..
Sabah güzel uykumdan telefonumda çalan "schubert-ave Maria" ile yataktan fırlayıp müziği kapattım. Operadan nefret ediyorum bu yüzden de alarmımı opera yapardım ve telefonumu yatağımın uzağına koyardım yani en azından alarmı kapatmak için kalkmam gerekiyordu ve ben bir defa kalktığım zaman tekrar uyuyamam..
Kalktım ve okul formalarımı giyindim saçlarımı dağınık bıraktım dalgalı saçlarım yeşillerimle birlikte formama uymuştu onları seviyorum.. yüzümede ince bir eyeliner fondöten rimel ve şeftali rengi ruj sürdüm..
Çantamı aldım ve manevi değeri büyük olan peluş oyuncağıma (medya) baktım tek kolunu taktıktan sonra telefonumla kulaklığımı aldım müzikler arasından "BTS - ı need you" açıp tek kulağıma taktım telefonumuda arka cebime koyduktan sonra odamdan çıktım..
Hyuna'nın Ağzından~
Her zamanki gibi okul formalarım ve doğal gözüken sade makyajımı yaptım saçlarımı ise havadan topladım ve uçlarına kalın dalgalar yaptım telefonumla kulaklığımı çantama atıp çantamı sırtladım..
Odamdan çıkarken Emily ile karşılaştık..
E-Unni!!
-Emily harika olmuşsun!!
E-ah teşekkür ederim canım bana her şey yakışıyo zaten.
-aaaaiish egolu kız seni!
E-e biraz öyleyim galiba kkk
-kkkk aynen öyle ama gerçekten çok yakışmış!
E-senin kadar olmasada bende de güzel durdu gibi.
-bak bak ablasınada iltifat edermiş!
E-ederim tabi!
-yerim ben seni!!
E-kkkk
Tam o sırada Jackson odasından cıktı
JS-ne kaynatıyosunuz kızlar sabah sabah..
Ardından da Emma..
Emma-bide bensiz!!
-olur mu canım sadece Emily'nin ne kadar güzel olduğunu konuşuyorduk.
Emily-yah!! Unni!
-ama doğru!
Emma-hyuna haklı Emily çok güzel olmuşsun
JS-aynen öyle üçünüzde harika görünüyorsunuz da açız ya hani kahvaltı olsa güzel olur..
BB- ah karnım aç!!
Mark-Sevgilim kahvaltı hazır mı?
ve grup tamamlanır..
-aish ne kadar sabırsızsınız hadi aşağıya inelim de biz kahvaltıyı hazırlarız..Hep birlikte aşağıya indik biz kızlar yemekleri yaptık erkekler ise sofrayı kurdu kahvaltı yaptıktan sonra evden çıktık Emily ve Bambam'i aynı sınıfa aldırmıştık ilk ders başladı ve ben Mark'la oturuyordum, onun beni izlemesi çok hoşuma gidiyordu..
Emily'nin Ağzından~
Sınıfa girip kendimizi tanıtma faslı bittikten sonra yerimize geçtik ilk ders Matematikti gayet normal bir şekilde geçti Bambam çok zekiydi ama bende çok zekiydim ikimizde soruları kolaylıkla çözdük. Kurtarıcı ders zili çaldıktan sonra konuşmaya başladık..
BB-bizimkiler kantindedir bizde inelim mi?
-oh.. evet hadiKantine doğru yürürken karşıdan gelen cılız bir omuzla hafif sarsıldım..
+ay pardon canım görmemişim
(Oy pordon co... şimdi o yayık ağzını yırtmak vardı senin )
-yok canım ne önemi var senin o cılız omzunla yıkılacağımı zannetmiyorum..
(Bambam sessizce kulağıma eğildi)
BB- oww... Emily bir kaltak sıfır..
Bu benim daha fazla hırslanmamı sağladı+hıh cılız mı senden daha güçlüyüm !
-öylemi bir deneyelim istersen ama benim güçlü olan yerlerim kollarım bacaklarım ama senin neren güçlü anlamadım görünürde bir yer olmadığına göre...
(BB-2-0)
+s..sen şimdi bana hıh sen çıkışta görürsün..
Koşar adımlarla uzaklaştı, bende arkasından bağırdım..-yürü git anca gidersin ama çıkışa gel çıkışa haha zengin bebesi amk ! (Yürü be Emily ksjdjdkdd)
Sonradan Bambam'in şaşkın tavırlarından farkettim ki bunların hepsini türkçe söylemiştim ve herkes bana bakıyordu ne yapayım Alışamadım ki daha..
Kimseyi aldırmadan kantine doğru devam ettik ve vardığımızda masayı bulmamız uzun sürmedi yanlarına oturduk
Wang-nasıl geçti ilk günün Emily
-eh işte bok gibi desem yeridir biraz sinirlerim bozuldu da
BB-bir insan daha ilk günden mi kavga edecek duruma gelir ama izlemesi çok keyifliydi he
-ozlomoso çok koyofloydo ho senden çıkarıcam şimdi sinirimi he zaten çıkışta dağıtıcam o şıllığın boya paleti suratını
Wang- oo desenize büyük kavga var
Emma- biliyosun kavgalarına karışmayız ama..
Hyuna- arkadaşları falan varsa ..
Mark- hop noluyo
Hyuna- ne noluyo oyle durmamımı bekliyosun
Mark- ama sana birşey olursa eğer
Hyuna- saçmalama Mark alt tarafı saçımı çeker..
Mark- ben senin saçının tek teline canımı verirken sen yüzlercesinden bahsediyorsun
(-Dedi Romeo Juliet'e.. noluyo romantizme bağladı bunlar)
Hyuna- ya Mark.......
- ıhım ıhım!
(sahte öksürüğümle hemen ayrıldılar)
Emma- şey o kadar korkmayın canııım Hyuna'nın saçını çekmesi için Kore tekvando 1. si olması lazım..
Wang- o neden?
Emma- çünkü Hyuna ve ve öyleyiz
Mark- benim neden haberim yok?😠
Hyuna- sormadın ki 😊
Mark- peki öyle olsun ben lavaboya gidiyorum.
Hyuna- çabuk gel
Mark- merak etme özletmem kendimi 😉
Hyuna- özlersem gelince kafana ayakkabı yersin 😉
Mark- öhö öhö ben gidiyim o zaman 😅
Hyuna- bayy 😄
..
hyuna- oh be gitti ee çocuklar ne yapıyoruz akşama
(-noluyo olum)
Wang- çok şaşıracağı bir şeyler yapmalıyız
(-yok yaww)
BB- İlk defa olacağı için şaşırır zaten.
(Kim neye şaşırıyo ya)
Emma- fikri olan varmı?
-aish biri banada anlatabilir mi?
Hyuna- ah tabiki bu gün Mark'ın doğum günü ve benim aklımda birşeyler var!
-hee evet doğum gününün yakın olduğunu biliyorum
Hyuna- neyse bakın anlatmadan once ilk aşama erkekler siz aksama mark'ı dışarı çıkarın yeterli sonra..
...Mark'ın Ağzından~
Okuldan çıktıktan sonra evde üstümü degistirmeye gittim çünkü akşama çocuklarla sinemaya gidicekmişiz erkek erkeğe ben hyuna'yı da isterdim ama erkek erkeğe hic vakit gecirmediğimizi söylediler bende tamam dedim
..
Sinemanın ortasında Bambam bir işi oldugunu soyleyip cıktı bizde bittikten sonra Jackson'la eve doğru yürüyorduk..
-ah işte geldik!
JS-ah kahretsin sanırım telefonum sinema salonunda kaldı salon kapanmadan yetismeliyim sen iceri gir..
-oh tamam!
Jackson gittikten sonra kapıyı yavasça açtım ama ışıklar kapalı yerlerde mumlar vardı ilerlerken yerde ki oku ve notu gördüm ve notta şöyle yazıyordu;---------------------------------
ㅣ iğne lazım olacak ㅣ
ㅣ balonlar icin ㅣ
---------------------------------(Hep erkekler mi yapacak romantik doğum günü sürprizi buda benim farkım 😎 qheqheqhe)
İğneyi aldım ve mumları takip ederek yürümeye başladım önümdeki balonu patlattım ve icinden konfeti süsleri ile bir not çıktı ve sonra bir balon daha ve aynı seyler tek farkı yazan sözdü ve tekrar tekrar onlarca en son karşımdaki ışıkları sönük ama acık kapının önundeki son balonu patlattım ve içinden şöyle bir not çıktı;
----------
ㅣ ⇧ ㅣ
----------Bu not karsıya bakmamı söylüyordu kafamı kaldırdım ve anında ışıklarla birlikte Hyuna'yı karşımda gördüm..
Hyuna- üç nokta sonsuzluğu anlattığına göre hayatımın sonundaki üç nokta olur musun?Hyuna'nın bu sözleri ile sevgilimin yanına koşar adımlarla ilerledim ve en sevdiğim o narin bir pamuk kadar yumuşacık dudaklarına en masum öpücüğü yerleştirdim..
-sonsuza dek senin hayatındaki Üç nokta'n olacağım sevgilim..
Hyuna-iyiki doğdun iyiki hayatımdasın hayatımın en sonsuzu!!
-seni seviyorum sonsuza dek...
+seni seviyorum sonsuza dek...
Yazarın Ağzından~
Hayattaki en masum ve en uyumlu çiftin dudakları tekrar kız tarafından buluştu evet kesindi ne olursa olsun birbirlerinin sonsuza doğru giden hayatlarının üç nokta'sıydılar... "Sonsuza Dek" demişlerdi bir defa ...
(Böylelikle çıkıştaki kavga arada kaynar zaten kız korkudan çıkışa gelememiştir.. )
bu bölümü 4 eylül'de hayatımın sonsuzu olan adama yazmıştım ama yeterli istek gelmediği için yayınlamadım ve uğurlu rakamım olan 4'ün bekledim..
Neyse çingularım, tatlı okuyucularım yine sizler için 1100 kelimelik bir bölüm hazırladım çünkü okunma sayım 3,5k olmak üzere hepinize çok teşekkür ederim vote veren elleriniz dert görmesin ve vermeye devam ederseniz benim için en büyük teşekkürü etmiş olursunuz... annyeong!!
Dip Not: iyiki doğdun insan sanılan Mark Yi-en Tuan hepimiz gerçekte bir Melek olduğunu biliyoruz! İyiki hayatımdasın! Seni kelimelere dökemeyecek kadar çok seviyorum!!!...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Üç Nokta (Düzenleniyor..)
Fanfiction"Mark ateşler bana çok yaklaştı korkuyorum!!" "Korkma sevgilim geliyorum" "Gelme Mark, Gelme!" "Dayan Hyuna geliyorum birtanem" "Bırak beni Mark sana bişey olmasına izin veremem!" "Asıl ben sana birşey olmasına izin vermeyeceğim! İçeri geliyorum!" ...