Aras salona geçmişti ve bende aşağı indim. Önünden geçmemeye özen gösterdim ve arkasından dolandım. Mutfağa gidip yemek hazırladım. İçeei gidip"yemek hazır"dedim.
"Geliyorum"
Yemekte kızarmış tavuk, çorba börek ve salata vardı. - çaktırmayın böreği annem yaptı-
"Ooo sende ne hamarat çıktın lan 2 gündür"
"Lan deme bana salak karınım ben senin düzgün konuş gözünü oyarım"
"Valla sinirlenince çok tatlı oluyorsun"
Karşı tarafa oturup yemeği yemeye başladım. Sadece çorba içip kalktım. İştahım yoktu.
...
4 ay sonra:
Sabah kalktığımda başımda şiddetli bir ağrı hissettim. Yataktan kalkamadım. Aras ile ayrı odalarda yatıyorduk. Furkana seslenmek istemedim çünkü dün akşam yaşananlardan dolayı yüzüne bakamıyordum.Onu sevmediğimi ona kaç kere söylediğim halde, beni yapmaya çalıştı. Elinden kurtulup ona şiddetli bir tokat geçirdim.
Çok utanıyorum.
Ama utanması gereken o.
Ne yüzle yapar böyle bişeyi?
Dayanamıyordum ve Arasa seslendim.
"Araaaaaas"
Cevap yoktu.
"Aras başım çok ağrıyor gelirmisin"
1 2 dakika sonra Aras elinde hap ve suyla geldi.
Hapı ve suyu içtikten sonra yatağın yanındaki koltuğa oturdu.
"Dün yaptıklarım yüzünden özür dilerim. Beni istemediğini biliyorum ama kendimi tutamadım. Senden sonra çok değiştim ben. Senin sadece bana ait olmanı istiyorum. Benim olmanı istiyorum. Kendime hakim olamıyorum sana bakarken. Ağlayasım geliyo" benim diğerlerimden ne eksiğim var ki beni sevmiyor "diye. Nisan, beni sevmen için ne yapabilirim?"
"Canerin bana yaptıklarından sonra hiç kimseye güvenemiyorum. Gururum kırıldı benim, duygularımı kaybettim Aras. Seni sevmeyi isterdim ama yapamıyorum, başka birini sevmeyi beceremiyorum"
Başımın ağrısı daha da şiddetleniyordu ve ağzımdan kan gelmeye başlayınca bayıldım.
...
-------------ARAS AYDIN------------
Nisanın ağzından kan gelmeye başladı ve bayıldı. Onu anında hastaneye getirdik. Odada masumca yatıyordu. Doktor ise başında bekliyordu. Doktorun bir hamlesinden sonra Nisan uyandı ve doktor Nisana birşeyler söyledi. Biz odanın dışında olduğumuz için duyamadık. Ama ne dediğini ikimizde çok merak ediyorduk. Doktor çıkınca biz Emre ile içeri girdik ve Nisan "Arda ile İremi ararmısın?" dedi.
"Sen yeterkiste balım"
Aranıyor :NİSANIN KANKASI ARDA
"Alo biz hastanedeyiz, Nisan evde çok başının ağrıdığını söylemişti ve sonra ağzından kan geldi ve bayıldı. Çabuk gelin.
"... "
" Bekliyoruz"
Nisan Emre ye acıktığını söyledi ve Emre kantine yemek almaya gitti. Emrenin ardından odanın kapısını kilitledim. Nisanın yatağının köşesine oturdum be başını okşadım.
"Herşey benim yüzümden oldu, çok özür dilerim"
"Senin bir suçun yok, sana karşı koyamadım" dedi ağlayarak.
"Nisan seni hiçbir şekilde mutlu edemeyeceğim, ben mahallede başka bir eve geçsem iyi olucak galiba, ben varken çok mutsuzsun ve beni asla sevmeyeceğini anladım. Yarın başka mahallede başka bir eve taşınıyorum, lütfen ısrar etme."
Sadece ağladı ve hiçbişey demedi. 2 kişi birden kapıyı tıklatmaya başladı, gidip sinirle kapıyı açtım.
" Ne var lan ne öküz gibi çalıyorsunuz "
" Kanka elimde yemek var ve sıcak gel ve dokun istersen "
" Onu senin kafana sokarım Emre girin içeri. "
Emre ile birlikte Arda ve İremde içeri girmişte ve Arda herkesin önünden geçerek Nisanın yanına gitmişti. Onun alnını ve saçını öptü, sıkıca sarıldılar. Fısıldayar bişey söyledi ve tekrar sarıldılar. Ona nefretle bakıyordum.
İrem kulağıma fısıldadı.
"Kocasına bile bu kadar yakın değilken sıradan birine niye bu kadar yakın diye düşünüyor olabilirsin, ama Arda ve Nisan 6 yaşından beri arkadaşlar. Kan kardeşler hatta"
"Sen onlara ne zaman dahil oldun?"
"12 yaşında"
Sarılmalarına ve fısıldaşmalarına bir son gelmesi gerekiyordu.
"Olum yeter kızı güneşe çevirdin lan bırak karımı"
"Sanane olum senden daha uzun süredir tanıyorum ben onu" diyip çekildi ve İrem koşup Nisana sarıldı. Emre yemeği Nisanın önüne koydu ve İrem yemeği Nisana yedirdi.
"Arda, Emre hadi gidslim artık"
"Siz gidin ben geliyorum"
"Emre s*ktir git lan!"
"Tamam olum sende az sakin ol lan"
Odada yalnız kalmıştık. Nisan uyudu ve bende koltuğa yatıp uyudum.
...
Eve gittik ve Nisan uyurken bavulumu topladım, dışarı çıktım ve arabaya yerleştirmeye başladım. Mevsim kıştı ve heryer kardı. Tam arabama biniyordum ki bana doğru koşan Nisanı farkettim. Ağlıyordu ve hızlıca bana sarıldı.
"Lütfen gitme, sensiz yaşayamam" deyip dudağıma küçük bir öpücük kondurdu.
"Hiç biryere gitmiyorsun"
"Hiçbiryere gitmiyorum"
