İNKÂR

55 6 0
                                    

Gözlerimi açtığımda salondaki koltukta onunla beraber uyumuş olduğumu gördüm. Ve gene bana sarılmıştı. Aklıma dün gece yaşananlar gelince biran rezilliğimle sarsıldım. Resmen önünde ağlamıştım ve ona sarılmıştım ah rezillikti.
Kaçma da kaçamamıştım zaten. Gerçi kaçsam nereye gidecektim ki. O pic kurusunun yaşadığı yere mi. Dışarıdan lüks bir villa gibi dursa da orası bir cehennemdi. Beni hiçbir zaman sevmeyen bir baba ve şu son bir kaç yıldır hayatıma giren bir üvey anne ile ne yapabilirdim ki.
Gerçi o kadının hayatına girmesi de iyi oldu en azından hergün eve sarhoş ve farklı kadınlarla gelmiyor.
Gerçi o kadına da iyi denilemez gözünün para da olduğu belli. Beni şaşırttan hergün benim yaşımda kızlarla eve gelen adamın kendi yaşında bir kadınla evlenmiş olması. Ben yaşıtım birini beklerdim ondan.
Onları düşünmeyi kesmeliydim. Yavaşsa yanından kalkıp banyoya attım kendimi dün de duş alamamıştım zaten güzel  bir duş iyi gelebilirdi.
Dustan çıktıktan sonra üstüme kalın şeyler giydim. Bu sıcak havada nedendir bilinmez Üşüyordum. Kendimi çok halsiz hissediyordum. Yatak odasına girip kendimi yatağa attım. Uyku tekrar tüm bedenimi sararken tek düşündüğüm ayazın dün saçlarımı okşayan elleriydi.
Aradan ne kadar geçti bilmiyorum ama alnımda bir el hissetmemle gözlerimi araladım. Çok Üşüyordum. Ayaz ise alnımdaki eli ile galiba ateşime bakıyordu.
-Ayaz çok Üşüyorum.
-mayoyla uyursan tabi üşürsün.
Onunla ağız dalaşına girecek halim bile yoktu.
-Ayaz çok soğuk birsey ver üstüme dedim.
Ayaz bekle deyip odadan çıktı. Sanırım telefonla konuşuyordu dışarıda. İçeri girip benim üstümü açmaya başladı.
-Ayaz ne olur yapma çok Üşüyorum.
-kalk hadi duş aldırmam lazımmış sana.
İtirazlarımı dinlemeden beni banyoya taşıdı ve üzerime soğuk suyu tutmaya başladı. Sudan kaçıp ona sarılıyordum. Benim yüzümden oda ıslanmıştı ama oh olsun o öküze. Bir süre sonra suyu ılık yapıp beni iyice sırılsıklam etti.
En sonunda bu işkenceye son verip beni banyodan çıkardı ve üstümdeki ıslak giysileri çıkarmaya başladı en son çamaşırlarım kalınca bana dolaptan çamaşırı verip bunları  giymek için 5 dakikan var sonra giricem odaya anlaşıldı mı? Dedi. Kafamla onay verdikten sonra odadan çıktı. Dediğini yapacağını anladığım için hemen üstüme verdiklerini giydim. Şuan karşısında böyle durmayı bile umursayamıyordum.
Dediği gibi 5 dakika sonra odaya daldı. Daldı diyorum çünkü kapıyı çalma gereksinimi duymadan pat diye açıp odanın ortasına giriş yaptı.
Elinde bir tepsi vardı.
Yatağa beni oturttuktan sonra tepsiye dizime koydu. İnanmıyorum hatta sizde inanamazsınız ama gerçek olan şuki Ayaz Demir bana kendi elleriyle çikolatalı ekmek hazırlamıştı. Gülecek enerjim olsa saatlerce gülerdim şuan ki surat ifadesine. Eline ekmeği alıp bana Yedirmeye başladı. 2 dilim ekmeği yedikten sonra bana ilaç icirdi ve yatağa yatırdı. Sonrasında tepsiyi odanın bir köşesine koyup yanıma geldi.
Duş sırasında ıslanan t shirtünü çıkarıp yanıma uzandı ve beni kendine çekti. Ama bu şekilde uyuyamazdım ki ve hala Üşüyordum.
Ona taraf döndüm ve
-Ayaz ben Üşüyorum üstüme birsey ört ne olur dedim.
Gözlerini zorlukla vücudumdan ayırıp. Bana baktı tam gözlerimin içine. Koyulaşmış gözlerini görünce yutkundum. Kızardığıma emindim şuanda. Oda yutkunup,
- doktor böyle yatmanı söyledi. Şimdi gelip bana sarılırsan daha az üşürsün.
Dedi ve beni kolları arasına aldı. Onun kaslı kolları arasında küçücük kalan bedenimle bende ona sarıldım ve boynunun girintisine kafamı koydum. Her nefes aldıkça onun büyülü kokusunu alıyordum ve bu nedendir bilinmez tam bir huzur kaynağı idi.
Yavaş yavaş üşümem azalırken kendimi tekrar uykunun huzur veren kollarına bıraktım veya ayazın. İç sesim tam bir sürtük demiş miydim önceden. Dememissem şimdi söylüyorum işte.  Saçlarımın arasına bırakılan küçük buselerle uykumdan uyandım ama ilk defa böyle sevgi dolu bir hareket yapıldığı için bana karşın kıpırdamadan durdum öylece bu güzel anların keyfini çıkarmak için. Alnıma taraf aldığım o güzel Öpücükle kafamı kaldırdım ve elimde olmadan Ayaza kocaman gülümseyerek Günaydın dedim. Oda beni şaşırttarak yüzünde ki gülümseme eşliğinde.
-Günaydın uykucu. Bian hiç uyanmayacaksın sandım.
Ah ne güzel gülüyor sıfatını yediğim. Ah cidden mi ses sıfatını yediğim mi? Ya gerçekten çok rezil bir sesim vardı. Ayaza cevap vermediğim aklıma gelince.
-abartma sende Ayaz ben hasta bir kızım lütfen yani. Dedim gülerek.
Oda bana göz kırpıp yataktan kalktı ve odadan çıktı tabi çıkmadan önce son bir öküzlük yapıp bana taraf döndü ve üstüne birsey giy istersen tabi giymesende olur beni dert etme çıplak bile gezebilirsin evde. Pis sapık diye bağırıp yastığı ona taraf fırlatmamla odadan çıkması bir oldu. İlla sinir edecekti insanı.
Üstüme düzgün birseyler giyip odadan çıktım.

Fırtınanın Yaprakları Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin