Şuan da saat sabahın üçü ve ben seni aramaya devam ediyorum.
Hayır,hayır hala pes etmedim ve etmeyeceğim de.
Böyle bitmesine izin vermeyeceğim Chanyeol. Böyle bitemez.
Yarım kalan çok fazla parça var. Ve sen kendi yarını tamamladın. Şimdi benim sıram.
Sayfaları okumaya devam ediyorum. Önemli gördüğüm her kelimenin altını çiziyorum.
Seni bulmak istiyorum...
Karanlıkta boğuluyorum. Yapayalnız bir şekilde yaralarımı sarıyorum. Her ne kadar unutmak istesem de sargı bezini boyayan kan herşeyin gerçeğin en canlı örnekleri olduklarını haykırıyorlar yüzüme.
Kalbim gözlerimden dökülen yaşları kırmızıya boyuyor.
Kalbim kanıyor Chanyeol...
Bunun bir rüya olmadığını biliyorum. Bu sefer beni kandıramadın.
Bilmediğin bir şey varki kalpler kandırılamaz Chanyeol. Beyinlerinse canı cehenneme...
Gök yüzüne dikiyorum umudu büyüttüğüm göz bebeklerimi, saçlarıma geçiriyorum ellerimi ve haykırıyorum tüm nefretimi...
Haberin olsun diye söylüyorum seni hala seviyorum...
Son yıldız sönmeden önce...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Before The Last Star Burn Out
FanfictionHer şey uzun zaman önce... başlamadı. Benim hikayem şuan başlıyor, gözlerinde ilk kendimi gördüğüm şuanda... Kalbine beni alamaz mısın Chanyeol? Karanlıkta kaybolmaya hazırım, gözlerindeki o buz dağında donmaya hazırım, dudaklarında yanmaya hazırım...