~4~

286 8 0
                                    

Naber Sam,
Seni çok özledim kanki. Var ya burası ev değil saray. Şu on kardeş vardı yaa. Ha işte onlar meteormuş be. Ama hepsi salak. Hiç benle konuşmuyolar. Sıkılıyom burda. Bana babamın eski çalışma odasını verdiler. Cidden o kadar çok kitap var ki!! Ama artık hepsi benim.
Yaz olduğu için odamdan çıktığım yok. Sadece kahvaltıda ve akşam yemeğinde görüşüyoruz. Zaten yüzlerini görmeme gerek yok. Bir tanesini sadece anlayabiliyorum, Tom. O da çok kitap okuyo. Elimde 'Hayaletin Çırağı' kitabını görünce, serinin devamının onda olduğunu ve ondan alabileceğimi söyledi. Bence Tom evlatlık çünkü Ender Hanım gibi birinden böyle bi çocuk çıkamaz.

Burası benim için normal. Ama orası nasıl? Sen napıyorsun? Bir ara gelsene buraya. Seni öyle özledim ki. Hem daha koskoca İngiltere'yi gezicem. Sen tamam de ben sana anında bilet gönderirim. Cevabını bekliyorum. Bizim velediyelere selam söyle.
Tek kankan Rose
Görüşmek üzere!!💜💜"

Mektubu katlayıp zarfa koydum. Ayıcıklı pijamalarıma takmadan alt kata inmeye başladım. Salona geldiğimde James televizyon izliyordu. Kafasını kaldırıp bi kere bile bakmadı. Şerefsiz!
Mutfağa geçtim. Mutfakta Alice diye bir kız vardı. Evin hizmetçilerinden biriydi. İyi biri. Anlaşabiliyorum onunla.
Bu Alice⬇⬇

Benden daha fazla olmasa da güzel kızdır

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Benden daha fazla olmasa da güzel kızdır. 19 yaşında. Okulun masraflarını ödemek için çalışıyo burda. Mutfağa girdim. Yemek yapıyordu. Yanına gittim. Tezgahın üstünden  elma alıp bir ısırık aldım. Sonra aklıma Draco Malfoy'un elmalı parfüm kullandığı aklıma geldi. Kıkırdadım. Alice de dönüp bana baktı. Bu arada potterhead olmayanlar için bir Draco resmi gösterem size⬇⬇

 Bu arada potterhead olmayanlar için bir Draco resmi gösterem size⬇⬇

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Bi de bu gelsin⬇⬇

Bi de bu gelsin⬇⬇

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Neyse. Alice beni görünce gülümsedi.
- Jack nerde?

Jack evdeki güvenliklerden biriydi. Bizim istediğimiz her şeyi yapmakla görevliydi.

-Bahçede. Teressa Hanım çağırmıştı.

Gözlerimi devirdim. Acaba yine hangi saçmalığı isteyecekti ondan. Bazen cidden Jack'e acıyorum. Alice'e teşekkür edip bahçeye çıktım.

-... İtalya'da var sadece onlardan. Kesinlikle istiyorum. Yarına kadar zamanın var. Yoksa kovulursun!

Endercim yine o çok sevdiğim (!) sesiyle cırlayıp duruyodu. Jack önünde saygıyla eğildikten sonra arkasını döndü. Yüzünden bıkmış olduğu anlaşılıyordu.

İşte Jack⬇⬇

Beni görünce gülümsedi

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Beni görünce gülümsedi. Yanıma geldi.

- Selam unicorn.
- Selam uzaylı.

Ne kadar da güzel anlaşıyoruz di mi?

- Onun için kendini üzme be- Ender Hanım'ı gösterdim- değmez.

Gülümsemesi daha da büyüdü.

- Eeeee hangi rüzgar attı seni buraya?

Ona elimdeki zarfı verdim.
     -Bunu postaneye götürüdür müsün?

Kafasını sallayıp zarfı elimden aldı. Ender Hanım bağırmasıyla bahçeye doğru baktım.
- Roseeee! Bi gel!

İç geçirip Jack'e gülümsedim. Sonra da bahçeye doğru yürümeye başladım. Bakalım yine ne dicek???

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Öpüldünüz💜

10 Kardeş Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin