydı ama Harry görkeminden onu bir kral gibi hissetmiş olabilirdi tabiki.
Bu bilgileri öğrenince rahatlayan bukleli, aniden ayağını unutup ayağı kalktığında ilk olarak acıdan sendeledi ama sonrasında alışarak yürümeye devam etti.
Bu saray kıyafetleri belki onu soğuktan koruyordu ama yine de Harry kesinlikle bu kürklerle zor yürüyordu. Taşınması hayli zordu.
Yeniden gümüş kapıya geldiğinde kapıyı kapattı ve yeniden ihtişamlı sanat odasına doğru ilerledi.
Yeni gelen kızlı erkekli herkes kâh önlerinde tuval resim yapıyor kâh elinde enstrüman nota arıyor idi. Harry yeniden yerine döndü ve bir şeyler karalamaya başladı.
"Aşk rüzgar gibidir. Bazen hafif eser bazen güçlü eser başını döndürür. Baş döndürür aşk. Aşk bir rüzgar bense adeta ona karşı koyamayan bir oraya bir buraya sallanan yaprak... Peki ya benim bu rüzgarlı yolda yürüyeceğim kişi kim? Rüzgarda yürüyüş, evet işte bu aşkın yolu... Rüzgarda yürüyüş."
O sırada yine Louis' i gördü. Adını yeni öğrenmişti ve öğrendiği an kalbinin sanki Louis Louis diyerek attığını keşfetmişti sanki. Yine göğsü pır pır etmeye başladığında Harry ruhunun dans etmeye başladığını hisseder gibiydi.
Louis ince pembe dudakları ile güzel sesi eşliğinde Demetria'nın resmi hakkında konuşuyordu.
Harry bir an kıskançlığını Louis' in eşsiz sesi ile kapattığını farketti. Adeta kiloların korse ile kapatıldığı gibi.
Ardından Louis ona yaklaşırken parşömeni sakladı ve yeni bir parşömen çıkarttı. Onun için aşkın tanımı ona özeldi ve okumasını dilemezdi.
Louis ise bir anda Harry'nin ne yaptığını sordu. Aralarında basit bir diyalog geçti ki bir an her şey tersleşti. Harry acı ile inledi.
"Ahh." Louis' in ona doğru eğildiğini farketse de engel olacak mecali kalmamıştı. Yürümekten dolayı ayağında sıcak bir sıvı hissetti. Kandı o sıvı...
Louis Harry'e olanları sorduğunda Harry her olayı şikayet eden bir çocuk edasıyla anlatmıştı.
Louis o anda aniden veda dahi etmeden uzaklaştı lakin 5 dakika olmadan evvel geri döndü. Harry beklemediği bir soruyla karşı karşıyaydı şimdi.
"Benimle küçük bir gezinti yapmak ister misin Harry?" Harry sanki böyle bir teklif beklermiş gibi kafasını aşağı yukarı hareket ettirdi. Louis ile yolda yürürlerken Louis' in aklından geçenleri ölesiye merak ediyordu bukleli...
***********
Bir günde 2 bölüm + 1 açıklamaaaaa
Umarım doymuşsunuzdur meleklerr.
Bu bölümdeki aşkın tanımını sırf Walking In The Wind için tasarladım.
Bugün ilham perilerim yanımda yani sizlerin yorumlarınızı okudum.
4 tanelerdi ama büyük haz verdiler. Magnumda bile böyle bir mutluluk yok.
Teşekkür ederim her şey için.
Love ya all.
All the love S.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Walking In The Wind l.s
Hayran KurguBaşka bir dünyanız olsun ve de onda yaşayın. Gerçeğin hayalle varoluşu Louis'di. Harry ise hasta.
