6. BÖLÜM

245 19 8
                                        

medyadaki müzikle okuyun.. zihninizde daha güzel canlanmış olur...

y.n:sevgili okurlarım... istekleriniz üzere hunhanla devam edeceğim... ama soo ile ilgili olayları da aksatmıcam... •••••......•••••

ve bu arada bu bölümde biraz küfür var...

luhanın bakış açısı...

2 saattir bu ağacın altında oturuyorum.. 'o'nun bana söylediği gibi sadece 3 saat onu soo ile yalnız bırakırsam bana istediğimi getirecekti.. sadece 1 saat kaldı... biraz daha sabr et lu...

burası neden bu kadar karanlık olmaya başladı???

hayır-hayır korkmadım fakat gerçek kimliğimi kimse öğrenmemeli... bu yüzden aptal soo ya katlanıyorum ya...

aslında soo aptal değil fazla masum... kendinden başka herkesi düşünüyor... benim gibi birinin öyle bir arkadaşı olması mantıksız.. çünkü onu  masumluğunu kirletiyorum gibi hissettiriyor...

'o' soo ile neden yalnız kalmak istesin??  onu bunca yıldır tanıyorum ama kimseden kendi için bir şey istemedi.. ama bugün benden istedi.. hemde karşılık söz vererek..

karşılık verecek kadar ne alacak soo dan???

soo ne yapıyor acaba... diye düşünmeden edemedim..

-endişelenme.. o iyi...

-se-sehun??

-adımı hatırlıyor musun??

-neden hatırlamayım?  sen beni tanımasanda,ben seni tanıyorum... deyip alayla sırıttım.

-seni tanımadığımı düşündüren şey ne?

-neyse ne.. boşver.. burda ne arıyorsun??

-hiç..bir uluma sesi duydum ve ne olduğuna bakmak istedim...

yüzünde sinri bir sırıtma vardı ve ben bu sırıtmadan çok şüpheleniyorum...sanki bir şeyler saklıyor.... yada bir şeyler biliyor gibi....

neyse çok üstelemiyim ben...

-vaah.. ne kadarda korkusuz... sehun gerçekten ne sikime burda dikiliyorsun??

-minik kurdumuz ne kadarda küfürbaz...

minik kurt??? sen şimdi sıçtın lu...

-sen beni ne kadar tanıyorsun ki, benim hakkımda eleştiri yapıyorsun... sana bu hakkı verdiğimi hatırlamıyorum....

çok öfkeliydim şuan... bilmediğim bir sebepten dolayı sehunu görünce öfkem giderek çoğalıyordu...

-ben seni yeteri kadar tanıyorum.. hatta başkalarının tanımadığı kadar iyi tanıyorum seni...

konuşarak benimle aynı hizaya gelene kadar eğildi.. yüzlerimizin arasında 5 santimlik kadar mesafe vardı ve ben bu mesafeyi azaltmaya ~her ne kadar onu deli gibi öpmek istesemde~ hiç niyetim yoktu...

konuşunca nefesi suratımı esir alıyordu..

-beni.neden.tanımaya.çalışıyorsun??   

kelimelerin üstüne basarak söylemiştim... bu sözümle biraz telaş yaptığını açıkça fark ede biliyordum...      ama yine aynı umursamaz sehun geri dönmüştü... 

-seni umursadığımı mı söylüyorsun?? o kadar değerli misinki sen??? seni 1 kere öptüm ve bunu herkes gibi seni tatmak istediğim için yaptım..bundan genç ergen kızlar gibi etkilenmeyeceğini biliyorum... sadece anın tadını çıkar... herkes gibi sen de beni istiyorsun...

birden dudağımın üzerinde ıslaklık fark ettim... 

aniden söyledikleri zihnimden film şeriti gibi geçmişti..

onu ittim... nasıl başardıysam artık... şu an ona nefretle bakıyordum... o da bu halime şaşırmış olacak ki, gözleri soonunkiler kadar olmasa da irileşmişti...

-benden uzak dur... ben senin günde bir tanesini becerdiğin,sikini sokmaya yer aradığın orospulardan değilim... beni rahat bırak... az önce söylediğin gibi 1 kere öptüm tattın... ama sehun ben senin tadını hiç beğenmedim... gelecek sefer öptüğün kişiyi seç derim ben.yoksa onlar da benim gibi beğenmezler tadını...

dedim ve o cevap vermeden oradan uzaklaştım...biraz yürüdükten sonra içimdeki merak duygusuna yenilip,arakamı dönüp sehunun olduğu tarafa bakmamla şok olmuş bir şekilde yere çökmem bir olmuştu...

sehun havada süzülüyordu...

gök yüzüne bakarak ağzını hareket ettiriyordu... belliki biriyle konuşuyordu...

onun baktığı yere baktığımda şaşkınlıktan ağzımdan hayretli ses çıktı..

sesi sehun duymuştu galiba...etrafını tarıyordu gözleriyle... ama ben ağacın yanında yere oturduğum için beni görememişti... 

ama galiba yukarıdaki konuştuğu kişi beni hiss etmişti..

çünkü birden aşağıya benim tarafıma bakıp, kasırga gibi burularak gökyüzene karıştı... 

uzun boyu vardı... evet doğru ayaklarına  kadar her yerini görmüştüm...

üzerinde siyah kumaş palto gibi bir şey vardı...     ondan yalnızca ayakları,elleri ve yüzü görünüyordu...  elleri çok ince ama uzundu...

sehun da o gittikten sonra yere yavaşça inip, yoluna devam etti... 

ben sadece kendimin sırları olduğunu sanıyordum... ama gördüğüm kadarıyla benim gibi büyük sırrı olan tam dibimdeymiş...

bu sır ne öğrenmeliyim...

y.n: bir bölümün daha sonuna gelmiş bulunmaktayım.. umarım beğenirsiniz.geciktirmeden attım.... yorum yaparsanız beni çok mutlu edersiniz... ama bunu sınır koymak gibi düşünmeyin... bütün okurlarıma iyi geceler... Öpüldünüz.. ♥♥♥

MIRACLE LOVEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin