Uzun uzun size nasıl bir kitap olduğunu yazardım ama benim kitabım sizin hissettiğiniz yerde başlar ve hissetmediğiniz yerde biter onun için bu kitabın tanımı sizde sevgili okuyucularım. Aşktan kaçan iki umursamaz var önümüzde.
Bakalım ne olacak bu...
El ele alışveriş merkezini dolaşmaya başladık. İlk spor kıyafetlerin olduğu yere girdik. Çalışan tüm kızların bakışlarıonun üzerindeydi. Umrumda mı Hayırdeğilsonuçta onlar bakıyor, o mal suan benim elimi tutuyor. Gülümsemeye başladım. Hiç ona sormadan kendime yarım sporcu atleti aldım.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Ve üzerime tam yapışan bir şort.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Bu oyunu kendisi istemişti. Ve ben kaybeden olmayacaktım. Bunlarıalıp o mağazadan çıkınca bir sonraki mağazaya girdik. Tabi ya iç çamaşırı Piclik yapacağı belliydi. Eğer o piçlik yapacaksa bende yapabilirim ondan önce davranıp raflara ben yöneldim. Elime aldığım 3 çeşitiç çamaşırını görüncegözlerikocamanaçıldıbeklemediği belliydi.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
İşteböyle yola geleceksiniz beyefendi. Kasaya yöneleceğim sırada kolumu tutupdurdurdu beni. -dene bir istersen. Sonra tekrar tekrar gelmeyelim buraya üzerinde nasıl duracak görmüş oluruz. Ukala ne olacak kendini akıllısanıyor. Sen istedin bunu. -oluryardım et sende. Kabinlere yöneldim. Sütyen kilotolan parçayı elimealdım ve içeri girdim. Ona inat bu kabine girdim ama onun karşısında öylenasıl duracaktım ki ben. Anlık sinirle geldiğim duruma bak. Bikini gibi düşünfırtına sadece üst yanını giy ve çık karşısına. Kendi kendime cesaret verdikten sonra sütyeni giyipaçtımkapıyı. Etrafı inceleyen bakışlarını yavaşyavaş benim üstüme getirdi. Bir güzel süzdü hayvan. -benden etkilenmen bittiyse olduğunu gördüğümüze göre alalım artık dedim ve kabine girdim tekrar.Kıpkırmızı olmamak içinkendimi zor tutmuştum karşısında. Üstümü giyinip kabinden çıktığım da o alacaklarıalmışkapıda beni bekliyordu. Yanına gidincetekrar elimi tuttu. Bir kaçmağaza daha dolaşıp eve de birseyleraldıktan sonra arabaya bindik. Hemçok yorulmuş hemde çok acıkmıstım. Kafamı cama dayamış yolu izlerken biranda frenyaptı öküz. Kafamı cama vurmuştum onun yüzünden. Niye durduk diye ona cemkirecekken tam arabadanindi. Bende peşinden indim. Denizkenarındaköfte Ekmekçiye tarafyürümeye başladı. Beyimiz dışarlarda köfte ekmekte yermis. Benim işime gelir valla acıkmıstım zaten. Ama burası çok güzeldi. Böyle masaların altından ayağını suya sokabiliyordun. Ayakkabılarımı çıkarıp bende soktum hemen buz gibi denize ayaklarımı. Yüzümde kocaman bir gülümseme ile ona döndüğümde beni izlediğini fark ettim. Şaşırmıştı belki de pek belli etmiyordu düşüncelerini. -ne o niye öyle bakıyorsun bana. Yoksa ben gülemez miyim? -bilmem güler miydin ki? Hemde sana uymayan böyle bir yerde. -hem beni kaçırıyorsun. Hem beni tanımıyorsun amacın ne acaba. -tanımıyorsun derken? -ben resmen köfte Ekmekçi de doğmuşum. Bizim çocuklarla devamli gittiğimiz ahmet usta var birtane oda böyle sahilde ama süper yapar birgün sende git oraya bence. Ben bunları dedikten sonra hiçbir şey demedi öylece yüzüme baktı. Zaten bir kaç saniye sonrada köfteler gelmişti. Kocaman bir ısırık aldım ekmeğimden. Hala bana bakıyordu. Tuhaf olan ne vardı bu kadar anlamıyorum ki. Beni izlemeyi bırakıp oda yemegine gömüldü. Bildiğiniz gömüldü yani. 3 ısırıkta bitirecek galiba ekmeği. Öküz işte her alan da öküz. Yemeklerimizi yedikten sonra yaşlı bir adam geldi yanımıza. Yaşlı tonton bir amca. -Ayaz oğlum hosgeldin bayadır yoktun buralarda. Dedi. Demek ki adı ayazmis ve buraya çok gelirmiş. -mehmet usta is guc fırsat olmuyordu ondan yoksa ben senden ayrı durabilir miyim hiç. Bak sen bizim öküze bazen insan olabiliyormus. Mehmet usta bana dönüp, bu güzel kızımı tanıştırmayacak mısın benimle dedi. Ayazdan önce davranıp ben kendi kendimi tanıttım. -ben fırtına efendim Nasılsınız. -maşallah pek de hanım hanımcık. İyiyim kızım seni sormalı asıl Ayaz oğlumu nasıl ikna ettin de buraya geldiği ilk kız olmayı başardın.