Zayn sabah telefonunun çalmasıyla uyandığında dikkatini ilk çeken şey yatağın boş olmasıydı. Rina'nın utançtan yüzüne bakamayacağını düşündü Zayn, sanki bir şey yapmışlar gibi triplere girecekti. Telefonu eline aldığında arayanın April olduğunu gördü.
Telefonu açar açmaz konuştu. "Evdeyim az sonra sana döneceğim." telefonu kapattı ve kıyafet odasına ilerledi. Takım elbiseyi çıkardı ve hızlı olmaya çalışarak giydi ama kendini halsiz hissediyordu. Tek isteği işe gitmemek ve tüm günü April ile birlikte geçirmekti. Gömleğinin düğmelerini kapattıktan sonra tekrardan çalan telefonuna ilerledi.
Arayan yine April'dı. "Efendim?" dedi duygusuzca. "Seni seviyorum." dedi April ve telefonu kapattı. Zayn April'ın bu davranışlarını seviyordu. Her ne kadar kadın gibi görünse de aslında bir çocuktan farkı yoktu.
Yüzündeki gülümsemeyi atamayıp odadan çıktığında tamda evdekileri gidecekken yakalamıştı.
"Günaydın." dedi Trisha merdivenlerden inen oğlunu incelerken, birden hepsi Zayn'e bakmıştı. Doniya, Waliyha, Safaa, Joel'un eşi Sara ve Rina hep birlikteydi, Rina Zayn'in tahminlerinin aksine hiç utangaç görünmüyordu, gayet mutluydu.
"Nereye gidiyorsunuz?" dedi tekrardan çalan telefonunu hızla kapatırken. Rina'nın gözünün telefona kaydığını görebilmişti.
"Kahvaltıya dışarı çıkacağız, gelmek ister misin?" dedi Doniya, Zayn'in gözleri Doniya'ya döndüğünde ilk dikkatini çeken derin göğüs dekoltesi olmuştu.
"Neden bunu giyiyorsun ki?" dedi ve bir yandan gülerken diğer yandan sanki kapanırmış gibi elbisesinin göğüs kısmını çekiştirdi.
"Hey! Sen önce Rina'ya bak!" Doniya kendini kurtarmak ister gibi konuştuğunda Zayn gözlerini Rina'ya çevirdi. Rina ise kafasını hemen kendi göğüslerine çevirdi. Annesi bir şey anlamasın diye gülerken Rina'nın da göğüslerini kapatmıştı ama Rina'nın bundan hoşlanmadığı belliydi, hemen bir adım gerilemiş ve Zayn'in bu hareketine diğerlerinin aksine hiç gülmemişti.
Rina böyle biriydi, kendi istemediği bir şeyi ona yaptırmak mümkün değildi.
Zayn buna bozulsa da belli etmemeye çalıştı ve onlarla birlikte çıktı, hepsi kendi arabasına dağıldı. Zayn onları beklemeden iş yerine koyulduğunda ilk işi April'ı tekrardan aramaktı.
"Selam!" diye açtı April telefonu.
"Nasılsın?" dedi Zayn ezbere bildiği yollardan ilerlerken.
"İyiyim, bugün biraz yoğunuz sadece."
"Öğle arası uğrarım." dediğinde April'da birkaç şey söylemiş ve telefonu kapatmışlardı.
-
"Zayn." dedi kuzeni Joel, yine konuşacaktı.
"Ne?" dedi Zayn kaba bir şekilde. Tüm öğle arasını Joel'un saçma sapan sözleriyle geçirmek istemiyordu.
"Nereye gidiyorsun?' dedi o da Zayn gibi ceketini alıp.
"Her zamanki kafeye."
"Tamam bende geliyorum." dediğinde Zayn içinden bir küfür savurdu. Birlikte garaja indiler ve Joel Zayn'in arabasına bindi.
Zayn arabayı çalıştırıp hızla April'ın çalıştığı kafeye doğru sürdü.
"Şunu söyleyeyim." dedi Zayn sert bir şekilde kafeye geldiklerinde.
"Yine konuyu saçma sapan şeylere çekeceksen şimdiden siktir git."
İkisi de arabadan indiler ve kafeye ilerlediler, bahçe kısmını oturduklarında Zayn bir dal sigarayı dudaklarının arasına koydu ve yakarken gözleriyle April'ı aradı. April ile göz göze geldiğinde ona göz kırptı. Joel'un telefonu çaldığında Zayn'in gözleriyle April'ın gözleri ayrılmıyordu. "Geldiniz mi?" dedi Joel ve ayağa kalktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
dilemma | zm
Fanfiction"Sen onu kolların arasına alıyorken ben burada tek başımaydım."
