2- Yan komşu.

231 19 7
                                    

Merhabalar yorunlarınızı eksik etmeyin ilk defa bu kadar heyecanla başladım daha bir sürü taslağım var ama bu beni çok isteklendirdi. İyi okumalar. :)

Bu arada Chanyeol'un görünüşü böyle. Ben bu saçına bayılıyorum. Uzun süredirde bu modeli kullanıyor aşkım çok mutluyum.

Ayırca medyadaki videoyu hikayenin gidişinde bir yerde açmanızı tavsiye ediyorum. Şarkının anlamıda çok güzel sizin için türkçe çevirili bir video koydum.

Yine yüzümdeki yeni bir yara sızlarken uyandım. Ama bu sefer alarmımla değil zilin sesi ile uyanmıştım. Saate baktığımda daha sabahın 7'siydi. Kimdi ki bu saatte?
Kapıya doğru giderken altıma pantolon geçirmeye çalışıyordum. Pantolonu geçirip, kapıyı açtığımda dondum kaldım gerçekten dondum kaldım. Kapımdaki kepçe sarı saçlı çocukta donmuş kalmıştı. Bir süre birbirimize bakınınca gözlerimi yüzümden vücuduma indirmişti. Ben fark edip elimi yüzüne sallayıp saçımı karıştırıp uyku semesi olan gözlerimi açmaya çalışırken "Nerden buldun evimi?" dedim. (Yine yazar hayal edip feels geçirdi.)
Sarı saçlı kepçe bana bakıp kendine gelmeye " çalışırken "Aslında yan kata şimdi taşındım. Su sızıntısı var diyecektim. Özellikle bulmadım ama bulduğum iyi oldu ibne." dedi. Şaşırmaktan vazgeçip sinir bozucu bir gülümseme yerleştirmişti suratına. Şuan tam ağzının ortasına çakmak istiyordum. Ters ters bakıp "Peki gerizekalı kepçe bu saatte su sızıntısı var diye kapıya mı gelinir? Uyuyordum ulan." diye söylendim. Bu sefer piç bir şekilde gülümseyip yüzünü suratıma yaklaştırıp "Haline bakılırsa birine kendini becertmişsin. Ayrıca adım kepçe değil. Park Chanyeol." deyip uzaklaştı. Sinirle soluduğum nefesle boğazını tuttuğum gibi içeri geçirip sırtını kapıya vurdum.  Büyük ihtimalle şaşkınlığından faydalandım. Çünkü bunu yapmam o cüsse ile imkansız olabilirdi. Sinirle tekrar "Sanane amına koduğumun Park Kepçesi." dedim. Yine damarlarım gerilirken gözüm seğirdi. O da sinirlenmiş olsa ki evime girip kapıyı kapatıp bu sefer beni kapıya yasladı. Suratıma yumruğunu geçirip "Beni hafife alma ufaklık." dedi. Yüzüme yediğim yumruk sabah kahvaltısı gibi gelmiş ve gülümsemiştim. Gülümseyişime garipçe baktı. Sinirle soluyup "Adın ne?" dedi. Tekrar heceleyerek "Sa-na-ne" dedim. Tekrar yumruk yediğimde yere yığıldım. Yatığım yerden "Su sızıntını akşam okuldan döndüğümde hallederiz sayın amına koduğum. Şimdi siktir git uyuyacağım." deyip yerden kalkıp evden çıkıp çıkmamasını umursamadan odama gittim ve yattım. Arkamdan gelen ayak seslerini umursamadım. Uyumaya odaklandım. Bir kaç dakika sonra dış kapının kapanma sesini duydum. Tekrar uyandığımda bu sefer sevgili alarmımın sesine uyandım. Yine hızla duş aldım. Yine siyahlarla dost olmuş olan dolabıma bakındım siyah dar kotum siyah kapşonlu ve siyah ceketimi giyip siyahda spor ayakkabılarımı giyindim. Yine sadece kahvemi içtim. Apartmandan çıkınca motorumun yanına geçip sigaramı yaktım. Zehri içime çekerken. Arkamdan kalın ses "Günaydın Byun Baekhyun" dedi. Sabır dilercesine ona döndüm "Sana adımı söylediğimi hatırlamıyorum." dedim. Alayla gülümseyip "Evet söylemedin. Apartman sahibi söyledi." dedi. Sigaramı bitirince yere atıp söndürdüm. Yanımdaki arabasına yaslanmış bana baktı ve "Aslında arabama bıraktığın mesaj hoşuma gitti." dedi. Yine görmezden gelip kaskımı çıkardım ve kafama geçirdim. Yüzüne ifadesizce bakıp motoru çalıştırıp yanından ayrıldım.

Niye koduğumun belalarını çekiyordum ki başıma?

Okula vardığımda tüm gözler üstümdeydi. Ne var amına koyayım hiç mi ibne görmediniz demek istercesine haykırasım vardı. Ama yapmadım. Kyungsoo'nun mesajı ile bahçeye doğru gittim. Bahçeye giderken hakkımdaki fısıltıları duyuyordum.

'Bak Bu Byun Baekhyun'muş.'

'Bu ibne mi çıktı of ya. Yakışıklıydı ibne çıkmış'

'Gerçekten ibne dedikleri bu çocuk muymuş?'

PSYCHO ~ ChanBaekHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin