Sabah erkenden uyandım. Doktor yanımdaki koltuktaydı ve gözlerini yummuştu. Saat 08.25'ti daha yarım saaten çok vardı ki doktor yavaş yavaş ses çıkarmaya başlıyordu. Hemen gözlerimi kapattım. Uyandığım an o saçma tedaviye başlayacaktı. Kapı açıldı.
"Atakan!" sesinden anladığım kadarıyla Nur gelmişti.
"Hişt! Sessiz ol Nur. Hasta uyuyor." dedi Atakan sessiz bir ses tonuyla.
"Bu hasta geldiğinden beri artık seni hiç görmüyoruz hastanede." dedi Nur.
"Nur unutma ki biz doktoruz ve hepimizin görevleri var. Bu görevimi bırakıp dışarıda sohbet etmek için vaktim yok." dedi Atakan.
"Bu kız gelmeden öncede görevlerimiz vardı. Daha tedaviye yarım saat var ve sen umutsuz ve iyileşmek istemeyen bir kızın yanında ona umut vermeye çalışıyorsun. Sosyal bir hayatın da var." dedi Nur. Sinirlerimi bozmuştu.
"Dışarı çık. Seninle dışarıda konuşmak istiyorum." dedi Atakan bu sefer sesi sert, ciddi ve yüksekti.
Kapının sesi gelince çıktıklarını anladım ve gözlerimi açtım. Gözlerimden yaşlar geldi. Doğruydu söyledikleri, bu umutsuzlukla ne bekliyordum ki? Doktorları bile sıkmıştım. Adam tüm hayatını bırakmış benim gibi dengesiz biriyle uğraşıyor ama bu asla bir başka doktora böyle konuşma hakkını vermez. Peki Nur Hanım, gör bakalım hasta nasıl olurmuş?
††††††††††††
Atakan suratı asık bir şekilde içeri girdi ve bana zoraki gülümsedi.
"Hadi ama doktor tedaviye hemen başlamalıyız." dedim gülerek.
Belki de Nur'la bir ilişkisi vardı ve benim yüzümden bu bozulmuştu. Geldiğim günden beri moralini ilk defa bozuk görüyordum. Söylediğim şey onu şaşırtmış ve gülümsetmişti.
"Bu değişimine sevindim. Sebebini öğrenebilir miyim?" dedi.
"Bilmiyorum, belki bunu daha sonra öğrenebilirsin." dedim.
Biraz sohbet ettik ve ben ona hayallerimden bahsettim. Benden sadece 1yaş büyük olduğunu da öğrendim.
"Böyle işte ben hayallerimi gerçekleştirdim de sırada senin hayallerin var." dedi gülerek.
"Sayende bende gerçekleştireceğim. Ayrıca seni tebrik etmem lazım bu yaşta birçok başarılara imza atmışsın." dedim ve kapı hızlıca açıldı ve Nur içeri girdi. Bizi konuşurken görünce sinirli olan yüzü daha da gerildi.
"Sohbetiniz bol olsun. Doktor hasta değilde, karşı karşıya oturan iki komşu teyze gibisiniz." dedi Nur.
"Nur saçmalama." dedi Atakan. Birden sinirlendi ve ciddileşti.
"Ne oldu? İkna ettin mi tedaviye, dur cevap verme gayet ortada iyi ikna etmişsin." dedi.
Atakan birden ayağa kalktı ve Nur'a bağırdı.
"Yeter, saçmalama çık odadan. Benim hastamla olan ilişkim seni ilgilendirmez. Bu odadan çık ve bir daha girme." dedi.
Biraz korkmuştum çünkü ben böyle bağırmalı ve gürültülü ortamlarda kötü oluyordum. Bu annem ve babamın kazasından kaynaklanıyor. Atakan sonra hasta odasında olduğunu farketmiş olacak ki sesini alçalttı ve sakinleşmeye çalıştı.
"Tamam Atakan, sakin ol. Özür dilerim. Biliyorum bu aralar çok işin var ve herkese dolup bana patlıyorsun ve inan bu beni üzmüyor. Senin tarafından özel olduğumu biliyorum çünkü. Sakinleş." dedi.
Bu ne tür bir yüzsüzlük anlatsana biraz. Bir insanı delirtmekte dünya markası olmalı. Atakan gerçekten iyi biri ve güleryüzlü ancak Nur'un bir insanı delirtme gücü olduğunu söylemeden geçemem.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ŞİFAM(Bir Süre Ara Verildi)
Teen FictionHayat, sürprizlerle doludur değil mi? Tabi ki kaza hiçbir zaman sürpriz olmadı. Hayatın bana çok öfkeli olduğunu düşünürdüm. Önce annemi ve babamı sonra bacaklarımı aldı benden. Oysa benim sürprizim hiç beklemediğim bir yerdeymiş. Hastanede. Kim bil...