Belki eve dönene kadar hiç bisekilde hissetmedim bunu.Ama asıl ölüm kapıyı kapatıp,anılarla dolu o evde yanlız başına kalınca gösteriyor gerçek yüzünü.
Bendede bu şekilde oldu.Defin işlemleri bitti.Herkes belki üzüldü,ahlandı vahlandılar...
Ama herkes kaldığı yerden devam etti hayatına.
Ya ben,ben ne yapacağımı ne yapabileceğimi bilmiyordum.
Tüm gece bütün bi gece yatakta döndüm durdum.
Sabaha kadar düşündüğüm tek şey beni çarşaflar orterken,oglumu kara toprak örtmüştü.Ben yumuşacık yatakta yatarken o buz gibi yerde yatıyordu.Ben bi yudum su bi dakika uyku uyuyamaz hatta şu saatten sonra yaşayamazdım.İnsanoglu nasıl bir varlık. Neden neden neden?
Döndüm durdum.Evin heryerinde o vardı heryer onunla doluydu.Odasinda olayın olduğu gecenin günü çıkardığı kıyafetleri duruyordu.Deli gibi sarıldım onlara.
Hala kokusu vardı.Hala o kokuyordu oda.
Masasının üzerinde kalemleri saçılmış, kitapları açık okunmayi bekler gibiydiler.Defterlerinde elleriyle yazdığı yazılar,uniformasinda üzerine döktüğü lekeler duruyordu.
Nefes alamıyordum..
Asya'da yoktu.....
Hayat arkadaşım,can yoldaşım,herseyimmis meğer. Nekadar üzdüğümü kırdığımı şimdi daha iyi anlıyordum.
Ona yaşattıklarımın bedelini ödedim ama o belkide bende daha büyük bi acı içinde kalacak.
Ben yaptıklarımın pişmanlığını yaşarken sabahın olmasına çok az kalmıştı.
Arkadaşlar destekleriniz çok hoşuma gitti.Yanimda bu kitabı yazarken destek olan herkese çok teşekkür ediyorum iyiki varsınız.🙏🙏🙏
