"Derslere neden gelmiyorsun?"
Mor topu yuvarladığında, gövdesi ağırlığınca ağır ağır dönerek dikili olanlardan sağdan üç tanesini devrildi.
"Yorgunum bugünlerde."
Tabeladaki skora bakarak söylediğinde diğeri pembe topu iteleyerek açık yeşil topu aldı.
"Çok mu çalışıyorsun?"
Gerideki mavi deri koltuklara kurulurken zaten açık ara önde olan gencin ciddi bir puan daha eklediğini devrilenlerin ardından tabeladaki kırmızı ışıkların gösterdiği sayılardan izledi.
"Her zamanki kadar mesaim."
Diğeri de yanına oturması ile kolunu omzuna atarak sırtına hafifçe vurdu.
"Bahardandır.
İnsanın içi bir hoş oluyor, baş döndürüyor:
Aşık olacak gibi .."Kol saatinin kordonundaki dikişten fırlayan küçük iple oynarken zihnine dolanlarla burukça gülümsedi.
"Belki de.."
Oturduğu yerden kalkarak gerindi. Jaebum'a elini uzatarak onu da kaldırdı.
"Bir şeyler mi yesek?"
"Daha yeni yemek yedik, oğlum!"
"Canım tatlı bir şeyler çekiyor.
Ben öderim.""Sen ödeyeceksen neden olmasın.
Aah!! Bizim çocukları da çağıralım.""Ehh! Hadi çağır bakalım. Violent Kafe'ye gelsinler. O kadar çalıştım biraz da yiyelim değil mi ama?!"
"Senin eski çalıştığın pastane değil mi orası?"
"Evet. Pastalarında son zamanlarda farklı bir lezzet var."
Gülümsemesi yüzüne iyice yayılırken arkadaşı anlam veremese de sabırsız adımları son birkaç gün olduğu gibi bugün de oraya çekiliyordu.
Pastaneye ulaştıklarında bakışları boş bir masadan çok diğerine rastlamak için gezinirken Jaebum'un seçtiği bir masaya geçtiler."Dekoru da biraz değişmiş sanki."
"Öyle mi?"
Ona denk gelemeyişi ile hala etrafa bakınırken bir garson masalarında durdu.
"Ne istersiniz efendim?"
"Peynirli, dereotlu poğaçalarınızdan varsa onlardan üç tane istiyorum ve kivi limon karpuz karışımı meyve suyu istiyorum."
Jongin'in ardından Jaebum da siparişini verdiğinde garson gidince ona döndü.
"Tatlı bir şeyler yemek istediğini söylemiştin?!"
"Evet. Bunun tadı çok güzel."
"Tatlı denildiğinde pasta ya da turta tarzı anlaşılıyor Jongin."
"Ondan da alırım bizimkiler gelince."
Geçiştirme sohbetlerinin arasında siparişleri geldikten dakikalar sonra diğerleri de onlara dahil olmuştu.
Masadaki siparişleri ve arkadaşlarından çok bakışları huzursuzca etrafta onu ararken lavabo bahanesi ile ayaklandı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Lost Time in Life 《Dörtleme》
Fiksi PenggemarSadece hava almak için çıktığı yurdun çatısında yaslandığı trabzanın aniden yerinden oynaması ile yedinci kattan boşluğa düşerken gözleri karardı. Seul'ün ışıklarını son kez görmek için gözlerini araladığında boşlukta askıda olduğunu ancak kendisi g...