Kendime geldiğimde daha saat gece birdi. Uyuyalı sadece 2 saat olmuştu. Kabuslar yeniden başlamıştı. Dilim damağım kurumuş olmalı ki yutkunurken boğazım acıyordu. Yanımdaki sürahiden bardağa hızlıca su doldurdumve hışımla tek seferde içtim. Evet, şimdi kesinlikle daha iyiydim.
Ayağa kalktım ve doğruca banyoya yöneldim. Bu da neydi böyle? Yüzüm solgun ve sapsarıydı. Kabusun üzerimde yaratmış olduğu etkiden olmalıydı. Kendime gelebilme ümidiyle yüzüme birkaç kez su çarptım.
Aynada bir süre sessizce kendimi izledim. Boynumdaki yara izini kapatmak için oraya büyük bir dövme yaptırmıştım iki gün önce. Aradan neredeyse on yıl geçmişti ama ben yaşananları bir türlü aklımdan çıkaramıyordum. Ben anıları unutmak için çabaladıkça onlar daha da üzerime geliyordu sanki.
Telefonumun sesiyle irkildim. Sesin geldiği yöne doğru ilerlediğimde okuldan gelince oturma odasına bıraktığımı hatırlamıştım. Telefonu elime alıp kim arıyor diye bakarken ekranda tanımadığım bir numarayla karşılaştım. Bir an tereddüt ettim açmaya. Sonrasında merakıma yenik düşerek telefonu açıp usulca kulağıma doğru yaklaştırdım.
"Alo!" dedim soğukkanlılıkla.
"Merhaba! "
Telefondaki ses sanki bana bir yerlerden tanıdık geliyordu. Merakla
"Siz kimsiniz" diye sordum.
"Beni tanımadın mı?"
SESSİZLİK
"S-Serra?"
