"Alo, Aslıcım Aras Aydını odama çağırırmısın"
"Tabi efendim hemen çağırıyorum"
Arasa bazı şeyler söyleyecektim, evet ona aşık değilim, ona karşı hiçbir hissim yok. Ama düğünü en kısa zamanda yapmak istediğimi söyleyecektim. Caneri hemen unutmak istiyordum. Ama unutamıyordum.
"Efendim güzel kız beni çağırmışsın"
"Tamam cıvıma hemen, seninle bişey konuşmak istiyorum"
"H..."
"Lütfen sözümü kesme Aras şurda adam akıllı bişey konuşcaz, ben en kısa sürede evlenmek istiyorum, Caner bana çok büyük acılar yaşattı, intikam olarak değil, ne hissettiğimi anlaması için. Senide bir intikam için kullanmam zaten. Bu arada Aras, ben, senden nefret etmiyorum senden haz alamıyorum, sana aşık olamıyorum. 1 hafta sonra evleniyoruz. Evde huzursuzluk olmasınıda istemiyorum, seni sevmeyi denemeye çalışmaya çalışıcam. "
" T... "
" Çıkabilirsin"
"Peki"
Arasa bunu söyleyeceğimi hiç düşünmemiştim. Ama Caneri unutmam gerekiyordu.
DÜĞÜN GÜNÜ
Gelinliğimi giymekte zorlanıyordum. Aras yanımda değildi, yanımda hiçkimse yoktu. Fermuarımı çekmeye elim yetişmiyordu. Aras birden odaya daldı.
"Oha insan kapıyı çalar kapıdaki yazıyı görmedin herhalde GELİN ODASI yazıyor kapıda"
"Özür dilerim sanırım gelinliği giyemiyorsun?"
"Sanane çık git ben giyerim gelinliğimi!"
Bana yaklaşıp"utanma"dedi ve çıktı. Zor da olsa gelinliğimi giymiştim. İrem kapıyı çaldı ve girdi. Beni görünce ağzı açık kaldı.
"AŞKIM SEN MUHTEŞEM OLMUŞSUN BEN SANA KURBAN OLURUM"
Bana sarıldı ve odaya Arda ile Aras aynanda girdi. Meğersem kapının arkasında ilk ben giricem diye kavga etmişler. Arda beni gördü ve gözünden bir damla yaş aktı. İrem ve Ardayı 6 yaşımdan beri tanıyorum ve onları ilk kez bu kadar mutlu görüyorum. Ama ben onlar gibi mutlu olamıyorum. Acılarımı içime atıyorum ve gülümsüyorum. Arda da bana sarıldıktan sonra ikiside bir yanıma geçtiler ve Aras"çok güzel olmuşsun müstakbel karıcığım"dedi. İrem Ardanın kolunu dürterek çıkma işareti yaptı ve çıktılar. Aras koltuğa oturup konuşmaya başladı.
"Ofiste bana dediklerini hatırlıyorum, peki ya sen benim o an ne hissettiğimi biliyomusun?"
"Ne?"
"İşte o an hayatımın aşkını bulduğumu anladım Nisan"
"Dediğim gibi seni sevebileceğimi sanmıyorum, ama elimden geleni yapıcam merak etme"
"Ben çıkıyım birazdan düğün başlıcak sen son hazırlıklarını yap"
"Tamam"
Kuaför saçımın son düzenlemelerini yaparken annem ve babam odaya girdiler. Aynadan anneme baktım, ağlıyordu, babam ise gülümsüyordu. Babam kuaföre parasını verip"çık artık"dedi. Artık odada yalnızdık.
"Kızım ben senin iyiliğini istiyorum. Para için seni bu çocukla evlendirmiyorum. Caner pisliği ile beraber olduğunu biliyorum. O adam sana hiçbirşey demesi mi?"
"Demedi ve artık diyemez de zaten"
"Sen onunla beraberken onu saf ve temiz, sadece seni seviyor sanıyordun değilmi?"
"Yaşadığım olaya kadar evet"
"Sadece o değil, kızım, o adamın babası bir mafya, sana belli etmese bile, Caner de bir mafya. Çoğu kişinin sebepsizce tırnaklarını söktü. Karnını tekmeledi. Ve öldürdü. Her gece barlarda bir sürü kadınla... Boşver orayı. Yaptığı şey sadece senin gördüğün, daha neler var bir bilsen. Seni o canavardan kurtarmak istedim kızım"
"Babam"
"Hadi gidelim kızım"
"peki"
Babamın koluna girdim ve salona doğru yürümeye başladık. Yapaydan gülümsüyordum. Masaya geldiğimizde Aras beni koltuğa oturttu, babam ise mikrofonu eline aldı ve konuşmaya başladı
"Bildiğiniz gibi, kızım Nisan, benim Nisan ayım, ilkbaharım, tüm yılım. Onun mutlu olması benim zaferim demektir. Küçüklüğünden beri o sevindi biz sevindik, o ağladı, biz ağladık, onun için çamurlara girdik, bileğimizi kırdık, dudağımızı patlattık, ama onu hiç yalnız bırakmadık. Şimdi ise Nisan ayım elimden uçup gidiyor ve buna hepiniz şahit oluyorsunuz. Kızımı Aras gibi bir delikanlıya emanet ederken hiç düşünmedim bile. Düğünümüze geldiğiniz için çok teşekkür ederiz. İyi eğlenceler. "
Salonda büyük bir alkış patladı ve babam yerine geçti. Sanki kendi isteğimle evleniyormuşum gibi konuştu ama helal konuştu be, canım babam.
Danslar edildi, genç kızlar hep salonun ortasında kendinden geçmiş çocuklar ortada ebelemece oynuyor. Müzik sesi tam dibimizde çınlıyor. Klasik Türk düğünü.
Erdem Soylu kızı Nisan Soylu, Mustafa Aydın oğlu Aras Aydını hastalıkta sağlıkta, iyi günde kötü günde kocanız olarak kabul ediyormusunız?
"Evet"
"Mustafa...
" Yav memur bey uzatmayın kıyın şu nikahı"
" Evet, kabul ediyorum "
Yine kocaman bir alkış patladı ve memur evlilik cüzdanını bana verdi. Sonunda evlenip kurtulmuştum Canerden.
CANLAR BİRAZ KISA OLMUŞ OLABİLİR,NİSANIN GELİNLİĞİ VE SAÇI, Arasın İSE DAMATLIĞI MEDYADA.
