Canlarım çoook teşekkür ederim . Okunacakalr 238 olmuş bu her ne kadar az olsada benim için önemli ve votede 29 olmuş çook sevindim gerçekten çoook teşekkür ederim. Bu arada size üzücü bir haberim var sınav haftam yaklaşıyo malesef sınav haftam bitene kadar wattpad den uzaklaşıcam . Umarım bölümü seversiniz . Biliyorum önceki bölümde Doruğa çok kızdınız .Ama herşey düzelecek inş.
Bölüm müziği Jason derulo - Stupid love
Kolyeyi elime aldım ve sıktım sonra odadan çıktım ve kapıyı tekrardan kilitledim. Sonrada kapıya yumruğumu geçirdim .Bir tane daha ve bir tane daha ... Kapının dibine çöktüm ve ağlamaya başladım . Ben neden ağlıyordum ki . Tuğçe yüzünden değil mi ? Evet ben şuan bir kız için ağlıyorum. Bir kız için ... Onu deliler gibi seviyordum. Hayatıma o kadar kısa sürede girdi ki beni benden aldı. Yoksa ben aşık mı olmuştum. Ahh Doruk saçmalıyorsun. Aşk diye birşey yok ki o sadece evde kalmış kızların saçma bir uydurması.Hem aşk diye birşey olsa ben aşık olmazdım ki . O kadar güçsüz değilim . Beni öyle saçma duygular ele geçiremez ! Kafam çok karışıktı. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Aniden ayağa kalktım ve odamdaki çekmeceden ip ve bir kumaş parçası aldım. Tuğçenin bulunduğu odanın kapısının kilidini açıp içeri girdim. Yorganın altında gizlenmiş olsa bile onun uyumadığını biliyordum. Yorganı açtım. Elimdeki ipi görünce gözleri yuvalarından çıkacak gibi fırladı." D Do Doruk onunla beni bağlamayı düşünmüyorsun değil mi !?" sorusunu cevapsız bıraktım ve kolundan tutup onu ayağa kaldırdım. Benden kaçmaya çalışıyordu. Onda keçi inadı varsa bende daha da kötüsü vardı. Güç ... Diğer kolunuda yakalayıp arkadan ellerini sıkıca bağladım moraracağına emindim. Banane morarırsa morarsın sözümü dinlemeyi öğrenir ! Kumaş parçasında dişlerinin arasından geçirip başının arkasından bağladım. Onu kucağıma alıp merdivenleri indim. Kucağımda tepinmeye başlamıştı umursamamaya çalıştım. Dış kapıyı dirseğimle açtım ardından ayağımla kapattım. Ayakkabı giymeyi düşünmüyordum.Dışarı çıkmamla soğuk hava çıplak göğsüme çarptı . Ama umursamadan arabaya yöneldim. Tuğçe daha fazla tepinmeye ve ağzındaki kumaştan dolayı tam olarak anlayamadığım küfürler savuruyordu. " Tepinmeyi kes !" diye bağırmama rağmen beni dinlemeyip dahada tepinmeye başladı. Daha bugün sözlerimi dinlesin diye onu uyarmıştım. Arabada görür şimdi o! Tuğçenin kaçmamasına dikkat ederek eşofmanımın cebindeki anahtarla arabayı açtım.Arka kapıyı açıp Tuğçeyi içeri savurdum.Tuğçenin koltuğa uzanmasını sağlayıp üstüne çıktım. " Sana daha kaç kez sözümü dinlemeni söyleyeceğim ha !" diye bağırdım ve yanağına sert bir tokat attım.Tokatın etkisiyle yana savrulan başını bana doğru çevirdim ve çenesini gözlerime tam olarak bakabileceği bir şekilde tuttum. " Bu gözlere iyi bak ! Bunlar senin eserin ve sırf söz dinlemediğin için ateş saçıyorlar ! Kendine daha kötüsünün olmasını istemiyorsan bu gözleri bir daha bu hale getirme ve sözümü dinle !" Başını yukarı aşağı salladığında üstünden kalktım. " Yolculuk boyunca sakince otur!" dedim ve arabadan inip sürücü koltuğuna geçtim. Yolculuk boyunca çıt çıkarmamıştı. Sadece bir köşeye sinmiş ve dışarıya bakıyordu .Evin otomatik demir kapısının önüne gelince güvenliğe kapıyı açmasını elimle işaret ettim. Evin bahçesine sonrada garajına girdim ve arabayı park ettim. Arabadan indim ve arka kapıyı açtım. " İn !" dedim. Biraz tereddütte kalsada arabadan indi. Kollarından tuttum ve onu çekeleyerek evin önüne geldim. Kapının kilidinde duran anahatara bakınca Gürkayın gelip evin eksiklerini aldığını anladım. Anahtarı çevirdim ve Tuğçeyi içeri soktum . Bende eve girdim ve kapıyı içerden kitledikten sonra anahtarı cebime koydum. Tuğçeyi kolundan tutup kendi odamın yanındaki odaya girdirdim. " Burda bekle !" dedim ve ihtiyaç odasına girdim. Ordan uzun bir zincir ve kilit aldım.Tuğçenin bulunduğu odaya geçtim . Bıraktığım yerde duruyordu. Elimdeki zinciri görünce bir iki adım geriledi. Onu kolundan tuttum ve elindeki ipi çözdüm . Aman Allahım ben mi yapmıştım bunu kızın eli mosmordu ama ben böyle morarma görmedim . İçime biraz pişmanlık düşünce şeytan kulağıma fısıldadı ' Pişmanlık güçsüz olanlar içindir ! Çünkü onlar hep hata yapar ve sen güçsüz değilsin! O zaman pişmanlığın senin içine girmesine izin verme! ' şeytanı dinledim ve Tuğçenin elindeki morarmayı umrsamadan elinin morardığı yerden sıkıca tuttum ve onun yere oturmasını sağladım. Elinin acısıyla küçük bir inleme çıkardı. Bende çömelip ayağına zinciri bağladım diğer ucunuda yatağın demirine kilitledim. Zincir uzun olduğundan odanın içerisinde rahatça hareket edebilirdi.Odanın içerisinde herhangi kesici alet olup olmadığına baktım . Neyseki kesici birşeyler yoktu. Odayı kilitleme ihtiyacı duymadan kendi odama geçtim. eşofmanımdaki anahtarları komidinin üstüne bıraktım. Ardından Ozan abiye Tuğçeyle İğne Adada olduğumuzu mesaj attım. Sonra saat çok geç olduğu için yatağa kendimi bıraktım. **** Sabah kalktığımda gözlerimi duvar saatine çevirdim. 09:36 . Odamdan çıkıp Tuğçenin odasına geçtim . Yatağın duvar köşesinde olan yere sırtını yaslamış bağdaş kurmuş ve ağlıyordu . Beni görünce göz yaşlarını hemen sildi. Ağladığını belli etmemeye çalışıyordu. Yatağın üstüne çıktım ve aynı onun gibi sırtımı duvara yaslayıp bağdaş kurdum. Beni görmezden gelmeye çalışıyordu. Ona doğru biraz kaydım. Oda bulunduğu köşeye daha fazla sindi . " Benle küstün mü ?" " Küsmek bana göre değil . Ben küstüm mü tam küserim yani o kişiyle bir daha konuşmam." " Bu tavırların ne oluyor o zaman ?" " Benden ne bekliyorsun ? Beni bulunduğum evden çıkarıp doğru dürüst ışık almayan soğuk bir odaya tıkıp sonra bir kaç güç gösterisi yapıp kollarımdan ve ağzımdan bağladığın sonra kendi kölenmişim gibi bilmediğim bir eve getirip beni ayağımdan zincirlediğin için teşekkür etmemi mi bekliyorsun !? Ha !? Ne bekliyorsun !?" " Ben sinirlenmiştim . Sen benim sözlerimi dinleyip yapsaydın beni sinirlendirmemiş olacaktın ! Bende bütün olanları yapmak istememiştim ama lanet olasıca annemden kalan bir sinir hastalığım var ! Kendimi durduramadım. Ama ben seni çok seviyor-"sözümü keserek "Bu yüzden mi yaptın bunları !?" dedi ve elindeki morlukları gösterdi. " İnsan sevdiğine bunu yapar mı ? Bak bir ilişkide en önemli duygulardan biri güvendir ve o olmazsa o ilişki saman gibi tatsız bir hal alır .Sen bana bunları yaptıktan sonra ben sana nasıl güvenebilirim ?" " Tamam bana olan güvenin sarsılmış olabilir ama ben bunu düzelte-" "Sen bana bunları yaptıktan sonra benim sana güvenim sarsılmadı ! Yıkıldı ! Bitti ! Anlıyor musun artık sana güvenmiyorum ! Sen bunu düzeltemezsin! Anlıyor musun ? Sen bunu düzeltemezsin ! Ben senden hiç böyle şeyler beklemiyordum. Ben seni çok seviyordum ama sen beni gerçekten bunları yaparak bitirdin! " " Sen benim ne dediğimi duyuyorsun değil mi !? Sinir hastasıyım diyorum kendime hakim olamıyorum diyorum ! Asıl sen beni anlıyor musun ? Ben senden sadece küçük bir teşekkür öpücüğü istedim bu kadar ya ! Biliyorsun ki bunu ben sana zorla yapabilirim ama ben senden istedim. Sonra sen bana boşu boşuna bağırıp çağırdın . Ben... Sevgilin ... senden öpücük istedi diye. " < 3 Yanağıma küçük bir öpücük bırakınca şaşırarak ona baktım. " İstediğini aldın ! Mutlu musun ! " Tuğçeye sinirli olmak çok yakışıyordu. Kaşlarını çatmış bir şekilde bana bakıyordu. Ona bu şekil gerçekten yakışıyordu. Bu hoşuma gitmişti. Bütün sinirimin geri çekildiğini fark ettim. Öpücükten midir nedir ? Bağdaşımı bozdum ve Tuğçenin önüne geçtim dizlerimin üstünde duruyordum ve ona doğru eğildim. " Evet mutluyum. " dedim ve boynunu iz bırakacak sertlikte emmeye başladım. Herhangi bir tepki vermemişti . Geri çekildim ve boynunda bıraktığım ize baktım. Bu bir nevi bana Tuğçenin benim olduğunu hissettirdi bu yüzden hafif gülümsedim. Tuğçe yataktan kalktı ve odadaki aynada boynuna baktı. Bana dönüp "Sinir krizi bitti şimdide sadistliğe mi başladın ?" diye sordu. Kahkaha attım . Ahh bu kız gerçekten beni benden alıyordu. " Hayır sadece o iz senin benim olduğunu hİsettirdi bana . " dedim açıkça . " Sen beni hiç düşünmüyorsun galiba ! Abim bu izi görünce ben ne cevap vereceğim ona !" " O abin seninle yatmama bile izin verir yoksa dün gece gelip seni burdan alıp götürmüştü bile . " " Bundan nasıl emin olabiliyorsun!?" " Çünkü dün gece Ozan abiye mesaj attım burda olduğumuz hakkında kesinlikle abine söylemiştir . Abin buraya gelip seni götürmediğine göre " " Tamam anladım . Ne zaman beni salacaksın ?" "Bir hafta sonra ." " Ne !? Ama bu çok fazla ! Ben kafayı yerim burda ! Şu zincirlerle ve seninle!" "Kendime çözüm bulamam ama zincirleri çıkarabilirim kaçmaya çalışmayacağına söz verirsen . " " Tamam söz " " Ama kaçmaya çalışırsan seni bulurum ve çok kötü olur ona göre . Yalnız ben çok acıktım bana kahvaltı yapsana " " Hayır ! Git kendin hazırla kahvaltını ! Sevgilin miyim kölen miyim anlamadım ya! Hem hala sana olan sinirim geçmedi! " " Tuğçe dün olanları unutsak olur mu ? Bak biliyorum seni gerçekten çok üzdüm ama geçti. Bir daha sana öyle davranmıycam .Çok çok çok çok çok çok özür dilerim." " Söz ver ." " Söz veriyorum sen benim sözlerimi dinlediğin sürece sana öyle davranmıycam .Barıştık mı ?" "Hiç küsmemiştik ki soytarı" deyip bana sarıldı." Tamam o zaman ben güzel sevgilimin elinden kahvaltı istiyorum " "Zincirleri çıkarırsan yapıcam. " "Tamam bekle ben geliyorum. "dedim ve odama geçip komidinin üstünden kilitin anahtarını aldım. Tuğçenin odasına geçip ayağındaki zinciri çözdüm. Sonra onu doğruca mutfağa soktum. " Sakın beni zehirlemeye kalkışma " " Ayy çok meraklıydım seni zehirlemeye zaten " deyip dolapları karıştırmaya başladı. " Ben salondayım . Bir şeye ihtiyacın olursa söyle " dedim ve salondaki tv nin başına geçtim. Kumandayı elime alıp kanalları dolaşmaya başlamıştım ki kapının çalmasıyla kumandayı koltuğa atıp salon kapısının ardından bana meraklı gözlerle bakan Tuğçenin yanına gidip " Sen odana geç ve ben seni çağırana kadar da ordan çıkma sessizce bekle " diye fısıldadım. Sonra odamdan dış kapının anahtarını alıp dış kapının kilidini açıp kapıyıda açtım. Biranda üstüme biri atladı ve beraber yere kapaklandık. Hemen üstümden o kişiyi itip üstüne yumruk atmak için hazırlanmıştım ki o kişinin kuzenim Berkay olduğunu fark ettim. " Mal ne üstüme atlıyon ! " diye bağırarak onu kolundan tutup yerden kaldırdım.Kapıda bekleyen Senemi görünce onu içeri girmesini işaret ettim ." Ben sana söylemiştim Berkay abinin üstüne atlama diye bak nerdeyse yüzünün güzelliğinden oluyordun !" diye söylendi Senem. Hep beraber salona geçtik. " Ne oldu neden uğradınız buraya ?" " Abi senin arabayı görünce gelip bi uğrayalım dedik. Ozan abim yok mu ?" dedi Berkay. " Hayır o burda yok dağ evinde diğerleriyle. " "Abi sen ne yapıyon burda tek başına mısın ?" " Yok be oğlum yanıma yengeni aldım bi buraya getireyim dedim. " " Nerde abi yenge ?" deyince Berkay Tuğçenin beni odada beklediği aklıma geldi. Tuğçenin bulunduğu odaya geçtim yatağın üstünde oturmuş merakla bana bakıyordu." Tuğçe gel seni kuzenimle tanıştırıyım." dedim " Benim üstüm çok brebat şuan olmaz ki hem kokuyorum. " dedi Tuğçe . " Tamam ben hallederim sen gel " dedim ve odadan çıktık.Salondan bizi göremiyorlardı. Merdivenlerden çıkıp sağdaki odaya geçtik.Bu oda Ozan abinin sevgilisine aitti çünkü bi ara Ozan abiyle burda kalıyorlardı. Gardrobu açtım siyah bir eşofman ve beyaz kısa kollu çıkardım. Tuğçeye verdim. Sonra aynalı çekmecenin önünden bir parfüm alıp Tuğçenin eline tutuşturdum. Sonrada odanın kapısının önünde durup " Aşağıda salonda seni bekliyoruz" dedim ve odadan çıktım.Salona geçtim ." Birazdan gelecekmiş . Eee tatil için mi geldiniz ?" " Evet . Yarın geri dönüyoruz İzmire. " dedi Berkay." Hmm bizde dün geldik Tuğçeyle biraz tatil yapıp kafamızı dağıtırız diye . Amcam ne yapıyo ?" " Doktorlar durumunun daha iyi olduğunu söylediler. Şuan evde . Hala tedavileri sürüyo. Annem de şirkete bakıyo işte .Toplantıları falan filan oluyo. ." dedi ." Sen ne yaptın şu dersler konusunda . Sen bana karneneide göstermedin değil mi ?" " Ya abi işte görüşemedik ki senle ." "Ne yaptın karnede zayıfın varmıydı ?" " Şey... işte ... 4 tanecik zayıfım vardı." " Ne !? 4 zayıf mı ?Oğlum ne yapmışsın sen be ! Tabi saldın bütün dersleri kaçtın da okuldan gittin şu Mert zibidisinin yanına onla takıldın.Zaten sonucu bu olmasa şaşırırdım. " Seneme döndüm " Sen ne yaptın takılmadın şu gerizekalıyla demi ?" " Yok abi ya ben ders çalıştım Berkayada söyledim zayıfın gelecek sınavlar çalış diye ama beni dinlemedi ki hiç ! Sonrada karneyi görünce tostladı. Ben taktir alırken o düz geçti." " Berkay bak valla şaşırıyorum sen nerden buldun böyle kızı ? Kızım sende saf mısın bu malla çıkıyon ?" " Off abi ya sanane biz seviyoruz birbirimizi " dedi Berkay . " Sus lan beyinsiz abisine laf yetiştiriyo burda " bu sırada Tuğçe salona girdi. Berkay " Hah yengem gelmiş ." diyerek Tuğçenin omzuna attı kolunu " Yenge şu abime bişey söyle ya bana sürekli hakaret ediyo." " Bak eşşek sıpasına birde beni şikayet ediyo !" deyip Tuğçenin omzunu Berkaydan kurtardım.Sonra kolumu omzuna yerleştirdim. Ben "Tuğçe sen kanma şu aptala konuşuyo saf saf !"diyince " Hiçte bile " diye itiraz etti Berkay. Bende kolum Tuğçenin omzundayken Berkaya tekme attım. " Yenge görüyor musun bana nasıl şiddet uyguluyo aynı zamanda senide şiddetin içerisine sokuyo." dedi Berkay ." Üff ne oluyo ya biri birini şikayet ediyo diğeri ordan laf yetişrtiriyo . Biri birine tekme atıyo.Diğeri gelmiş hala şikayet ediyo. Off çocuk musunuz siz ya ! Doruk çek kolunu omzumdan ! " diye bağırdı Tuğçe. Ben hemen kolumu omzundan çektim. Sonra hepimiz salonun koltuklarına geçtik ve ben Berkay ve Senemi Berkay Ozan abinin kardeşi oluyordu Yani benim kuzenim.Senem de Berkayın sevgilisi. İzmirden İğne adaya gelmişler . Tatil için . Bizim evin hemen yanındaki evde- amcamın evinde- konaklamışlar bi kaç gün . Bir süre sonra Senemle ben kahvaltı hazırlamak için mutfağa geçtik. - Tuğçe - Ben buzdolabından krep yapmak için malzemeleri çıkardım. Sonra yapmaya başladım. Senem de bana yardım ediyordu. " Lise kaça gidiyordun? " " Lise 3 e geçtim. Sen ?" " Ben üniversiteye geçtim. Bu arada bana Tuğçe diyebilirsin. " " Tamam. Doruk abiyle nasıl tanıştınız ? " " Biz Dorukların evinin hemen yanında oturuyoruz yakın arkadaşım İremle . Sonra Doruk tanışma maksatla geldi falan filan işte ... " Senemle baya konuşup yakınlaşmıştık.Kahvaltıyı hazırlayıp yemek masasına yerleştirdik. Sonra Dorukla Berkayıda çağırıp kahvaltımızı yaptık. Yaklaşık yarım saat daha burda kaldılar sonra evlerine geri döndüler. Doruk salona geçti ve tv de belgesel izlemeye başladı. Bende Doruğun yanına geçip tv izledim.Bir süre sonra kendimi yorgun hissetmeye başlamıştım. Yavaş yavaş gözlerimin kapanmasına izin verdim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kalbimin Sahibi - askıda-
Ficção AdolescenteÇeşitli acılar çekmiş iki kız . Yeni komşular. Yeni arkadaşlar. Yeni şekillenen aşklar. Kısacası Onlar için yeni bir hayat . Birbirinden tehlikeli iki grup . Sonu bilinmeyen bir düşmanlık. Aralarındaki Kin ve Kıskançlık . Birbirlerine "Kaybettin"...
