kimi zaman tüm sevinciyle, kimi zaman barındırdığı tüm endişeyle dikmiş bakışlarını üzerime. zamanında benimle uğraşmak için yaptığı şeylerden bile anlam çıkaracak kadar delirdim. evet, mesaj falan atmadım. ya da aramadım. videoları, gifleri ve fotoğrafları didikledim. yazıp çizilen şeyler de vardı. bazıları surat kızartıcıydı, bazıları göz.
ani bir kararla telefonumu aldım ve bilgisayarıma son bir bakış atıp soonyoung'la olan sohbet odamı açtım. en son bir ay önce falan konuşmuşuz. bana sırıtan bir ifade göndermiş. derin bir nefes aldım.
jihoon
soonyoung
her zamanki gibi olmalıydım. bu sefer her şeyin farkındaydım tabii orası ayrı.
dakikalar geçti, mesajımı görmedi. başka şeylerle ilgilenmeye karar verdiğimde görür ve çoktan yazar diye düşünüyordum. fakat öyle olmadı. evi temizleyip yiyecek bir şeyler hazırladığımda akşamüstü olmuştu bile ve soonyoung mesajımı görmemişti. saatler geçmişti.
omuzlarımı düşürdüm ve sohbet odasından çıkmak için kanepeye fırlattığım telefonu elime aldım. o sıra okkalı bir küfür ettim işte. görmüştü, yazmıştı ve anında görüldü yemişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
you should be here
Fanfictionlee jihoon çıkışlarının üzerinden neredeyse altı yıl geçtiğinde her şeyin oturduğunu, artık rahat bir nefes alabileceğini sanıyordu; hayran videolarına denk gelene kadar.
