Arkadaşlar genel olarak günde iki bölüm koymaya çalışıyoruz. Hikaye şimdiden beğeniliyor. Hepinize çok teşekkür ederiz :) Aybike & Sevil.
Gelen görevli Kevser'den başkası değildi ! Defne afallayarak Funda'nın yanına koşarak gitti. Kevser kapıyı hızla kapatarak ikisininde olduğu yere geldi, o da ne? Kevser odanın önünde kendini selfie çekiyordu arkasından da Defne ile Funda çıkmış. Bu seferse Facebook'a koyuyordu açıklamasına da "Kurbanlarımla ben gene akıyoruz" yazmıştı. Gerçekten Kevser'i anlamak bulmaca çözmek kadar zordu. İlk önce bildiklerini yazarsın geriye kalanlarsa en zorlarıdır ya işte Kevser'de bu bilinmeyenlerin en üst sırasındaydı. Biraz kafa dağıtmak için Defne ve Funda otelin havuzuna inmeye karar vermişlerdi.
İkisi de üstünü giyip hazır olduğunda havuza doğru yürümeye başladılar. Fakat yürürken sürekli ayakları kayıyordu. Sanki yerlerr.. sabunlu gibiydi. Bu işin de kimin başının altından çıktığını bulmak çok zor değildi. Onlar bunu düşünürken ileride sabunlu bir kovaya sünger bandırıp yerleri silen Kevser'i gördüler. Kevser onları gördüğü anda bir çingene edasıyla bağırmaya başladı.
-Gızzz napıyosunuz orda daha yeni sildim oralari çabuk çekilin ordan.
Defne ve Funda bu nalet olasıcadan bir türlü kurtulamadıkları için çok üzgündüler. Hayal ettikleri tatil bu değildi. Daha güzel daha hareketli bir tatil olmasını diliyorlardı. İkiside bahçenin diğer tarafına doğru hızlıca koştular. Artık ondan kurtulduklarını düşündüler ve kapkaranlık gecede yıldızlara bakmak için çimenlere oturdular. Sanki gökyüzünde bile Kevser’in simasını görmüşlerdi ve gerçekten sabırları taşma noktasındaydı. Defne astronomiye meraklıydı, takım yıldızlarını da tek bakışıyla görebiliyordu. Birden büyük ayı takım yıldızını işaret ederek;
-Bak Funda Kevser'i bulduum deyip gülmeye başladı. Funda da ona katıldığında ikisi de kahkahalarla gülüyordu. Fakat birden ikisi de ağzında sabun tadı hissedince kafalarını kaldırdı ve başlarında dikilen Kevser ile göz göze geldi. Kevser kızlara;
-Gıızzlar yerleri silerken bir adamla tanıştım yemeği çıkıcaz hazırlanmama yardım edin. diyerek onlardan yardım istedi. Defne ve Funda şok olmuşlardı. Yine de Kevser'e yardım edip onu güzelce hazırladılar, Kevser adeta bir süslenmiş foku andırıyordu. Özellikle bıyıklarına bakınca bu tabir ona fazlasıyla uyuyordu.
Yemek saati geldiğinde Kevser masaya doğru giderken kızlar da gizlece onları seyrediyordu. Birden Kevser'in yemek yediği kişiyi görünce şok oldular. Kevser ünlü Arap Şeyhi Şeyh Hamad Bin Hamdan El Nahyan ile yemek yiyiyordu. Defne ve Funda Arap Şeyhi'nin en büyük hayranlarıydı. Yaşıtları genellikle Justin Bieber, Rihanna, Miley fanı olmasına rağmen onlar bunlardan pek hoşlanmıyordu. Odalarında boy boy bu adamın resimleri vardı.
Kevser'i nasıl olur da yemeğe davet ederdi ? Etrafında yüzlerce güzel kadın vardı. Ama o Kevser’i seçmişti. Neler olacağını çok merak ediyorlardı. Onları net bir şekilde görebilmek için ikiside karşılarındaki masaya oturdular. Konuşmalarını da az çok duyuyorlardı ama hiçbir şey anlamıyorlardı. Çünkü ikisi de Arapça konuşuyordu !
Defne ve Funda deli olmak üzereydi. Kevser Arapça'yı ne ara öğrenmişti ? Defne birden Funda'ya dönüp;
-Hadi bir merhaba diyelim dedi. Funda hayır demedi çünkü bu adamla konuşmak için her şeyini feda edebilirdi. Delilik derecesinde ona hayrandı. Ve şimdi hayranı olduğu adam baş düşmanıyla oturmuş, üç kelimesinden birinde "Ayiivaa" diyerek yemek yiyiyordu. Masaları geçerek adamın yanına geldiler.
O da neydi? Adam Kevser'in elinden tutmuştu ve elini öpücüklere boğuyordu. Fakat bu işte bir gariplik vardı adam Kevser'e bakmıyordu.Karşısında olan çıtır mı çıtır güzel kızlara saçma saçma bakışlar atıyordu. Defne ve Funda anında bu aşağılık adama hayranlıklarını sonlandırdılar. Kevser ise durumdan çok memnunmuş gibiydi ve sandalyesinde kıvırtıyordu. Deliydi vallahi bu.
Kızlar utangaç bir şekilde merhaba derken adam onlara bakarak Kevser'e bir şeyler sordu. Kevser de aynı hızda cevap verdi ama sanki kaşları çatılmış gibiydi. Adam bir soru daha sorduğunda Kevser hiç umulmayacak bir şey yaparak masadaki sirkeyi adamın suratına hışımla döktü. Sonra da koşarak uzaklaştı.
Defne ve Funda ne olduğunu anlamamış bir şekilde birbirlerine bakıyorlardı. Birden Şeyh yanlarına gelerek onlara Arapça bir şey söylemeye başladı. Kızlar anlamadığını ima etse de adam ısrarla konuşuyordu. Defne tam adama öfkeyle cevap verirken öğretmenleri yanlarında belirdi ve ikisine de kuşku dolu bakışlar atmaya başladı. Öğretmenleri onlara doğru döndü ve konuşmaya başladı;
-Siz ikiniz ne yaptığınızı sanıyorsunuz,oteldeki herkesi rahatsız ettiniz. Eğer böyle devam ederseniz 5 günlük tatilimize biz burda devam ederken siz evinizde televizyon izleyeyip sıkıntıdan patlıyor olursunuz, karar sizin.
Bu konuşma gerçekten çok etkileyiciydi.İkiside bir daha böyle şeyler olmayacağını söyleyip özür diliyorlardı. Ama bu sözleri verirken başlarındaki bela olan Kevser'i unutuyorlardı. Bakalım daha ne kadar huzurları bozulacaktı ?
