OYUN

57 12 0
                                    

Önceki bölüm hatırlatma.
Merak Etme hepsinin intikamını alıcaz diyerek masadan kalktım.
Tuvalete doğru yürüdüm. Tuvaleti bile lüks kokan bu yerde düşüncelerimle boğuluyordum. Sözde kafa dağıtacaktım ama ben fırtınaydım kafa dağıtmam ne mümkün. Sakın ol dedim sakin ol sen güçlü ol ki herkes olsun diye kendi kendime hatırlattım. Son bir kez daha aynada kendime baktıktan sonra kendimi dışarı attım. Bar Taburelerine doğru yürüdüm daha oturmadan içki mi istedim.
Sıkılmıştım buradan da yeni bir yer bulmalıydık belki de. Ickimden yudumlarken dans edenler üzerinde gezdirdim gözümü. Kapıya taraf baktığım da ağızlara layık bir parça geliyordu. Baştan aşağı süzdüm arsızca gelebilirdi kulağa ama ben buydum. Üzerine yapışan siyah kazağı altında kasları belirgindi. Komple siyah giyinmisti. Sert yüz hatları üzerinde yeni çıkmış sakallarıyla yeryüzünde yaşaması imkansız doğa üstü bir varlık gibi duruyordu. Bir yasak elma gibi.
Ben onu arsızca süzerken onun da bana baktığını fark ettim. Oda benim gibi beni süzüyordu. Dudaklarımda utanmaz bir gülümseme ile ona baktım. O ise tepkisiz bir şekilde bana bakıp yan tabureme oturdu. Ben ne kadar umursamaz biriysem oda öyleydi anlaşılan güzel severim zorları.
Ona taraf bir kere daha baktığım da oda bana bakıyordu. Bir çok erkek üzerinde etki bırakan ses tonu mu kullanarak selam dedim ona o ise sadece baktı. Daha sonra ise beni cevapsız bırakıp önüne döndü ve ickisinden yudumladı. Bu yabancı da kimdi ki bana cevap vermiyordu. Şuan nereye gidersem gideyim istediğimi tavlardım. Derin dekolteli siyah tulumumla aklını başından almayacağım erkek yoktu.
O kimdi onun için ya sağırdı ya da gay. Bu kadar yakışıklı birinin tercihleri öyle çıkarsa üzülürdüm. Büyük kayıp olurdu.
Bir kez daha ona baktığım da onunda bana baktığını fark ettim ve birsey demeden gözlerini kaçıran bu sefer ben oldum. Dikkatimi dağıtmak amaçlı bizim gruba baktığım da ayaklandıklarını gördüm ben de kalktım ayağa sıkılmıştım zaten. Grubun yanına ilerledikten sonra onlara beni beklemelerini söyleyip tuvalete gitmeye başladım. Tam köşeyi dönmüstüm ki biri tarafından birden duvara yapıştırıldım. Bu koku da neydi böyle. Baş döndürücü etkisi vardı resmen. Bu kokunun sahibi kim diye kafamı kaldırdığım da onu gördüm. Bardaki ultra yakışıklı parçayı. Ama bu ona sinir olmama engel değildi. Kafamı biraz geri çekip aramıza biraz mesafe koydum.
Napıyorsun sen ya?
Sence ne yapıyorum güzelim sen oyunları sevmez misin? Oyun oynuyoruz işte. Dedi. Bu yabancı da kimdi ve benimle böyle konuşurdu.
Sende kimsin? Benimle böyle konuşma hakkını kim veriyor sana çekil hemen şurdan diye bağırdım. Beni taktığı pek söylenemezdi. Sanki çok mesafe varmış gibi üzerime eğildi, sıcak nefesi dudaklarımın hemen üzerindeyken yeni belan dedi sanki bir lütufmuş gibi. Minik bir öpücük kondurup gitti. Arkasında öylece kaldım. Buda neydi, yeni belan ne demekti salağa dönmüştüm bian önce burdan çıkmazsam etkileri hala süren anın etkisinden bayılabilirdim.
Hızlı adımlarla bardan çıktım ve arabama doğru ilerledim. Daha önce böyle birşey başıma hiç gelmemişti. Hızlıca arabayi çalıştırdıktan sonra son gaz ilerlemeye başladım suan hiçbir şey umrumda değildi.
Arabayı sahil kenarına çektikten sonra denizin beni sakinleştirmesini bekledim bu yabancı da kimdi ve niye bu kadar heyecanlanmıstım. Ortamın aurasından diyen beynime kalbim karşı çıkıyordu. Ama ben mantığını dinleyen insandım benim duygularım yıllar önce ölmüştü.
Biraz daha durup sakinlestikten sonra arabaya binip normal bir hızda eve vardım ve direk kendi mi yatağa attım. Babam olacak adam ve üvey sürtüğü evde yoktu anlaşılan işime gelirdi.
Üstümü değiştirdiğim gibi kendimi uykuya bıraktım.

Fırtınanın Yaprakları Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin