"Hiçbiryere gitmiyorsun"
"Hiçbiryere gitmiyorum"
Sımsıkı sarıldı bana, birdaha bırakmasını asla istemiyorum. O an kendimi muhteşem hissettim. Elinden tutup eve girdim ve onu kapıya yasladım. Öpmeye başladım. Hemen karşılık verdi.
Sert ve tutkulu
Yavaş ve sakin
Birden çekildi yatak odasına çıktı. Ne de güzel fiziği vardı.
--------NİSAN SOYLU AYDIN------
O sıcak dudaklarına kavuştuktan sonra utanıp odama çıktım ve banyo yaptım. Çıkınca saçlarımı kurutmak için kurutma makinesini aldım ama bu sefer içinin unla dolu olup olmadığını kontrol ettim. İçinde bişey yoktu. Saçımı kuruttum ve aşağı indim. Aras film izliyordu. Yanına oturdum ve dizime yattı. Filme devam ederken onun saçıyla oynuyordum ve bana dönüp"aynı benim gibi kokuyorsun"dedi.
"Çünkü sana aidim"
Minikçe öptükten sonra annesi aradı ve romantik anımızı bozdu. Klasik Türk kaynanası işte.
"Efendim anne?"
"Kızım biz bu akşam size yemeğe geliyoruz. Annenlere söyle onlarda gelsin, görüşürüz" diyip cevabımı bile beklemeden telefonu kapattı.
"Ne diyor?"
"Akşam yemeğe geliyorlarmış annenleri de çağır diyor"
"Offf"
"Of deme oh de git şimdi bakkaldan yoğurt, un, süt, muz al"
"Muz?"
"Canım çekti"
"Tövbe tövbe"
"Fesatlık yapma kalk"
Annemleri aradım ve akşam yemeğe beklediğimizi söyledim. Evde büyük bir temizlik olacaktı bugün. Aras gelmeden her yeri topladım ve süpürdüm. O gelince yerleri sildim, misafir odalarının nevresimlerini değiştirdim ve toz aldım. Yemek olarak ise, şekerpare, salata, çorba, pilav ve kaşarlı güveç yapacaktım.
...
"Tık tık tık"
"Aras annemler ve annenler geldi napıcam nen şimdi hiç bu kadar çok misafir ağırlamamıştım of çok kötü hissediyorum!"
"Telaş yapma kapıyı aç"
Bana emir vermişti ama şimdi kavga edicek zaman değildi. Kapıyı açtım ve içeri dalıp etrafın temizliğine baktılar, sofraya baktılar ve bana döndüler.
"Hoşgeldiniz"
"Hoşbulduk gelin"
Annem Aliye anneye ters ters baktı ve,
"hoşbulduk kızım" dedi.
"Acıkmışsınızdır hemen sofraya geçelim isterseniz"
"Tamam canım"
Sofraya oturduk, sevgili kaynanam hariç kimse yemeklerime bir kusur bulmadı.
"Güveç çok tuzlu, börek yanmış"
Annem kaynanama ters ters baktı.
"salata çok limonlu olmuş çorbanın unu fazla"
"Teşekkür ederim bidahaki sefere dikkat ederim"
Yemek çok güzel giderken babam,
"Hanım bu börek seninkine çok benziyor" dedi.
"Çünkü Nisana ben öğrettim, kızım sonuçta"
Annem bana baktı ve göz kırptı. Yemekten sonra salona geçtik ve kahve yapıp getirdim. Kahveleri içerken Aliye hanım konuşmaya başladı yine.
"Oğlum ne zaman çocuğunuz olcak 4 ay oldu hızlı olun biraz"
"Anne ne zaman istersek ozaman yaparız sanane"
Baya utanmıştım. Yanaklarım kızardığı için kafamı öne eğdim.
"E bende torun sevmek istiyorum değilmi Cahide hanım?"
"i, yani"
"ANNE KARAR BİZİM ORGAN BİZİM SANANE YA UZATMA BAK"
"Beceremiyormısunuz yoksa?"
"Belki beceremiyoruzdur anne istersen odamıza çıkalım bi bak becerebiliyomuyuz diye!"
"Eğer 2 ay içinde gelinim hamile olmazsa benim böyle bir gelinim ve oğlum yok!"
Kahveler bittikten sonra gittiler ve mutfağı toplayıp salona geçtik.
"Annem haklı olabilir Nisan, ne zaman baba olucam ben?"
"Bildiğin gibi yalandan evliyiz 2 sene spnra boşanıcaz çocuğumuz annesiz veya babasız mı kalsın?"
"Tekrar evleniriz"
"Hazır değilim lütfen bu konuyu uzun bir süre açma"
Odama çıkıp yattım ve bu konuyu düşünmeye başladım. Bu acıya hazır hissetmiyordum.
