Uyandığımda Jane koltuğumun üzerinde telefonuyla oynuyordu.Saçlarına vuran güneş ışığıyla çok şirin görünüyordu.Birkaç gündür üzerimde olan şu duygusallığı bir an önce atmam gerekiyordu.
Jane kafasını kaldırıp gülümsedi.
-Hadi Kül Kedisi,hazırlan.
-Ah,neden,diyip saçımı karıştırdım.
-Yarın parti var seni şapşal.
-Of,elbisem hazır.
-Ama ayakkabıların ve benim elbisem hazır değil koca bebek.Hadi,dedikten sonra beni giyinme odasına itti.
Aklımda pek bilinmeyen bir yere gitmek olduğu için boyfriend kotumla salaş petrol yeşili tişörtümü geçirdikten sonra spor ayakkabılarımı giydim.
-Hazırım,diyerek odadan çıktıktan sonra Jane şaşırmış bir halde bana bakıyordu.
-Gerçekten mi?Carrie Blacker,bu kadar spor giyindiğini uzun zamadır görmüyorum.
-Gerçekten iyi değilim Jane.
-Pekala pekala pekala.Hadi çıkalım.
-Hey,babam gelmiş miydi?
-Ah,sabah aradı.Kimse olmayınca ben açtım.Kate hastaymış.Baban da akşam geliyormuş.
-Tamam,dedim ve kafamı eğip arabanın anahtarlarını aldım.
Yarım saat sonra Jane ve onun büyük kararsızlığıyla mücadele ediyordum.
-CARRIEE!?Kabinlerin ordaki koltuğa otur ve şu lanet elbise hakkındaki fikirlerini söyle.
Utana sıkıla oturduktan sonra Jane'i izledim.
-Yakışmış mı?
-E..evet.
-Kekeledin işte.Yakışmamış olmalı.
-Hayır gerçekten çok hoş olmuş.
Dejavu.Tommy.Kendime olan güvensizliğimi nasıl da birden belli edivermiştim.Tommy diğer kas yığını pisliklerden farklıydı.İyi biriydi.Ve ilk başlarda ona pislik gibi davranmıştım.Ah,ona dilemem gereken özürü hatırlayınca alnıma vurdum.
Benden nefret ediyordu.Keşke beni sevse diye düşündükten sonra silkelendim.
Hayır olamazdı.Anlarsınız işte.Uğraşmam gereken bir kampanya varken üzerime gölge düşmemeliydi.
Başlamamış olmayı dilerdim ama çok geçti.
Kasaya geldiğimizde bende bir çift siyah platformlu topuklu almıştım.
Uğraşıcak halim yoktu ve zaten bu ayakkabıyı öylesine alıyordum.Dün de bir çift almıştım.
İkimiz de yemek yemek için oturduğumuzda ben salata yemiştim.Mecburdum.Kilo kontrolü.
-Carrie Blacker,aç olduğunu biliyorum ve sen gidip lanet bir hamburger alıp yiyene kadar da kalkmıyorum.
İç geçirerek itiraz etmeden kalktım.Bir kereden bir şey olmazdı.
Hızlıca menüyü alıp parasını verdikten sonra oturup yemeye koyuldum.
Gerçekten fazlasıyla açtım.Jane bana baktıktan sonra "İşte benim kızım."diyip gülümsedi.
Ben arabaya atlayıp eve giderken o da bir taksiye atlamıştı.
Eve gelip hızlıca poşetleri attıktan sonra telefonu elime alıp Tommy'i aradım.
-Hey.
-Hey,dedim özür dilemenin yollarını düşünürken.
-Bir sorun mu var?
-Aslında ben şey dicektim yani şey.Bunca şeyden sonra sana haksızlık edip pislik gibi davrandım.Özür dilerim.
-Bir dakika.Sen benden özür mü diledin?
-Evet.
-Alışık değilim Carrie özür dilerim.Sorun değil.Görüşürüz.
-Şey,bir dakika.Bir şey sorucaktım.
-Sor.
-Benden nefret ediyor musun?
-Bilmem ,belki o egoist halinden evet.
-Sana eğlenceli olduğumu kanıtlayabilirim.
-Yoksa bana da mı pembe bir Chanel alıcaksın?
-Ah,haksızlık ediyorsun.Pazartesi günü seninle ilgili olan video için size gelsem.
-Şey,tamam.
-Tamam,dedim neredeyse cıvıldayarak.
Bu çocuğun değişik bir etkisi vardı ve ben hala bunun ne yönde olduğunu bilmiyordum.
-Ee parti için hazır mısın?Elbiselerinle o kadar uğraştım bilmeliyim,diyetek güldü.
-Bilmiyorum.Yarın görürsün.
-Ben gelmiyorum.
-Neden?
-Bilirsin havalı tipler falan.
-Peki.
-Görüşürüz majesteleri.
-Görüşürüz.
Orda olması fena olmazdı aslında.Ama pek zorlamak istememiştim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bayan Popüler
General FictionErkekler basittir.Onlara birazcık yaklaşsam hormonlarını tutamazlar ve bana yaklaşabilmek için her şeyi yaparlar. Peki ya kızlar?Hepsi ben yanlarından yürüdüğümde iç geçirirler. Ben harikayım.Çünkü ben Bayan Popüler'im. Peki hep öyle kalabilecek miy...
