"Doğa?!"
"E-efen-efendim a-anne" dedim kekelememi engelleyemeden;
"Senin odanda olman gerekmiyor muydu hanfendi?"
"A-anne yeni komşumularımızın aç olabileceğini ve yemek yapmaya fırsat bulamayacağını düşündüm. Hıhı b-bilirsin ev işii"
"Bu düşünceli halinden cezanı kaldırdım." demesi ile rahat bir nefes aldım,
"Ama sanma ki kurtuldun, gidip onların yerleşmesine yardım edeceksin"
"T-tabi anne ben çıkıyorum" der demez kapıyı kapatıp kendimi dışarı attım.
Zaten ikinci adımda karşı kapıdaydım. Zile bastım, ses yok, tekrar bastım ses yok. Zil sesinin kurulmadığını tahmin ettim ve kapı tokmağını vurdum.
İkinci vuruşta kapı yavaşça açıldı. Kapıyı açan kadın çekingence bana baktı:
-Ne aradındı gülüm?
+Şey teyzecim ben komşunuzum size börek getirdim.
-Tabi yavrum, içeri geçer miydin?
+Teyzecim, annem size yardımcı olmamı söyledi, eğer sakıncası yoksa?..
-Zahmet olmasın?
+Yok olmaz olmaz.Kadının tekrar ağzını açmasına fırsat vermeden direk içeri daldım.
İçeride ağır bir koliyi taşımaya çalışan, daha doğrusu sürükleyen ustanın yanına gittim kolinin bir ucundan tutarak üst kata çıkarmasında yardımcı oldum.
Sonra tekrar teyzenin yanına indim ve şimdi ne yapayım bakışı attım.
"Bu arada tanışmadık ben Firuze, seni bir de oğlumla tanıştırayım" dedi. Benim de canıma minnet, tıpış tıpış yürüdüm.
İkinci kata çıktık ve kadın bağırdı "Metee nerdesin olum-um-um" sesi birkaç kez boş evin duvarlarında yankılandıktan sonra cevap geldi "banyodayım anne-ne-ne". Firuze teyzenin cevabının yankısı ile içimden töbe ettim ''Tamam''
Şu an bana onu banyo yaparken hayal etmemi söyleyen iç ses senin de amk.
Sonunda iç sesime bir yumruk geçirdim ve tam o sırada bi şıngırtı duyuldu. İç sesimin nakavt olduğunu sanmıştım ama bu ses bir vazonun kırılma sesiydi.
Firuze teyze 'Ben şuna bakiim kızım, galiba alt katta vazo kırdılar. Sen burada dur, Mete banyodan çıkınca tanışırsınız' dedi bir yandan merdivenleri üçer beşer inerken diğer yanda kendi çapında söyleniyordu.
Ben de henüz boş olan zemine oturdum ve beklemeye başladım.
Bir süre sonra beklemekten sıkılmış, bari camları siliyim de komşu point kazanıyim dedim.
İlk girdiğim odada bir gardırop vardı içinde ne olduğunu görmek için kapağını kaldırdım. açtığım çekmece baya büyüktü ve içinde boxer lar vardı. Bokser lar renk renk katlanmıştı bir tanesini lastiğinden tutarak havaya kaldırdım.
O an kahrolası zekam ile "acaba bunun içini ne ile doldurabildi lan?" diye düşündüm ve kaç beden olduğunu anlamaya çalıştım ve bunun için onu iyice didik didik ettim.
O sırada odanın kapalı olan kapısı bir anda açıldı ve içeri banyodan yeni çıkan Mete girdi. Diz kapağından göbeğinde kadar doladığı beyaz havlusu ve saçlarından damlayan su tanecikleri ile dik dik bana bakıyordu -o yeşilimsi gözleri ile-. Ben onu sürerken o, şaşkın bir sesle konuştu 'elinde ne var senin? '
"h-hiç b-bişiy" diye kekeledim. O güzel gözlerini kısarak bana baktı. Daha sonra yavaşça üzerime yürürken, arkamda sakladığım elimi tutup kendi göğsüne doğru çekti.
Ben boxser ı ellerimin arasında sıkıca kapattım. O ise parmakları deli gücü ile gevşetti ve bir anda gülmeye başlayarak elimdeki boxeri çekti ve havaya doğru kaldırdı, "hahaha sen haha benimhahaboxserımı hah nedenaldın?"
"Gülme" dedim emir verir gibi. "Ben onu toz bezi sandım "
Kahkasını kesti bir anda "çok beğendiysen senindir" dedi küstah bir ses tonu ile.
'Eskiyince nasılsa toz bezi olur" dedim dilimi çıkararak (bi smiler dan bu beklenir).
"Onun toz bezi olmadığını ispatlıym mı; kendin mi bırakırsın?" dedi, ses tonu kendini beğenmişçeydi ama pek umursamadım.
"Toz bezi değilse cam siliyim" dedim ''Çekil ve ananı izle bitç'' bakışı atarak.
' Hem güzel hem beyinsiz, seni çok kandırırlar canısığğ'dediğinde cevap olarak yalnızca gözlerimi devirdim.
Rezil olmamak için bokseri alarak camı silmeye çalıştım
"Ver artık yaa iyce bokunu çıkarma" dedi. Ben duymamış gibi yapıp camı silmeye devam ettim. "Sen ne çeşit bi sapıksın behh" dediğinde elimdeki toz bezini camdan aşağıda oynayan çocuklara doğru fırlattım.
"Yaa yeter bee çıkıyorum ben"diyip kapıyı açtım ve çıktıktan sonra sertçe kapattım. Koridorda bağdaş kurup beklemeye başladıktan 5 dakika sonra Mete giyinip gelmişti.
Tepki vermeden yanıma oturunca konuşma ihtiyacı hissettim.
'B-ben komşuyum aslında, size yardım etmek için gelmiştim, eşyaları taşımak filan. Ben Doğa' dedim elimi uzarıtken.
'Ben Mete' dedi elimi havada bırakarak.
O sırada tekrar koridordan Firuze teyze nin sesi duyuldu.
"siz tanıştınız mı çocuum " sesi birkaç kez yankılanınca cevap verdim. "Ehehe evet de neyse ben artık gidiiim teyzecim" dedim.
(Evet artık bu saçmalak yerde daha fazla kalmak istemiyordum. Sıkıldım amk.)
"Kızım gelmişken şu boyaya da bi el atıver "
'iğğh' gibi kusmukumsu kabız patates sesimi çıkarıp yüzümü buruşturmam bunu kabul ettiğimin göstergesiydi.
Daha fazla pek birşey söylemeden mavi boyacı tutumunu giydim ve elime fırça alarak duvara gelişi güzel geçirmeye başladım. Ama iş bitmek bilmiyor, her taşıdığım damlacığı tek tek ovalamam gerekiyordu. 6 saat sonra ev tamamen yerleştiğinde resmen ebemin amı sikilmişti.
Eve dönüp huzurlu ve özgür bi uyku çektim. Hem de saat 8de !
xxxxxxxxxxxxxxxxxx
''Türk annesi misiniz? testi:
toz bezini nerden ediniyorsunuz?
a) süper marketten.
b) eski don atlet vs.
b'ler çoğunlukdaysa tipik bir Türk annesisiniz.
bu bölümü; kitabımı cünbür cemaat okuyan serra ve sena'ya ithaf ediyorum.syglr^^

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bir Genç Kızın Gizli Günlüğü
Teen Fiction"Keşke tek derdim açık renk kot pantolonumun altına giyecek uugun renkte ayakkabımın olmayışı olsaydı..." slm arkdşlr^^ kendinizden birşeyler bulabileceğiniz ve okurken eğlenebileceğiniz bu kitaba göz atıverin. -ırmak gururla sunar