‘Salağın teki pedalların önüne bir şey düşürmüş ‘ dedim sırıtarak ve sol elimde sakladığım kartı orta ve işaret parmağımın arasına alarak ona gösterdim.Hızla elimden alarak kartı inceledi.Sonra yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oldu.Gururla ona baktım.
‘Teşekkür bekliyorum?’ dedim onun bana yaptığı gibi.Hafif bir kahkaha attı.Bende ona gülümsedim.Bu anın bozulmasını hiç istemiyordum.
‘Teşekkürler…’dedi birden ciddileşerek.Sırıtır bir vaziyette ona arkamı döndüm ve bu anın tadını çıkarmaya başladım.
3.Bölüm
Ardından tekrar arabaya bindim.Camdan dışarıya bakarken Zayn’in de bu tarafa geleceğini ve arabaya bineceğini düşünmüştüm ama yanımdan geçip gitmeye başladı.Şaşkınca arabanın arka camından ona baktım.Yürümeye devam ediyordu.Hemen arabadan aşağıya indim ve bağırmaya başladım.
‘Nereye gidiyorsun?’dedim beni duyabilmesi için sesimi yükselterek.Omuzlarını devirerek bana döndü ve arka arkaya yürümeye devam ederek ‘Açlıktan ölmek istemiyorum’ diye bağırdıktan sonra tekrar bana arkasını döndü ve yürümeye devam etti.Hiçbir şey demeden onun gözden kayboluşunu izledim.Sonra bir gürültü geldi.Kafamı gürültünün geldiği yere eğdim,karnıma.Acıkmış olmalıydım.Arabaya tekrar bindim ve biraz beklemeye başladım.Canım sıkıldığı için cebimden telefonumu çıkarmaya karar verdim.Ah,Julie..Onu tamamen unutmuştum.Beni tam beş kere aramış olduğunu gördüm.Hemen telefonun mesaj kısmını açtım ve mesaj yazmaya başladım.
‘Julie,ben iyiyim.Uzun hikaye,yarın görüşürüz’ diye yazdım.Sonra biraz bekledim mesaja geri döner diye ama dönmeyince ben de resimlere bakınmaya başladım.Lise mezuniyetinde kırmızılara bürünmüştük.Resimdekiler Ben,Julie,Heaven,Selly Ryan ve Justin’di. Justin bana sarılmıştı.O zamanlar sevgiliydik.Ondan ayrılalı sanırım 2 ay falan oluyordu.Herneyse..
Resimlere bakarken birden yan kapının açılmasıyla irkildim ve hemen telefonu kapattım.Zayn arabanın kapısını kapatırken ben de telefonumu cebime sokuyordum.
‘Sonunda gelebildin’ dedim hiçbir şey olmamış gibi.Beni umursamadan poşetin içindekilerle uğraşmaya devam ediyordu.
‘Hamburger seversin,değil mi?’ dedi kafasını kaldırmadan poşetle uğraşıyordu.
‘Tabi ki’ diye yanıtlayınca rahatladığını gördüm.Sonra hamburger ve patatesi elime verdi.Ben sabredemeden hamburgerden bir ısırık aldım.
‘Sakin ol, işte kolan’ dedi tek bir hareketle kutu kolayı açarken.Utancımdan yerin dibine girmiştim.Kafamı kaldırmadan uzattı kolayı aldım ve ona sırtımı dönerek camdan dışarıyı seyretmeye başladım.Ayrıca yemeğimi yerken yavaş olmaya dikkat ediyordum.
~
Sağ kolum sabaha göre daha iyiydi çünkü yavaş bile olsa hareket ettirebiliyordum.Dikkatli bir şekilde sağ kolumla kapıyı açtım ve elimde biriktirdiğim Zayn’in ve benim çöplerimizi dışarıda ki ağacın kenarına attım.Geriye döndüğümde Zayn’in koltuğa geriye yaslanarak yerleşmiş olduğunu ve uyumaya çalıştığını gördüm.Zayn’in tarafına gittim ve içeriye girmeden açık pencereden konuşmaya başladım.
‘Hey, ne yapıyorsun bu kadar beklemek yeter beni eve bırak artık’ dedim.Ama hiç umursamadan gözlerini bile açmadan konuşmaya başladı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İki Tehlikeli Miras
Fanfiction''Tehlikeli olmak yeri geldiğinde iyidir,yeri geldiğinde kötüdür.Ama kimse tehlikeli olmak istemez.Tehlike benim göbek adım'' Okuduğunuza değecek bir fan kurgusu hikayesidir.İlk bölümü okuduktan sonra kendinizi bu sürükleyici ve macera dolu hikayede...
