Sonsuz

17 1 0
                                    


Şimdi kapanmak bilmeyen bir açıklık,dolmak bilmeyen bir boşluk var içimde.En son ne zaman saf oldum ben?En son ne zaman içten bir şekilde güldüm? Ne zaman sevdim gerçekten?
Cevap bulamadığım sorulardan oluşan bir rüzgar çarptı bedenime,sıcaklığına rağmen havanın,buz tuttu kalbim bu sert rüzgar sayesinde.
Erimiyor buzlar,ısınamıyor bedenim,sorularıma cevap bulamadıkça da arttırıyor gücünü rüzgar,ve beraberinde soğuk. Nefesim sigara,suyum şarap, güneşim ay ve tek rengim dudaklarımdaki kan kırmızısı; ruhum zifiri karanlık.
Oysaki severdim karanlığı,beyaz masumiyeti temsil ederken çoğuna göre,siyahtı bana masum gelen.Sığındığım tek şeydi karanlık.
Karanlık bile anlamını yitirmeye, ruhumu doldurmamaya başlamışken, nereye sığınırım bundan sonra,neye güvenir emanet ederim kendimi?
Kim alır kollarına beni, sadece sevmek ve saçlarımın arasına kafasını koyup kokumu içine çekmek için, tenime değil ruhuma sarılmak için, kim tutar ellerimden de götürür beni herkesin gözdesi olan o huzura? Soruyorum gökyüzündeki o en parlak yıldıza ve küçük yavrularına,
soruyorum toprağa ve beslendiği havaya,
soruyorum her ağladığında üzerime gözyaşlarını düşüren ve beni hüznün koynuna bırakıp ardından beni terk eden güce,bir zamanlar bana huzur getiren o meleklere.
Ne zaman sonsuzlukta gibi mutluluğun kollarında bulacağım kendimi?
Ben ne zaman ben olacağım yeniden?
Kimim ben?

Yeniden YaşamHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin