Toxic Addiction
1.Bölüm
Fazla yumuşak sayılmayan ve odanın paspallığıyla bir o kadar uyumlu eski bir yatakta uzanıyorken , gözleri belli belirsiz bir şekilde açıktı. Güneş ışığından kopan bir ışık demetinin kirli camdan odayı aydınlatmaya başlamasıyla , hareketsiz bedenini biraz kıpırdatıp hafifçe boynunu içini pekde aydınlatmayan gün ışığına çevirdi. Ardından derin bir nefes alıp , başucundaki ahşap küp şeklindeki saate bakındı. Zamanlaması her zamanki gibi mükemmeldi.
07:30
Biraz sonra evden çıksa yarım saat gibi bir sürede o aptal mahlukların tüm kamu kuruluşlarında iş başına geçişine yetişebilirdi.Zaten tüm gece gözünü kırpmadan bekleyişide değersiz bir posta şirketinin açılışı değil miydi ? Evet ,tam anlamıyla bunun için beklemişti.
Şimdiyse bombanın pimini çekme zamanıydı.
Acıların en güzelini yaşatmak için küçük bir adım atmanın heyecanıydı bu.
Gözü odadaki dev poster üzerinde gezintiye çıktı. Yarım ağız bir şekilde gülümserken , planını başlatmanın verdiği garip sevinç tüm bedenini kuşatıyordu.
'' Jong In.. '' Sabah kalkmanın verdiği ilginç boğuk ses tonuyla mırıldandı.Geçen kışın çatlatmış olduğu elleri ise tüm kuruluğuyla poster üzerinde küçük dalgalar çiziyordu.
Boğuk sesi hala hakimken devam etti.
'' Dört yanı şehvet kokan o dünyanda canın fazlasıyla sıkılıyor değil mi ? Kilise çanlarını çalmalı ve o değiştirilmişte olsa masumluk kokan incil kitabının üzerindeki sözleri sarfedip , ruhuna sahte bir huzur vermeme ihtiyacın var. Belkide bu sandığımız huzur sahte olduğundan hissedemiyoruz hıh ? Ama ben sana sahte bir huzur vermeyeceğim Jong In , ben sana gerçekleri en belirgin yüzüyle , en acı bir şekilde göstereceğim . Ve sen bu acının bağımlısı olacaksın. Bedenin titreyişini hissettiğinde , beni tanımış olacaksın.Adım attığında içini garip bir kuşku saracak ve yine beni anacaksın. Sürekli gözlerin çevreyi tarayacak ve sen yine beni arayacaksın. Bekle.. bunlar için çok az kaldı. Sadece bekle.. ve sana verdiğim acılarla sana sahip olmama izin ver.''
Elleri posterde son kez gezintiye çıkmışken , bir kaç adım geriye çekildi.Gözleriyle tekrar ve tekrar süzdü poster üzerindeki esmer adamı.
Ardından dün gece planının ilk adımı olarak yazdığı mektubu , büyük bir gıcırtıyla açılan tahta çekmece gözünün içinden çıkardı.
Katlanmış kağıtta yazdıklarına son bir kez daha baktı.
Evet , tamda istediği gibiydi.
Aslında bir değil bir kaç mektup duruyordu önünde.
Hepsi aynı kişiye ithafen yazıldıysa da bir çok kağıt parçası vardı.Eliyle en arkadaki sayfayı bulup yaprak sayfasının hışırdamasına sebep olacak bir şekilde çekiştirerek çıkardı.Beyaz kağıdı siyah keçeli nefretler dolduruyordu.
Bu aralarında en sevdiği mektuptu.
Çünkü en acı vericisi buydu.
En tehditkar ve en öldürücü darbe güzelliğine sahip olan.
Kalemlik olarak kullandığı silindir objenin içerisinden , pek de kalem gibi durmayan , odaya vuran güneşlede garip bir parıltı oluşturan cismi çıkardı.
Eline doğru götürüp , avuç içinde sıktı. Evet bu kesici aletler kategorisine girmeye hak kazanmış olan bir makastı. Gerçi anaokuluna giden bir çocuğun iş eğitimi dersinde kullanması için götürdüğü masumane bir alete bile bürünebiliyordu. Ama şuan kesinlikle masum bir işlevini göstermiyordu.
