4*Yeni evim!

400 26 0
                                    

  Annemi zar zor da olsa ikna etmeyi başarmıştım.Ama korkum bundan sonra olacaklar içindi ben gerçekten o çocuğa güvenebilir miydim acaba?Bunlarıdüşünürken uyuyakalmıştım ertesi sabah Emre'de ben de uyuyakalmıştık.Aceleyle evden çıktık pastaneden bir şeyler alıp Emre'yi okuluna koyduktan sonra okula koşarak gitmiştim ders başlayalı 5 dakika olmuştu,öğretmen beni geç kalmış görünce çok şaşırmıştı.Çünkü ben hayatımda ilk defa geç kalmıştım.

Tenefüslerde test çözerdim ama bu tenefüste uyukluyordum gerçekten kendimi çok yorgun hissediyordum,tam uyuyacaktım ki yanıma o çocuk geldi ve sanki çok samimiymişiz gibi:

-Seni uykucu seni,diyerek başıma hafifçe vurdu.Kafamı kaldırdım ve ciddi bir şekilde:

-Galiba cevabımı almaya geldin ,ben kabul ediyorum da o çocukla konuştun mu o kabul etti mi peki?

-Evet kabul etti ama arada uğrarım dedi.Ben de:

-Rahat bir tavırla tamam zaten ben de pek evde olmayacağım,çalışıyorum da,diyerek gülümsedim ona döndüm ve:

-Aklıma gelmişken sorayım artık adın ne?

-Soner memnun oldum,gülümseyerek elini uzattı 

-Ben de Ayça ve ben de memnun oldum,dedim sırıtarak.Elif Soner'in ayrılmasını bekliyormuş uzaklaşır uzaklaşmaz damladı Elif yanıma.

-Off kızım sen varya sen,kim di o?gerçekten de çok yakışıklıymış yaa...soluk almadan ardı ardına bir şeyler söylerken lafına girdim:

-Kızım bi soluk al ölcen şimdi haa,diyerek Soner'le nasıl tanıştığımızı neler konuştuğumuzu anlattım gözleri ışıldayarak:

-AAA sana ev bulan çocuk,Ayçaaa yoksa bir aşk mı doğuyor yoksa bu çocuk Ayça'nın ilk sevgilisi mi olacak,diyerek benimle dalga geçiyordu.Ben biraz da mutlu olarak:

-Saçmalamasana kızım ya öyle bir şey olmayacak,yani olmaz inşallah,dediğim sırada kendimden utanmıştım bunu anladı ve pişkin pişkin sırıtarak suratıma baktı ''seviyor,seviyor'' diye bağırmaya başladı.Onu hemen yakalayıp susturmak için gıdıklamaya başladığımda deli gibi kahkahalar atıyordu.Elif'le geçirdiğimiz vakitler eğlenceliydi ama Elif'in ailesi baskıcı olduğu için dışarıda zaman geçirmesine pek izin vermiyorlardı.

  Okuldan sonra kafeye geçtiğimde Selen suratıma çok kızgın bir şekilde bakıyordu.O gün olanlar aklından çıkmamıştı herhalde ,bu da benim işime geliyordu :) Off aklıma o sümsük çocuk gelmişti gene ama ondan kurtulmak için ne yapacağımı bilmiyordum daha doğrusu biraz düşünsem bulurdum ama başımda o kadar dert vardı ki onu düşünemiyordum bile.Bugün nedense gözlerim Soner'i aradı ama gelmemişti.Ona bakınırken müşterinin geldiğini fark ettim ve tam bir psikopatı andıran görünüşü vardı omzuna düşen düz siyah saçlarıyla,siyah kıyafetleri hele hele kaşındaki küpesiyle o tam bir psikopattı onu farkettiğim ama başka garsonladan biri gider diye düşünerek görmezden geldiğim sırada Bayan çokbilmiş Mira bağıdı:

-Müşteriye bakmak için neyi bekliyorsun Ayça?hızlı adımlarla çocuğun yanına vardım ve suratıma yapmacık gülümsememi takarak:

-Hoşgeldiniz,menüye bakmak ister miydiniz yoka sip....ukala bir tavırla sözümü kesti istifini hiç bozmadan:

-Ayça'yı çağır,dediği sırada donuma yapıyordum korkudan.Offff offf gene hangi belayı almıştım acaba başıma kendime geldikten sonra titreyerek:

-Bu-buyrun  benim.Çocuk kafasını bana döndürdü birkaç saniye beni süzdü ve gözlerini başka bir yere dikerek:

-Otur,dedi.Şaşırmıştım:

Benim Tarzım Değilsin.Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin