4.Bölüm

98 6 0
                                    

ertesi sabah olmuştu saat 10.09  da kalkar kalkmaz tanrıya dua ettim tanrım bu gün bir problem çıkmasın dedikten sonra gözlerimi ovuşturup emily nin odasına baktım oradaydı mışıl mışıl uyuyordu kapısını yavşça kapatır kapatmaz babamın odasına yöneldim ve oda hâla uyuyordu banyoya girip dişimi fırçaladım daha sonra uzun bi duş yaptım ve rahatlamıştım odama geçip saçımı düzleştirdim makyaj yaptım ve bisiklet  yaka asker yeşili sade tişörtümü giydikten sonra altına mini beyaz kot

şortumu giyindim altınada asker yeşili dolgu topuk ayakkabılarımı giydim ve kol çantamı aldım içine bi kaç bir şey atıp telefonumu, güneş gözlügümü ve çalışma masamdaki paraları elime alıp dışarı çıktım arabaya bindim ve 100 metre ötedeki eğlence parkında durdurup scoot u aradım ;

-scoot ?

-efendim hanna

-uyuyormuydun

- hayır bebeğim uyanmış senin aramanı bekliyordum

bunu demesi üzerine güldüm ve onu bu parka çağırdım 15 dakika sonra gelmişti arabaya bindi onu öptüm oda beni öptü " ee hanna planın ne " dedi dalga geçerek " jmy ve lindanın az ötedeki  Paris temalı restoranda kahvaltı edeceklerini duydum bizde oraya gitmeliyiz hem harika olur" dedim heyecanla "hanna yapma onun ayağına gideceğine o senin ayağına gelsin " dedi bir kaç saniyeliğine başımı eğdim düşünür gibi yaptım sonra kafamı kaldırıp " sadece tesadüf " dedim gülümseyerek ve gaza bastım.

restoranta vardığımızda scoot arabadan inmemek için ısrar etti her zamankinden sakindi hemde çok sakindi ,son 2 gündür.

"scoot !!" dedim yine her zamankinden çok daha sakin ve üzgün bir ses tonuyla "efendim " dedi arabanın kapısını kapattım ve " benden ne saklıyorsun " dedim anlamıştım çünkü bu çocuk benim 13 yıllık arkadaşım kısacası herşeyim oluyo ve benden ne zaman bir şey saklasa bunu anlayabiliyordum "scoot" dedim o daha cevap vermeden, bagırarak "senden bir şey saklamıyorum hanna anla bilmen gerekseydi bilirdin " dedi bağırarak öfkeli bir şekilde gözünden bir yaş geldi gözünü sildim ve " hadi eve gidelim bebeğim" derken gaza basıp scootların evine gittik bende içeri girip onu odasına kadar cıkardım ve birer pizza sipariş ettik scoot pizzasını yerken bende scootun odasını karıştırmaya başladım ve bir belge buldum önemli olabileceğini düşünerek gizlice elime alıp lavaboya gittim  ve okumaya başladım her ne kadar bir şey anlamasamda belgenin üstnde bir kaç akciğer resmi vardı ve yazılar kırmızı yazılmıştı bu beni korkuttu okumaya devam ederken en alt kısımda bir yazı dikkatimi çekti akciğer kanseri tehsişi konuldu tanrım scoot kanserdi göz yaşlarına boğuldum hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım çok üzgündüm önce  annem şimdide scoot mu ? Hayır scoot u veremezdim eğer içimi dökebileceğim birisi olmazssa ben ölürdüm . Scoot ağlamamı duymuş olmalı kapıyı hafifçe tıklattı göz yaşlarımı silip kapıyı açtım scoot ağlıyordu onunda göz yaşlarını sildim ve sarıldım elinden tutup aşağıya arabaya indirdim onu ön koltuğa oturtup kendim şoför koltuğuna geçtim ve kendim yaptığım içinde favori şarkılarımın bulunduğu cd yi cd çalara yerleştirdim ilk olarak Bridgit Mendler Hurricane çalıyordu son ses açtım tüm pencereleri açtım tavandaki pencereyide açtım güneş gözlügümü taktım ve gaza bastım ikimizinde saçları havada uçuşuyordu sürekli gülerek birbirimize bakıyorduk olabildiğince aklını dağıtmaya çalışıyordum bağırarak şarkıyı söylüyorduk. Onu 14 km ötedeki sahile götürecektim şehrin bu aylarında oralarda  coachella festivali olurdu yolda giderken arabayı birden durdurdum ve müziği kıstım scoot bana bakıyordu bende ona bakarak " sadeve mutlu ol tatlım"dedim scoot gülümseyerek "Ne dersim emily de bizimle gelsin" dedi arabayı 180° döndürdüm ve bizim eve gidip emily i hazırladım evde babamın olmadığını farkettim haftasonuydu nerde olabilirdi diye düşündüm, sonra spora gitmiş olabileceği aklıma geldi ve sakinleştim.

em i hemen arabaya bindirdim ve gittik müziğin sesi yine son ses açıktı ama bu sefer başka şarkı çalıyordu Pharrel Williams- Happy şarkısını bağırarak söylemeye başladık arabayı direk sahile sürdüm oraya vardığımızda güneş hala tepedeydi ilk önce gidip pamuk şeker aldık  ve komser alanına doğru yürümeye başladık konsereler başlamıştı.Bu gün coachella nın kaçıncı günü bilmiyorum ama tahminimce 2.günüydü ve sahnede Lana Del Rey vardı.Konser bittiğinde banklara oturup elimizdeki patlamış mısırı yerken gün batımını izledik scoot kolunu benim omuzuma attı bende kafamı onun omuzuna yasladım tanrım bu gün hiç bitmesin .Elimden geldiğince scootun aklını dağıtmaya çalışıyordum.Artık hava tam kararmıştı arabaya bindik ve yine aynı pozisyonda müzik son ses açık bir şekilde eve doğru yol aldık bu sefer cd çalarda Imagine Dragons -Radioactive çalıyordu yine bağırarak söyledik em arkada oturuyordu bir elimi arkaya doğru uzattım ve em elimi tuttu tüm bir yolu öyle gittik em'inde kafasının dağılması gerekiyordu, biz el ele tutuşurken scootta şarkıyı söylemeye devam ediyordu çok mutluydum scoot u eve bıraktık daha sonra biz eve gittik babamı gördüm ve ve babamla ilgili içimdeki sınıntı yok olmuştu odama çıktım kıyaftimi değiştirdim turkuaz bir mini şort üstünede bir beyaz düz tişört giydim hava soğuk olduğundan üstüme gri beyaz kolej montumu giydim telefonumu aldım biraz para alıp super markete gittim biraz atıştırmalık aldım ve en yakın kız arkadasımı anna yı alışverişe cağırdım yurt dışından daha yeni gelmişti onunla alışveriş merkezinde buluştuk anna da scoot gibiydi scoot ben ve anna aynı sınıftaydı küçükken  ve komşuyduk ama sonra scoot taşında ama anna ile hâla komşuyuz. Anna ya herşeyi anlattım ve alışveriş yaptık 2 pantolon 1 kapri ve 3 düz tişört almıştım.Faha sonra arabaya binip eve gittik ben inanılmaz yorgundum ama anna california yı biraz daha gezeceğini söyleyerek kendi arabasına yöneldi. Ödevlerimi yaptım ve telefonumu kurcaladıktan sonra uyudum.Mutluydum

Ben böyleyimHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin