.6.

3.9K 294 401
                                    

Baekhyun, önündeki eve bakarken ona ters bakışlar atan Joonmyeon'a bakıp gergince gülümsemişti. Joonmyeon ise hala daha bu eve ne için geldiklerini kavrayamamış olsa da arkadaşına kötü bakışlarını atmayı kesinlikle eksik etmiyordu.

"Byun Baekhyun, bana açıklayacağın çok şey varmış gibi duruyor?"

Joonmyeon arkadaşına bakarken dediğinde Baekhyun mahcupça gülümseyerek kucağındaki Kyungsoo'nun saçlarına bir öpücük kondurmuştu. Joonmyeon ise kaşlarını eski haline çevirerek içeriye doğru giden kendinden uzun olsa da ondan daha minik duran bedeni takip ederek geniş bahçenin ortasında ihtişamla duran koca eve- pardon, malikaneye doğru ilerlemişti usulca.

Baekhyun, attığı her adımda kucağındaki minik bedenin uyanmamasına dikkat ediyor ve bu evde geçireceği iki günü ve üç geceyi güzelce yaşamak istiyordu. Özellikle de hayran olduğu adamla birer arkadaş olmak için can atıyordu. Heyecanlıydı ama Joonmyeon'a hiçbir şey anlamadığı için kesinlikle bunu belli edemiyordu. Çünkü her şeye burnunu sokma potansiyeli taşıyan arkadaşı, yanlış düşüncelere kapılma konusunda da bir numaraydı.

Baekhyun'un "o"ndan başka kimseyi sevemeyeceğini bildiği halde her seferinde onu görücü usulü görüşmelere yollamış, "o"nu unutması için türlü türlü insanlarla onu ilişki içerisine sokmaua çalışmıştı. Ki neredeyse başarıyordu. Baekhyun, Kim Minseok adlı bir adamla neredeyse "o"nu unutup sevişecekti ama... Tam barın odalarına ilerliyorken "o"nu dans pistinde başka bir adamla görmüş ve adamı orada bir şey demeden terk etmişti. O zamandan beri Joonmyeon ise sadece imalarla yetinmeyi denemişti.

Baekhyun, derin bir nefes alırken onları kapıda gülümseyerek bekleyen uzun boylu adama gülümsemiş ve hafifçe yanaklarının daha da kızarmasına engel olamamıştı.

"Sonunda, geldiniz Bay Byun. Çocuklar sizi heyecanla bekliyorlar. Ve siz de Bay Kim Joonmyeon olmalısınız."

Chanyeol, her iki adamın önünde eğilirken dediğinde Baekhyun da eğilmek istemişti ama kucağındaki huysuzlanan Kyungsoo yüzünden, bir şey yapamayarak üzgünce uzun adama bakmıştı. Tabii ki, Joonmyeon eğiliyor olmasına rağmen bunu kaçırmamıştı gözünden. Ve de uzun adamın, parlayan gözlerini de.

"Ve siz de Park Chanyeol'sünüz, değil mi? Baekhyun sizden bahsetmişti birkaç defa. Tanıştığımıza sevindim, Bay Park."

"Ben de, Bay Kim." dedi Chanyeol gülümseyerek. Ardından ise el sıkışan ikili ellerini ayırdı ve Chanyeol yan taraftaki hizmetiliye kaş göz yapar yapmaz Joonmyeon'ün yükü olan eşyalar onu terk etmişti. Tabii bu sırada Baekhyun da kucağındaki huysuzca vızırdanan Kyungsoo'nun sırtını okşuyordu.

"Tatyı paçayı abi! Şeyun bak kiym deymiş!" Jongin tombik bronz elleriyle süt beyazı tene sahip kardeşini çekerken dediğinde Kyungsoo bu gürültüden dolayı uyanmış ve etrafa ufak ufak öldürücü bakışlar atmaya başlamıştı. Baekhyun ise, kıkırdayarak Kyungsoo'yu yere koymuştu.

"Evet, ben geldim küçüğüm." Baekhyun, Kyungsoo'yu desteklerken dediğinde Jongin kıskançlık ile bakmıştı Kyungsoo'ya. Küçük yeni uyanmış çocuk da ona öldürücü bakışlarını gönderirken Baekhyun, Jongin'in yanaklarına sulu öpücükler kondurmuştu. Daha sonra ise Sehun'un düz suratına rağmen hınzırca parlayan gözlerine kıkırdayıp onu da sulu öperek geri çekilmişti.

"Jongin, Sehun, bu Kyungsoo. Benim arkadaşımın yeğeni. Lütfen, onunla iyi anlaşın olur mu?" Jongin ve Sehun uysalca baş sallarken Baekhyun bu sefer de Kyungsoo'ya bakmıştı. "Ve sen de Kyungsoo. Lütfen, güzelce oyna olur mu, Jongin ve Sehun ile?"

"Tayam, Peykhuyun amja!"

"Aferin, benim minik ayıcıklarıma."

Chanyeol, bu görüntünün muazzamlığında kaybolurken Baekhyun'un hamile olduğunu, hatta onun çocuklarına hamile olduğunu, hayal etmişti birden. Şişkin koca yanakları, kırmızı dudakları ve minicik karnı ile etrafta dolaştığını, sevimli huysuzluklar yaptığını...

Monachós Patéras [chanbaek°texting]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin