satılmış bölüm 2

214 13 10
                                    

Multimedya Poyraz
Gözlerimi açtığımda henüz güneş yüzünü göstermemişti.saat 4:16 idi, henüz 3saat önce olanlar aklıma geldiğinde göz yaslarim usulca yanaklarimdan süzüldü.Acaba gerçekten beni verirmiydiler.Annem çok ciddiydi,babam zaten küçüklüğümden beri benden nefret eder.En son 7yasimdayken,annem komşumuzun evine gitmişti.babam henüz eve gelmemişti, yatakta Ayıcığıma sarılmış uyumaya çalışırken, dış kapının açıldığını duymuştum, ayak sesleri sessiz evde yankılanıyordu.kapının altından içeriye gelen gölge ilk basta beni korutsada kapı açıldığında gelenin babam olduğunu görünce hemen gözlerimi kapattim.İyice yanıma gelip saçımı okşadı,o an uyanıp babamın boynuna atlamak istemiştim ama uyanınca gider diye korktugum için gözlerim kapalı öylece durup beni sevmesinin tadını çıkarmaya çalıştım. Henüz birkaç dakika geçmemiştiki yorganımı uzerimden çekip yanıma uzandı, küçük olduğum için ne yaptığını bilmiyordum sadece beni sevdiğini zannediyordum.Gözlerimi actigimda kollarimi büyük elleriyle sıkıca kavradı,o kadar çok korkuyordumki o an hareket dahi edemiyordum.Bağırmaya başlamıştım,evin sessizliği çığlıklarıma karışan hickiriklarimla dolarken odanın kapısı aniden açıldı annemin yüzündeki ifadeyi asla unutamam.Yaşanan bu olaydan sonra birkaç gün boyunca kendimde değilmişim.
Hızla kafamı sallayarak ayağa kalktım.kaçacaktım,daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı kendime yeni bir hayat kuracaktım.Boyası dökülmüş kırık dolabimin üstündeki küçük çantayı elime alıp hızla kıyafetlerimi çantanın içine doldurdum.yatagimin altındaki kutuyu çıkarıp kucuklugumden beri topladigim paraları alıp odadan çıktım.Elimden geldiğince sessiz olmaya çalışıyordum.Askidan montumu alıp hızla giydim,ellerim kapı kolunun
Üzerindeyken son kez eve bakmak için arkamı döndüğümde annem ıslak gözlerle bana bakıyordu.o an dünyam durdu, annem herşeyim dediğim kadın, beni sevip sevmediğini hâlâ anlamış değilim.Seviyordur herhalde. Onun kanından canından ım nede olsa.gözünden düşen yaşı silip Gülümsedi ve odaya girip Işığı kapattı. Neydi şimdi bu,gitmi diyordu bana?kurtulmam için bi şans mı,yoksa kurtarmam için bi ışık mı. Kapıyı açıp soğuk havanın vücuduma işlemesine izin verdim.akıttığım gözyaşlarım yüzüme vuran rüzgarla birlikte anında kuruyordu. bi süre nereye gittigimi bilmeden öylece yürüdüm. Ayakkabılarımın içi su dolunca ayaklarım uyusmaya başlamıştı. Bir bankın önüne gelince ıslak olmasina aldırmadan oturdum.
Güneş vücudumu yavaş yavaş ısıtıyordu.Gece olanlar aklımdan bi türlü çıkmıyordu.Ayağa kalkıp hic düşünmeden yürümeye başladım. Çünkü düşünürsem kararimdan vazgecerim diye korkuyordum.Herşeyi silip hayata yeniden başlamayı düşünüyordum ama öyle olmayacağını çok iyi biliyordum. Gidecek bi yerim yoktu,elimdeki parayla da bi ev alamazdim.Ancak 3ay idare ederdim.Sonrasında zaten yapacak hicbiseyim olmadığı için eve dönmek zorunda kalırdım.Tabi gidecek yüzüm olursa.Adımlarımı hızlandırıp koşmaya başladım.Annem gittigimi görmüştü.Babam az sonra uyanirdi ve uyandığında beni görmezse kiyametler kopardı.
Sokağın başına geldiğimde kalbim yerinden çıkacaktı sanki eve doğru yaklaştıkça kulağıma bağırış sesleri geldi,babamdı bu o an geri dönüp kaçmak istesemde arkami döndüğüm an annemin aci çığlıklarıyla olduğum yerde dona kaldım.Her ne olursa olsun benim yaptığım yanlisi sadece annemin çekmesine izin veremezdim.Tüm cesaretimi toplayıp geri döndüm. Henüz birkaç adım atmıştım ki babam beni farketti annemin,ellerine doladigi saçlarını bir hisimla bırakıp bana doğru koşmaya basladi .Korkmam gerekirken hic olmadigim kadar güçlüydüm.Yanıma geldiği an dev cuppesiyle beni sarsip hakaretler etti.Basimi iki eliyle kavrayıp dizinin üzerine koydu ve dirseğiyle cok sert şekilde vurmaya başladı.Bedenim sanki uyuşmuş tu Bedenim değilde, ruhum çok ağrıyordu..
Annem her ne kadar beni babamın elinden kurtarmaya çalışsa da gücü yetmiyordu. Başıma aldığım darbeler yüzünden ne dediğini anliyamiyordum.Mahallenin ortasında bedenimin her noktasını morartana kadar vurduktan sonra evin içine doğru sürüklemeye başladı. Eve girdigimiz an omuzlarımdan itip yere comeltti beni belindeki kemeri çıkarıp hızla bana vurmaya başladı. Bedenime değdiği her an etim i sokuyorlardi sanki.Artık dayanamayıp çığlıklarımı serbest bıraktım. Elini kemeri vurmak için tekrar kaldırdığı an telefonu çaldı. Homurdanarak cebindeki telefonu çıkarıp ekrana baktı.Ekrandaki yazıyı görünce panikleyip hemen açtı
"Alo" karşıdan gelen sesi pek duyamiyordum,hararetle birşeyler söylüyordu.Babam iyice dinledikten sonra adamlar goruyormus gibi kafasını salladı sonra goremediklerini farkedince "peki efendim bir saate kadar orada oluruz."Söylediği şeyleri duyduğum an gözlerimi açıp kafamı sağa sola salladim. Aglamaktan ve çigliklarimdan kısılan sesimle son kez yalvarmaya başladım." Baba hayır,yalvarıyorum beni verme.Anne lütfen sende bisey söyle. Yemin ediyorum çok calisacam okulu da bırakırım yeterki beni tanimadigim adamlara verme baba!"Söylediğim hiçbirşeyi duymamış gibi kollarımdan tutup tüm gücüyle ayağa kaldırdı beni.Dışarı çıktığımızda kapının önünde bekleyen, ne zaman geldiğini bilmediğim taksiye zorla beni bindirdikten sonra on koltuğa yerlesip taksiciye birşeyler mirildandiktan sonra araba hareket etmeye başladı.Hiçbirşeyin değişmeyeceğini bildiğim için direnmiyordum artık. Yerime iyice yerleşip sessizce ağlamaya devam ettim.
Araba durunca nerde olduğumuzu anlamak için etrafima bakindim.Ara sokağın başında durmuştuk etrafta birkaç siyah takim elbiseli iri yapılı adamlardan başka pek kimse yoktu.Babam arabadan inip benim kapımı açtı "İnmeyi düşünmüyor musun acele et bos bos bana bakma "
Dediğini yapıp yavaş hareketlerle arabadan indim  yurumemi hızlandırmak amacli kolumdan kavradı hızlı yürürken beni de arkasından sürüklüyordu. İçeri girdiğimizde etraf karanlıktı burnumu yakan agir sigara kokusu yüzümü ekşitmeme neden oldu.Birkaç masa ileride duran bi takim adam vardı bizi görünce el işaretiyle yanina çağırdılar. Ayaklarim beni geri ye götürürken babam kolumdan sürükleyerek yanlarına götürüyordu,tam karşılarına geldiğimizde omuzlarimdan bastirarak yere doğru itti beni zaten ayakta duracak gücüm olmadığı için olduğu gibi yere yığıldım.Göz yaslarim çeneme doğru akarken yavaşça kafamı kaldırdım, karşımda duran adam igrenir gözlerle beni suzerken babama dönüp
"Anlasmamizda ki kız bumu?" diye sordu.
"Evet efendim bakmayın boyle durduğuna her işinize yarar"
"Hırpalanmış bu.Bide hastane isleriylemi ugrasacagim."
"Zorluk çıkardı mecbur kaldım.yaralar birkaç gün e kadar geçer." Tekrardan bana dönüp vücuduma arsizca bakıp sırıttı."Dua et kız çok güzel yoksa morarmis bi kaltak beklemiyordum." Söylediği şeyle gözlerim açılırken artik kaybedecek, korkacak biseyim olmadığı için basımı diklestirip ayağa kalktim ve kalan tüm gucumle tokati bastim adamın suratına. Boyle bisey beklemedikleri icin hepsi şaşırdı saniyeler içinde adamlari üzerime hamle yaparak iki kolumdan tuttular. Babam ilk defa boyle korkarken görüyordum. Evde bize gösterdiği cesaret oyunları burada işlemiyordu bu adamların önünde ceketinin onunu ilikliyordu."Kaya bey kızım adına özür diliyorum. Cahilligine verin henüz sizi tanımıyor, eğer tanısa boyle yapmazdı. Bu seferlik affedin." kekeleyerek zar zor bir araya getirdiği cümlelerini bitirince bi cevap bekler gibi adinin kaya olduğunu öğrendiğim adama baktı.Söylediği şeylere asla boyun egemezdim "Yalan! Sizin kim olduğunuzu bilmiyorum evet ama bilseydimde bisey degismezdi senin gibi aşağılık bi adama asla boyun eğmem!" Kaya nin sinirleri iyice gerilmisti üzerime doğru yuruyerek çenemden sertçe tuttu ."Bak güzelim senle bi anlaşma yapalim,bundan sonra benimsin sen.Seni satın aldım. Bi sure iyi anlas benimle. Zaten akilli olursan herşey daha kolay olur senin icin .Haa ille de bana karşı cikacaksan olacaklardan ben sorumlu değilim !" Sonlara doğru bastırarak söylediği şeyler daha çok gerilmeme neden olmuştu. Kolumu tutan adamlardan kurtulmaya çalışırken canım daha çok yanıyordu, daha fazla dayanamayıp kayanın yakinimda olan yüzüne tükürdüm. Bas parmağıyla yüzünü silerken cebinden bi kâğıt çıkarıp babama doğru uzattı. Gözleri bi anda parladı hızla kağıdı alıp içine göz attıktan sonra teşekkürler edip minnettarlığını fazlasıyla belli ediyordu.Babam olduğu için utanıyorum. "Efendim kız sizindir,ben yavaştan gideyim artik izninizle." İste o an herşey gerçekten bitiyordu yapacak hiçbirşeyim yoktu.Eşya gibi satıyordu beni ve yapabilecegim bisey yoktu kaderime boyun egiyordum "baba yalvariyorum bırakma beni gitme babam korkuyorum ben bırakma bunların eline baba lütfen!" güçsüz çıkan sesim le aglamam daha çok siddetlenirken biran bile bana bakmadan arkasını dönüp yuruyen babamın arkasından baka kaldım. Bedenimi daha fazla tutamayıp yere çömeldim.
"On katını veriyorum!" duyduğum sesle kafamı sesin geldiği yöne çevirdim. O an iki çift yeşil gözle göz göze geldim."Ne kadar vermişse on katını veriyorum."Babam dönüp adama baktı,bi an şaşırdı durup arkasını döndü. Kaya ellerini yumruk yapmış sinirle karşıdaki adama bakıyordu. Anladığım kadarıyla aralarında bi husumet vardı. Derin bir nefes alıp kolumdan tutup Karşıdaki adama doğru yürüdü  karşısında durup meydan okurcasına baktı.
"Bunu mu istiyorsun çok mu begendin?" kaya konuşurken o yesillerini üzerimden bir an olsun ayırmamıştı.Kaya cevap alamayınca konuşmasına devam etti.
"Yoksa birine mi benzettin Poyraz?" bunun üzerine kahkaha atti.Poyraz o an gözlerini benden ayırıp kaya ya baktı.Gözleri koyulaşmıştı yüzündeki kaslar gerildi.Cebinden bi zarf çıkarıp deminden beri bizi izleyen babama uzattı.
"Bu adamın verdiği paranın on katı var burada.Ya bunu alıp hem borcunu kapatır hem de yeni bi hayat kurarsin yada kızını bu adama verip eski hayatına devam edersin.Kararını ver." Son anda yön değiştiren olaylar herşeyi daha çok sarpasarmıştı.Üzerime resmen açık artma yapan hic tanımadığım iki adam.Ya herşey benim için bitecek yada herşey bitti derken aslında başında olduğum. Başrollerini oynadığım karmakarışık bir oyun. Peki babamın kararı ne olacak...

SATILMIŞHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin