Evet arkadaşlar yeni bölümle karşınızdayım.
İyi okumalar...•••••••••
Hatırlatma
Zil çalınca Selin ve Ceren sınıftan çıktılar. Ceren gelip belime sarıldı. İnleyince Ceren hemen geri çekildi. Selin hemen yanıma geldi ve ne olduğunu sordu. Olayları anlattım. Selin çocuk hakkında bana tavsiye verirken Ceren sürekli "Irıspı çıcığı ıntıp sıcığı"deyip duruyordu.Ceren'in dediklerine güldüm. Selin'e baktığımda Berke'ye bakıyordu. Kaşlarını çattıktan sonra "Berke?"dedi. Berke de ona bakıp "Selin?"dedi. Ben de ikisine bakıp "Siz birbirinizi tanıyor musunuz?"diye sordum. Selin kızara bozara "Anlatmıştım ya kanka. Sevgilim. Berke"dedi. Bu o Berke miydi? "Bu o Berke mi?"diye sordum Selin'e bakarak. Başını aşağı yukarı salladı. Berke'ye tekrar elimi uzatıp "O zaman şöyle diyelim. Nihayet tanışabildik Enişte'cim"dedim. Güldü. Daha sonra gülüşü soldu. Yerdeki Alp'i göstererek "Bu o anlattığın şerefsiz piç mi? Hani sana korkundan yararlanarak yaklaşıp, seni aldatıp, üzen şerefsiz?"dedi. Selin Berke'ye anlatmıştı. Gözlerimi kaçırıp başımı olumlu anlamda salladım. Konu bul Eslem... Konu b- Aha lan konu buldum!!! Ay ben beynimi öpeyim. Canım beynim sen ne de akıllısın!!! "Aaa Selin biz ne zaman İzmir'e gideceğiz? Hani gidiyorduk bu yıl?" Selin'e Kaş göz işareti yaptım. Selin anlayınca hemen "Hee tabi ya. Yazın gideriz. Hatta belki Berke de gelir. Değil mi Berke?"dedi. Berke gülümsedi. "Olur"dedi. Ceren ortaya atladı. "Hani ben? Şerefsizler!" Güldüm. Selin kolunu Ceren'in omzuna atıp "Yoksun sen"dedi. Ceren de Selin'in kolunu itip benim yanıma geldi. "Eslem, seni çok çok çok sevdiğimi biliyorsun değil mi? En sevdiğim kankacım..." Ceren'e göz devirip "Tamam be! Gelirsin. Yeter ki beni rahat bırak"dedim. O da göz devirdi ve zilin çalmasıyla sınıfa doğru gitti. Selin, ben ve Berke hala sınıfın önünde bekliyorduk. Birbirimize çıkışta buluşup gitme sözü verdikten sonra Selin sınıfın kapısını açtı ve bana dönüp "Gelmiyor musun kanka?"diye sordu. Tuvalete gideceğimi söyleyip yürümeye başladım. Tuvalete geldiğimde önce elimi yüzümü yıkayıp, sonra da aynada sırtıma baktım. Morarmıştı. Ve sızlıyordu. Bir anda açılan kapıyla hemen tişörtümü aşağı indirdim. İçeri girene baktığımda Alp'ti. Yine gelmişti. Yanıma doğru yaklaştı ve "Ovvv bebeğim, sırtın neden morardı? Bu arada, sırtın bile seksi. Beğendim"dedi muzipçe bakarak. Daha sonra yanıma gelip kolumu tuttu ve beni duvara doğru itmeye başladı. Boşta kalan eliyle ağzımı kapattı. Yarım ağız gülüp "Sus yoksa canın yanar bebeğim"dedi ve pis bir kahkaha attı. Onu ittirmeye çalıştım. Olmadı. Bağırmıyordum da. Ne yapacaktım? Beni diziyle duvara sabitleyip kemerini çıkarmaya başladı tek eliyle. Bir eli hala ağzımdaydı. Ağzımdaki elini bir anda ittim ve bağırmaya başladım. "İmdaaat! Yardım edin! Ne olur yardım edin! İmdaaat!" Ben bağırırken bir anda yanağımda bir acı hissettim. Ve başım sağa savruldu. Bana tokat atmıştı. Ağzımdaki kanı yere tükürdüm ve nihayet konuşmaya başladım. "Sen... Sen bana tokat attın! Bu sefer seni affetmeyeceğim Alp! Affetmeyeceğim!" Alp bir anda aynaya yumruk attı. Ayna parçalara ayrılırken elinden süzülen kanı izledi. Daha sonra yerden büyük bir cam parçası aldı ve bana doğru gelmeye başladı. Bağırırken bir yandan da elindeki büyük cam parçasıyla bana doğru geliyordu. "Evet lan evet! Sana tokat attım! Var mı lan şimdi de yanağını deşeceğim!"dedi ve ellerimi tutup belindeki çantadan bir ip çıkararak bağladı. Kemerini çıkarıp dişlerimin arasına koyarken kulağıma doğru fısıldadı. "O güzel dişlerinin zarar görmesini istemem bebeğim"dedi ve kemeri dişlerimin arasına sıkıştırmayı bırakıp elindeki büyük cam parçasına baktı. Panik atağım başlamıştı. Zaten şu ana kadar başlamamış olması bir mucizeydi. Doğru ya, ben size söylemedim. Benim panik atağım var. 3 yıl önce annemi kanlar içinde gördükten sonra dayım bana zarar vermeye çalışırken olmuştu. O günü dün gibi hatırlıyorum. Düşüncelerimi dağıtan sol kulağımın birkaç santim uzağından çeneme doğru giden bir acı hissetmem oldu. Ve boynuma doğru süzülen sıcak sıvı... Kesmişti. Yapmıştı bunu. Gözyaşlarım akıyordu benden bağımsız. Ben hem tir tir titreyip, hem ağlarken, Alp gülüyordu. Bilicim kapanıyordu yavaş yavaş. Kapı bir anda açıldı ve yere yığıldım. Son gördüğüm şey Alp'e yumruk atıp yere düşüren ve daha sonra beni kucağına alıp "Geçecek Eslem. Geçecek. İyileşeceksin bücürük. Tekrar iyi olacaksın" sözleriyle koşarak beni taşıyan kişiydi. Sonra bilincim kapandı.
•••••••••••••••••••
Sizce o kişi kim?
Bölüm nasıldı?
Ağlayan var mı? Açıkçası ben bu bölümü ağlayarak yazdım.😢😢😢
Sizi sefiyommm. Bir dahaki bölüme görüşmek üzere...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Erkek Lisesi|Yarı Texting?
De TodoDüşüncelerimi dağıtan sol kulağımın birkaç santim uzağından çeneme doğru giden bir acı hissetmem oldu. Ve boynuma doğru süzülen sıcak sıvı... Kesmişti. Yapmıştı bunu. Gözyaşlarım akıyordu benden bağımsız. Ben hem tir tir titreyip, hem ağlarken, Alp...